Salmos 69

Türkçe (BB31) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Kurtar beni, ey Tanrı, 2 Sular boyuma ulaştı.
1 Salva-me, ó Deus, porque as águas me sobem até à alma.
2 Dipsiz batağa gömülüyorum, 2 Basacak yer yok. 2 Derin sulara battım, 2 Sellere kapıldım.
2 Estou atolado em profundo lamaçal, que não dá pé; estou nas profundezas das águas, e a corrente me submerge.
3 Tükendim feryat etmekten, 2 Boğazım kurudu; 2 Gözlerimin feri sönüyor 2 Tanrımı beklemekten.
3 Estou cansado de clamar, secou-se-me a garganta; os meus olhos desfalecem de tanto esperar por meu Deus.
4 Yok yere benden nefret edenler 2 Saçlarımdan daha çok. 2 Kalabalıktır canıma kasteden haksız düşmanlarım. 2 Çalmadığım malı nasıl geri verebilirim?
4 São mais que os cabelos de minha cabeça os que, sem razão, me odeiam; são poderosos os meus destruidores, os que com falsos motivos são meus inimigos; por isso, tenho de restituir o que não furtei.
5 Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, 2 Suçlarım senden gizli değil.
5 Tu, ó Deus, bem conheces a minha estultice, e as minhas culpas não te são ocultas.
6 Ya Rab, Her Şeye Egemen RAB, 2 Utanmasın sana umut bağlayanlar benim yüzümden! 2 Ey İsrailin Tanrısı, 2 Benim yüzümden sana yönelenler rezil olmasın!
6 Não sejam envergonhados por minha causa os que esperam em ti, ó nem por minha causa sofram vexame os que te buscam, ó Deus de Israel.
7 Senin uğruna hakarete katlandım, 2 Utanç kapladı yüzümü.
7 Pois tenho suportado afrontas por amor de ti, e o rosto se me encobre de vexame.
8 Kardeşlerime yabancı, 2 Annemin öz oğullarına uzak kaldım.
8 Tornei-me estranho a meus irmãos e desconhecido aos filhos de minha mãe.
9 Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, 2 Sana edilen hakaretlere ben uğradım.
9 Pois o zelo da tua casa me consumiu, e as injúrias dos que te ultrajam caem sobre mim.
10 Oruç tutup ağlayınca, 2 Yine hakarete uğradım.
10 Chorei, em jejum está a minha alma, e isso mesmo se me tornou em afrontas.
11 Çula büründüğüm zaman 2 Alay konusu oldum.
11 Pus um pano de saco por veste e me tornei objeto de escárnio para eles.
12 Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, 2 Sarhoşların türküsü oldum.
12 Tagarelam sobre mim os que à porta se assentam, e sou motivo para cantigas de beberrões.
13 Ama benim duam sanadır, ya RAB. 2 Ey Tanrı, sevginin bolluğuyla, 2 Güvenilir kurtarışınla uygun gördüğünde 2 Yanıtla beni.
13 Quanto a mim, porém, Senhor , faço a ti, em tempo favorável, a minha oração. Responde-me, ó Deus, pela riqueza da tua graça; pela tua fidelidade em socorrer,
14 Beni çamurdan kurtar, 2 İzin verme batmama; 2 Benden nefret edenlerden, 2 Derin sulardan kurtulayım.
14 livra-me do tremedal, para que não me afunde; seja eu salvo dos que me odeiam e das profundezas das águas.
15 Seller beni sürüklemesin, 2 Engin beni yutmasın, 2 Ölüm çukuru ağzını üstüme kapamasın.
15 Não me arraste a corrente das águas, nem me trague a voragem, nem se feche sobre mim a boca do poço.
16 Yanıt ver bana, ya RAB, 2 Çünkü sevgin iyidir. 2 Yüzünü çevir bana büyük merhametinle!
16 Responde-me, Senhor , pois compassiva é a tua graça; volta-te para mim segundo a riqueza das tuas misericórdias.
17 Kulundan yüzünü gizleme, 2 Çünkü sıkıntıdayım, hemen yanıtla beni!
17 Não escondas o rosto ao teu servo, pois estou atribulado; responde-me depressa.
18 Yaklaş bana, kurtar canımı, 2 Al başımdan düşmanlarımı.
18 Aproxima-te de minha alma e redime-a; resgata-me por causa dos meus inimigos.
19 Bana nasıl hakaret edildiğini, 2 Utandığımı, rezil olduğumu biliyorsun; 2 Düşmanlarımın hepsi senin önünde.
19 Tu conheces a minha afronta, a minha vergonha e o meu vexame; todos os meus adversários estão à tua vista.
20 Hakaret kalbimi kırdı, dertliyim, 2 Acılarımı paylaşacak birini bekledim, çıkmadı, 2 Avutacak birini aradım, bulamadım.
20 O opróbrio partiu-me o coração, e desfaleci; esperei por piedade, mas debalde; por consoladores, e não os achei.
21 Yiyeceğime zehir kattılar, 2 Sirke içirdiler susadığımda.
21 Por alimento me deram fel e na minha sede me deram a beber vinagre.
22 Önlerindeki sofra tuzak olsun onlara, 2 Yandaşları için kapan olsun!
22 Sua mesa torne-se-lhes diante deles em laço, e a prosperidade, em armadilha.
23 Gözleri kararsın, göremesinler! 2 Bellerini hep bükük tut!
23 Obscureçam-se-lhes os olhos, para que não vejam; e faze que sempre lhes vacile o dorso.
24 Gazabını yağdır üzerlerine, 2 Öfkenin ateşi yapışsın yakalarına!
24 Derrama sobre eles a tua indignação, e que o ardor da tua ira os alcance.
25 Issız kalsın konakları, 2 Çadırlarında oturan olmasın!
25 Fique deserta a sua morada, e não haja quem habite as suas tendas.
26 Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, 2 Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.
26 Pois perseguem a quem tu feriste e acrescentam dores àquele a quem golpeaste.
27 Ceza yağdır başlarına, 2 Senin tarafından aklanmasınlar!
27 Soma-lhes iniquidade à iniquidade, e não gozem da tua absolvição.
28 Yaşam kitabından silinsin adları, 2 Doğrularla yan yana yazılmasınlar!
28 Sejam riscados do Livro dos Vivos e não tenham registro com os justos.
29 Bense ezilmiş ve kederliyim, 2 Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!
29 Quanto a mim, porém, amargurado e aflito, ponha-me o teu socorro, ó Deus, em alto refúgio.
30 Tanrının adını ezgilerle öveceğim, 2 Şükranlarımla Onu yücelteceğim.
30 Louvarei com cânticos o nome de Deus, exaltá-lo-ei com ações de graças.
31 RABbi bir öküzden, 2 Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan 2 Daha çok hoşnut eder bu.
31 Será isso muito mais agradável ao Senhor do que um boi ou um novilho com chifres e unhas.
32 Mazlumlar bunu görünce sevinsin, 2 Ey Tanrıya yönelen sizler, yüreğiniz canlansın.
32 Vejam isso os aflitos e se alegrem; quanto a vós outros que buscais a Deus, que o vosso coração reviva.
33 Çünkü RAB yoksulları işitir, 2 Kendi tutsak halkını hor görmez.
33 Porque o Senhor responde aos necessitados e não despreza os seus prisioneiros.
34 Ona övgüler sunun, ey yer, gök, 2 Denizler ve onlardaki bütün canlılar!
34 Louvem-no os céus e a terra, os mares e tudo quanto neles se move.
35 Çünkü Tanrı Siyonu kurtaracak, 2 Yahuda kentlerini onaracak; 2 Halk oraya yerleşip sahibi olacak.
35 Porque Deus salvará Sião e edificará as cidades de Judá, e ali habitarão e hão de possuí-la.
36 Kullarının çocukları orayı miras alacak, 2 O'nun adını sevenler orada oturacak.
36 Também a descendência dos seus servos a herdará, e os que lhe amam o nome nela habitarão.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Salmos 69, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.