Provérbios 6

Türkçe (BB31) vs BKJ

Sair da comparação
1 Oğlum, eğer birine kefil oldunsa, 2 Onun borcunu yüklendinse,
1 Meu filho, se fores fiador do teu amigo, se feriste tua mão com um estranho,
2 Düştünse tuzağa kendi sözlerinle, 2 Ağzının sözleriyle yakalandınsa,
2 tu és laçado pelas palavras da tua boca, tu és tomado pelas palavras da tua boca.
3 O kişinin eline düştün demektir. 2 Oğlum, şunu yap ve kendini kurtar: 2 Git, yere kapan onun önünde, 2 Ona yalvar yakar.
3 Faze isto agora, meu filho, e livra-te, quando estiveres na mão do teu amigo; vai, humilha-te, e certifica teu amigo.
4 Gözlerine uyku girmesin, 2 Ağırlaşmasın göz kapakların.
4 Não dês sono aos teus olhos, nem sonolência às tuas pálpebras.
5 Avcının elinden ceylan gibi, 2 Kuşbazın elinden kuş gibi kurtar kendini.
5 Livra-te como uma gazela da mão do caçador, e como um pássaro da mão do passarinheiro.
6 Ey tembel kişi, git, karıncalara bak, 2 Onların yaşamından bilgelik öğren.
6 Vai ter com a formiga, ó preguiçoso; considera seus caminhos, e sê sábio;
7 Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,
7 que não tendo guia, feitor, nem governador,
8 Yazın erzaklarını biriktirirler, 2 Yiyeceklerini toplarlar biçim mevsiminde.
8 provê seu alimento no verão, e junta sua comida na colheita.
9 Ne zamana dek yatacaksın, ey tembel kişi? 2 Ne zaman kalkacaksın uykundan?
9 Ó preguiçoso, por quanto tempo dormirás? Quando te levantarás do teu sono?
10 ‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, 2 Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,
10 Ainda um pouco mais de sono, uma soneca, um pouco a repousar de braços cruzados;
11 Yokluk bir haydut gibi, 2 Yoksulluk bir akıncı gibi gelir üzerine.
11 assim virá a tua pobreza como quem viaja, e a tua necessidade como um homem armado.
12 Ağzında yalanla dolaşan kişi, 2 Soysuz ve fesatçıdır.
12 Uma pessoa má, um homem malévolo, anda com a boca perversa,
13 Göz kırpar, bir sürü ayak oyunu, 2 El kol hareketleri yapar,
13 ele pisca com seus olhos, fala com os pés e ensina com os dedos;
14 Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, 2 Çekişmeler yaratır durmadan.
14 a perversidade está no seu coração, ele maquina coisas ruins continuamente; ele semeia discórdia.
15 Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, 2 Birdenbire çaresizce yok olacak.
15 Portanto sua calamidade virá repentinamente; subitamente será quebrado, sem reparação.
16 RABbin nefret ettiği altı şey, 2 İğrendiği yedi şey vardır:
16 Estas seis coisas o ­SENHOR odeia; sim, sete são abominações para ele:
17 Gururlu gözler, 2 Yalancı dil, 2 Suçsuz kanı döken eller,
17 o olhar orgulhoso, a língua mentirosa, mãos que derramam sangue inocente,
18 Düzenbaz yürek, 2 Kötülüğe seğirten ayaklar,
18 o coração que maquina ideias perversas, pés que se apressam a correr para o mal,
19 Yalan soluyan yalancı tanık 2 Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi.
19 a testemunha falsa que fala mentiras, e aquele que semeia discórdia entre irmãos.
20 Oğlum, babanın buyruklarına uy, 2 Annenin öğrettiklerinden ayrılma.
20 Meu filho, guarda o mandamento de teu pai, e não abandones a lei da tua mãe;
21 Bunlar sürekli yüreğinin bağı olsun, 2 Tak onları boynuna.
21 ata-os continuamente sobre teu coração, e amarra-os ao teu pescoço.
22 Yolunda sana rehber olacak, 2 Seni koruyacaklar yattığın zaman; 2 Söyleşecekler seninle uyandığında.
22 Quando saíres, ele te guiará; quando dormires, te guardará; e quando acordares, falará contigo.
23 Bu buyruklar sana çıra, 2 Öğretilenler ışıktır. 2 Eğitici uyarılar yaşam yolunu gösterir.
23 Porque o mandamento é uma lâmpada, e a lei é luz; e as repreensões da instrução são o caminho da vida,
24 Seni kötü kadından, 2 Başka birinin karısının yaltaklanan dilinden 2 Koruyacak olan bunlardır.
24 para te guardarem da mulher má, das lisonjas da língua da mulher estrangeira.
25 Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, 2 Bakışları seni tutsak etmesin.
25 Não cobices no teu coração a sua beleza; nem te deixes levar pelas suas pálpebras.
26 Çünkü fahişe yüzünden insan bir lokma ekmeğe muhtaç kalır, 2 Başkasının karısıyla yatmak da kişinin canına mal olur. kalır›› ya da ‹‹Çünkü fahişenin ücreti ancak bir somun ekmektir››.
26 Porque, por meio de uma mulher indecente, um homem é levado a pedir um pedaço de pão, e a adúltera caçará pela vida preciosa.
27 İnsan koynuna ateş alır da, 2 Giysisi yanmaz mı?
27 Pode um homem tomar fogo em seu peito, e suas roupas não se queimarem?
28 Korlar üzerinde yürür de, 2 Ayakları kavrulmaz mı?
28 Pode alguém andar sobre as brasas e os seus pés não se queimarem?
29 Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. 2 Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.
29 Assim, aquele que entra à mulher do seu vizinho; quem quer que a toque não será inocente.
30 Aç hırsız karnını doyurmak için çalıyorsa, 2 Kimse onu hor görmez.
30 Os homens não desprezam um ladrão, se ele rouba para satisfazer a sua alma quando está com fome;
31 Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; 2 Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.
31 mas se for achado, restaurará o tanto sete vezes; dará todos os bens da sua casa.
32 Zina eden adam sağduyudan yoksundur. 2 Yaptıklarıyla kendini yok eder.
32 Mas, o que comete adultério com uma mulher, tem falta de entendimento; aquele que faz isso destrói a própria alma.
33 Payına düşen dayak ve onursuzluktur, 2 Asla kurtulamaz utançtan.
33 Uma ferida e desonra ele terá; e sua repreensão não será apagada.
34 Çünkü kıskançlık kocanın öfkesini azdırır, 2 Öç alırken acımasız olur.
34 Porque o ciúme é a fúria de um homem; portanto ele não poupará ninguém no dia da vingança.
35 Hiçbir fidye kabul etmez, 2 Gönlünü alamazsın armağanların çokluğuyla.
35 Ele não considerará nenhum resgate, nem descansará satisfeito, mesmo que lhe dês muitos presentes.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Provérbios 6, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.