Salmos 106

Türkçe (BB31) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Övgüler sunun, RABbe! 2 RABbe şükredin, çünkü O iyidir, 2 Sevgisi sonsuzdur.
1 Aleluia! Rendei graças ao porque a sua misericórdia dura para sempre.
2 RABbin büyük işlerini kim anlatabilir, 2 Kim Ona yeterince övgü sunabilir?
2 Quem saberá contar os poderosos feitos do Senhor ou anunciar os seus louvores?
3 Ne mutlu adalete uyanlara, 2 Sürekli doğru olanı yapanlara!
3 Bem-aventurados os que guardam a retidão e o que pratica a justiça em todo tempo.
4 Ya RAB, halkına lütfettiğinde anımsa beni, 2 Onları kurtardığında ilgilen benimle.
4 Lembra-te de mim, Senhor , segundo a tua bondade para com o teu povo; visita-me com a tua salvação,
5 Öyle ki, seçtiklerinin gönencini göreyim, 2 Ulusunun sevincini, 2 Kendi halkının kıvancını paylaşayım.
5 para que eu veja a prosperidade dos teus escolhidos, e me alegre com a alegria do teu povo, e me regozije com a tua herança.
6 Atalarımız gibi biz de günah işledik, 2 Suç işledik, kötülük ettik.
6 Pecamos, como nossos pais; cometemos iniquidade, procedemos mal.
7 Atalarımız Mısırdayken 2 Yaptığın harikaları anlamadı, 2 Çok kez gösterdiğin sevgiyi anımsamadı, 2 Denizde, Kızıldenizde başkaldırdılar.
7 Nossos pais, no Egito, não atentaram às tuas maravilhas; não se lembraram da multidão das tuas misericórdias e foram rebeldes junto ao mar, o mar Vermelho.
8 Buna karşın RAB gücünü göstermek için, 2 Adı uğruna kurtardı onları.
8 Mas ele os salvou por amor do seu nome, para lhes fazer notório o seu poder.
9 Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, 2 Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, 2 Çölde yürür gibi.
9 Repreendeu o mar Vermelho, e ele secou; e fê-los passar pelos abismos, como por um deserto.
10 Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, 2 Düşmanlarının pençesinden kurtardı.
10 Salvou-os das mãos de quem os odiava e os remiu do poder do inimigo.
11 Sular yuttu hasımlarını, 2 Hiçbiri kurtulmadı.
11 As águas cobriram os seus opressores; nem um deles escapou.
12 O zaman atalarımız Onun sözlerine inandılar, 2 Ezgiler söyleyerek Onu övdüler.
12 Então, creram nas suas palavras e lhe cantaram louvor.
13 Ne var ki, RABbin yaptıklarını çabucak unuttular, 2 Öğüt vermesini beklemediler.
13 Cedo, porém, se esqueceram das suas obras e não lhe aguardaram os desígnios;
14 Özlemle kıvrandılar çölde, 2 Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.
14 entregaram-se à cobiça, no deserto; e tentaram a Deus na solidão.
15 Tanrı onlara istediklerini verdi, 2 Ama üzerlerine yıpratıcı bir hastalık gönderdi.
15 Concedeu-lhes o que pediram, mas fez definhar-lhes a alma.
16 Onlar ordugahlarında Musayı, 2 RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,
16 Tiveram inveja de Moisés, no acampamento, e de Arão, o santo do
17 Yer yarıldı ve Datanı yuttu, 2 Aviramla yandaşlarının üzerine kapandı.
17 Abriu-se a terra, e tragou a Datã, e cobriu o grupo de Abirão.
18 Ateş kavurdu onları izleyenleri, 2 Alev yaktı kötüleri.
18 Ateou-se um fogo contra o seu grupo; a chama abrasou os ímpios.
19 Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, 2 Dökme bir puta tapındılar.
19 Em Horebe, fizeram um bezerro e adoraram o ídolo fundido.
20 Tanrının yüceliğini, 2 Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler.
20 E, assim, trocaram a glória de Deus pelo simulacro de um novilho que come erva.
21 Unuttular kendilerini kurtaran Tanrıyı, 2 Mısırda yaptığı büyük işleri,
21 Esqueceram-se de Deus, seu Salvador, que, no Egito, fizera coisas portentosas,
22 Ham ülkesinde yarattığı harikaları, 2 Kızıldeniz kıyısında yaptığı müthiş işleri.
22 maravilhas na terra de Cam, tremendos feitos no mar Vermelho.
23 Bu yüzden onları yok edeceğini söyledi Tanrı, 2 Ama seçkin kulu Musa Onun önündeki gedikte durarak, 2 Yok edici öfkesinden vazgeçirdi Onu.
23 Tê-los-ia exterminado, como dissera, se Moisés, seu escolhido, não se houvesse interposto, impedindo que sua cólera os destruísse.
24 Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, 2 Tanrının verdiği söze inanmadılar.
24 Também desprezaram a terra aprazível e não deram crédito à sua palavra;
25 Çadırlarında söylendiler, 2 Dinlemediler RABbin sesini.
25 antes, murmuraram em suas tendas e não acudiram à voz do
26 Bu yüzden RAB elini kaldırdı 2 Ve çölde onları yere sereceğine, 2 Soylarını ulusların arasına saçacağına, 2 Onları öteki ülkelere dağıtacağına ant içti.
26 Então, lhes jurou, de mão erguida, que os havia de arrasar no deserto;
27 — ausente —
27 e também derribaria entre as nações a sua descendência e os dispersaria por outras terras.
28 Sonra Baal-Peora bel bağladılar, 2 Ölülere sunulan kurbanları yediler.
28 Também se juntaram a Baal-Peor e comeram os sacrifícios dos ídolos mortos.
29 Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, 2 Salgın hastalık çıktı aralarında.
29 Assim, com tais ações, o provocaram à ira; e grassou peste entre eles.
30 Ama Pinehas kalkıp araya girdi, 2 Felaketi önledi.
30 Então, se levantou Fineias e executou o juízo; e cessou a peste.
31 Bu doğruluk sayıldı ona, 2 Kuşaklar boyu, sonsuza dek sürecek bu.
31 Isso lhe foi imputado por justiça, de geração em geração, para sempre.
32 Yine RABbi öfkelendirdiler Meriva suları yanında, 2 Musanın başına dert açıldı onlar yüzünden;
32 Depois, o indignaram nas águas de Meribá, e, por causa deles, sucedeu mal a Moisés,
33 Çünkü onu sinirlendirdiler, 2 O da düşünmeden konuştu.
33 pois foram rebeldes ao Espírito de Deus, e Moisés falou irrefletidamente.
34 RABbin onlara buyurduğu gibi 2 Yok etmediler halkları,
34 Não exterminaram os povos, como o
35 Tersine öteki uluslara karıştılar, 2 Onların törelerini öğrendiler.
35 Antes, se mesclaram com as nações e lhes aprenderam as obras;
36 Putlarına taptılar, 2 Bu da onlara tuzak oldu.
36 deram culto a seus ídolos, os quais se lhes converteram em laço;
37 Oğullarını, kızlarını 2 Cinlere kurban ettiler.
37 pois imolaram seus filhos e suas filhas aos demônios
38 Kenan putlarına kurban olsun diye 2 Oğullarının, kızlarının kanını, 2 Suçsuzların kanını döktüler; 2 Ülke onların kanıyla kirlendi.
38 e derramaram sangue inocente, o sangue de seus filhos e filhas, que sacrificaram aos ídolos de Canaã; e a terra foi contaminada com sangue.
39 Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, 2 Vefasız duruma düştüler töreleriyle.
39 Assim se contaminaram com as suas obras e se prostituíram nos seus feitos.
40 RABbin öfkesi parladı halkına karşı, 2 Tiksindi kendi halkından.
40 Acendeu-se, por isso, a ira do Senhor contra o seu povo, e ele abominou a sua própria herança
41 Onları ulusların eline teslim etti. 2 Onlardan nefret edenler onlara egemen oldu.
41 e os entregou ao poder das nações; sobre eles dominaram os que os odiavam.
42 Düşmanları onları ezdi, 2 Boyun eğdirdi hepsine.
42 Também os oprimiram os seus inimigos, sob cujo poder foram subjugados.
43 RAB onları birçok kez kurtardı, 2 Ama akılları fikirleri başkaldırmaktaydı 2 Ve alçaltıldılar suçları yüzünden.
43 Muitas vezes os libertou, mas eles o provocaram com os seus conselhos e, por sua iniquidade, foram abatidos.
44 RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla 2 Yakarışlarını duyunca.
44 Olhou-os, contudo, quando estavam angustiados e lhes ouviu o clamor;
45 Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, 2 Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.
45 lembrou-se, a favor deles, de sua aliança e se compadeceu, segundo a multidão de suas misericórdias.
46 Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.
46 Fez também que lograssem compaixão de todos os que os levaram cativos.
47 Kurtar bizi, ey Tanrımız RAB, 2 Topla bizi ulusların arasından. 2 Kutsal adına şükredelim, 2 Yüceliğinle övünelim.
47 Salva-nos, Senhor , nosso Deus, e congrega-nos de entre as nações, para que demos graças ao teu santo nome e nos gloriemos no teu louvor.
48 Öncesizlikten sonsuza dek, 2 İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun! 2 Bütün halk, ‹‹Amin!›› desin. 2 RAB'be övgüler olsun!
48 Bendito seja o Senhor , Deus de Israel, de eternidade a eternidade; e todo o povo diga: Amém! Aleluia!

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Salmos 106, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.