Salmos 106
Türkçe (BB31) vs ACF
1 Övgüler sunun, RABbe! 2 RABbe şükredin, çünkü O iyidir, 2 Sevgisi sonsuzdur.
1 Louvai ao SENHOR. Louvai ao SENHOR, porque ele é bom, porque a sua misericórdia dura para sempre.
2 RABbin büyük işlerini kim anlatabilir, 2 Kim Ona yeterince övgü sunabilir?
2 Quem pode contar as obras poderosas do Senhor? Quem anunciará os seus louvores?
3 Ne mutlu adalete uyanlara, 2 Sürekli doğru olanı yapanlara!
3 Bem-aventurados os que guardam o juízo, o que pratica justiça em todos os tempos.
4 Ya RAB, halkına lütfettiğinde anımsa beni, 2 Onları kurtardığında ilgilen benimle.
4 Lembra-te de mim, Senhor, segundo a tua boa vontade para com o teu povo; visita-me com a tua salvação.
5 Öyle ki, seçtiklerinin gönencini göreyim, 2 Ulusunun sevincini, 2 Kendi halkının kıvancını paylaşayım.
5 Para que eu veja os bens de teus escolhidos, para que eu me alegre com a alegria da tua nação, para que me glorie com a tua herança.
6 Atalarımız gibi biz de günah işledik, 2 Suç işledik, kötülük ettik.
6 Nós pecamos como os nossos pais, cometemos a iniqüidade, andamos perversamente.
7 Atalarımız Mısırdayken 2 Yaptığın harikaları anlamadı, 2 Çok kez gösterdiğin sevgiyi anımsamadı, 2 Denizde, Kızıldenizde başkaldırdılar.
7 Nossos pais não entenderam as tuas maravilhas no Egito; não se lembraram da multidão das tuas misericórdias; antes o provocaram no mar, sim no Mar Vermelho.
8 Buna karşın RAB gücünü göstermek için, 2 Adı uğruna kurtardı onları.
8 Não obstante, ele os salvou por amor do seu nome, para fazer conhecido o seu poder.
9 Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, 2 Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, 2 Çölde yürür gibi.
9 Repreendeu, também, o Mar Vermelho, e este se secou, e os fez caminhar pelos abismos como pelo deserto.
10 Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, 2 Düşmanlarının pençesinden kurtardı.
10 E os livrou da mão daquele que os odiava, e os remiu da mão do inimigo.
11 Sular yuttu hasımlarını, 2 Hiçbiri kurtulmadı.
11 E as águas cobriram os seus adversários; nem um só deles ficou.
12 O zaman atalarımız Onun sözlerine inandılar, 2 Ezgiler söyleyerek Onu övdüler.
12 Então creram nas suas palavras, e cantaram os seus louvores.
13 Ne var ki, RABbin yaptıklarını çabucak unuttular, 2 Öğüt vermesini beklemediler.
13 Porém cedo se esqueceram das suas obras; não esperaram o seu conselho.
14 Özlemle kıvrandılar çölde, 2 Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.
14 Mas deixaram-se levar à cobiça no deserto, e tentaram a Deus na solidão.
15 Tanrı onlara istediklerini verdi, 2 Ama üzerlerine yıpratıcı bir hastalık gönderdi.
15 E ele lhes cumpriu o seu desejo, mas enviou magreza às suas almas.
16 Onlar ordugahlarında Musayı, 2 RABbin kutsal kulu Harunu kıskanınca,
16 E invejaram a Moisés no campo, e a Arão, o santo do Senhor.
17 Yer yarıldı ve Datanı yuttu, 2 Aviramla yandaşlarının üzerine kapandı.
17 Abriu-se a terra, e engoliu a Datã, e cobriu o grupo de Abirão.
18 Ateş kavurdu onları izleyenleri, 2 Alev yaktı kötüleri.
18 E um fogo se acendeu no seu grupo; a chama abrasou os ímpios.
19 Bir buzağı heykeli yaptılar Horevde, 2 Dökme bir puta tapındılar.
19 Fizeram um bezerro em Horebe e adoraram a imagem fundida.
20 Tanrının yüceliğini, 2 Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler.
20 E converteram a sua glória na figura de um boi que come erva.
21 Unuttular kendilerini kurtaran Tanrıyı, 2 Mısırda yaptığı büyük işleri,
21 Esqueceram-se de Deus, seu Salvador, que fizera grandezas no Egito,
22 Ham ülkesinde yarattığı harikaları, 2 Kızıldeniz kıyısında yaptığı müthiş işleri.
22 Maravilhas na terra de Cão, coisas tremendas no Mar Vermelho.
23 Bu yüzden onları yok edeceğini söyledi Tanrı, 2 Ama seçkin kulu Musa Onun önündeki gedikte durarak, 2 Yok edici öfkesinden vazgeçirdi Onu.
23 Por isso disse que os destruiria, não houvesse Moisés, seu escolhido, ficado perante ele na brecha, para desviar a sua indignação, a fim de não os destruir.
24 Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, 2 Tanrının verdiği söze inanmadılar.
24 Também desprezaram a terra aprazível; não creram na sua palavra.
25 Çadırlarında söylendiler, 2 Dinlemediler RABbin sesini.
25 Antes murmuraram nas suas tendas, e não deram ouvidos à voz do Senhor.
26 Bu yüzden RAB elini kaldırdı 2 Ve çölde onları yere sereceğine, 2 Soylarını ulusların arasına saçacağına, 2 Onları öteki ülkelere dağıtacağına ant içti.
26 Por isso levantou a sua mão contra eles, para os derrubar no deserto;
27 — ausente —
27 Para derrubar também a sua semente entre as nações, e espalhá-los pelas terras.
28 Sonra Baal-Peora bel bağladılar, 2 Ölülere sunulan kurbanları yediler.
28 Também se juntaram com Baal-Peor, e comeram os sacrifícios dos mortos.
29 Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, 2 Salgın hastalık çıktı aralarında.
29 Assim o provocaram à ira com as suas invenções; e a peste rebentou entre eles.
30 Ama Pinehas kalkıp araya girdi, 2 Felaketi önledi.
30 Então se levantou Finéias, e fez juízo, e cessou aquela peste.
31 Bu doğruluk sayıldı ona, 2 Kuşaklar boyu, sonsuza dek sürecek bu.
31 E isto lhe foi contado como justiça, de geração em geração, para sempre.
32 Yine RABbi öfkelendirdiler Meriva suları yanında, 2 Musanın başına dert açıldı onlar yüzünden;
32 Indignaram-no também junto às águas da contenda, de sorte que sucedeu mal a Moisés, por causa deles;
33 Çünkü onu sinirlendirdiler, 2 O da düşünmeden konuştu.
33 Porque irritaram o seu espírito, de modo que falou imprudentemente com seus lábios.
34 RABbin onlara buyurduğu gibi 2 Yok etmediler halkları,
34 Não destruíram os povos, como o Senhor lhes dissera.
35 Tersine öteki uluslara karıştılar, 2 Onların törelerini öğrendiler.
35 Antes se misturaram com os gentios, e aprenderam as suas obras.
36 Putlarına taptılar, 2 Bu da onlara tuzak oldu.
36 E serviram aos seus ídolos, que vieram a ser-lhes um laço.
37 Oğullarını, kızlarını 2 Cinlere kurban ettiler.
37 Demais disto, sacrificaram seus filhos e suas filhas aos demônios,
38 Kenan putlarına kurban olsun diye 2 Oğullarının, kızlarının kanını, 2 Suçsuzların kanını döktüler; 2 Ülke onların kanıyla kirlendi.
38 E derramaram sangue inocente, o sangue de seus filhos e de suas filhas que sacrificaram aos ídolos de Canaã; e a terra foi manchada com sangue.
39 Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, 2 Vefasız duruma düştüler töreleriyle.
39 Assim se contaminaram com as suas obras, e se corromperam com os seus feitos.
40 RABbin öfkesi parladı halkına karşı, 2 Tiksindi kendi halkından.
40 Então se acendeu a ira do Senhor contra o seu povo, de modo que abominou a sua herança.
41 Onları ulusların eline teslim etti. 2 Onlardan nefret edenler onlara egemen oldu.
41 E os entregou nas mãos dos gentios; e aqueles que os odiavam se assenhorearam deles.
42 Düşmanları onları ezdi, 2 Boyun eğdirdi hepsine.
42 E os seus inimigos os oprimiram, e foram humilhados debaixo das suas mãos.
43 RAB onları birçok kez kurtardı, 2 Ama akılları fikirleri başkaldırmaktaydı 2 Ve alçaltıldılar suçları yüzünden.
43 Muitas vezes os livrou, mas o provocaram com o seu conselho, e foram abatidos pela sua iniqüidade.
44 RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla 2 Yakarışlarını duyunca.
44 Contudo, atendeu à sua aflição, ouvindo o seu clamor.
45 Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna, 2 Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.
45 E se lembrou da sua aliança, e se arrependeu segundo a multidão das suas misericórdias.
46 Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.
46 Assim, também fez com que deles tivessem misericórdia os que os levaram cativos.
47 Kurtar bizi, ey Tanrımız RAB, 2 Topla bizi ulusların arasından. 2 Kutsal adına şükredelim, 2 Yüceliğinle övünelim.
47 Salva-nos, Senhor nosso Deus, e congrega-nos dentre os gentios, para que louvemos o teu nome santo, e nos gloriemos no teu louvor.
48 Öncesizlikten sonsuza dek, 2 İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun! 2 Bütün halk, ‹‹Amin!›› desin. 2 RAB'be övgüler olsun!
48 Bendito seja o Senhor Deus de Israel, de eternidade em eternidade, e todo o povo diga: Amém. Louvai ao Senhor.
Atalhos do teclado
- Capítulo anterior←
- Próximo capítulo→
- Versículo anteriork
- Próximo versículoj
- Limpar seleçãoEsc
- Esta ajuda?
Estude este capítulo no WhatsApp
Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Salmos 106, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.