Salmos 105

Türkçe (BB31) vs BKJ

Sair da comparação
1 RABbe şükredin, Onu adıyla çağırın, 2 Halklara duyurun yaptıklarını!
1 Dai graças ao SENHOR, invocai o seu nome; fazei conhecidos os seus feitos entre os povos.
2 Onu ezgilerle, ilahilerle övün, 2 Bütün harikalarını anlatın!
2 Cantai-lhe, cantai-lhe salmos; falai de todas as suas obras maravilhosas.
3 Kutsal adıyla övünün, 2 Sevinsin RABbe yönelenler!
3 Gloriai-vos no seu santo nome; alegre-se o coração daqueles que buscam ao SENHOR.
4 RABbe ve Onun gücüne bakın, 2 Durmadan Onun yüzünü arayın!
4 Buscai ao SENHOR e a sua força; buscai a sua face continuamente.
5 Ey sizler, kulu İbrahimin soyu, 2 Seçtiği Yakupoğulları, 2 Onun yaptığı harikaları, 2 Olağanüstü işlerini 2 Ve ağzından çıkan yargıları anımsayın!
5 Lembrai-vos das obras maravilhosas que ele fez, dos seus prodígios e dos juízos da sua boca;
6 — ausente —
6 Ó vós, semente de Abraão, seu servo, vós, filhos de Jacó, seus escolhidos.
7 Tanrımız RAB Odur, 2 Yargıları bütün yeryüzünü kapsar.
7 Ele é o SENHOR nosso Deus; os seus juízos estão em toda a terra.
8 O antlaşmasını, 2 Bin kuşak için verdiği sözü, 2 İbrahimle yaptığı antlaşmayı, 2 İshak için içtiği andı sonsuza dek anımsar.
8 Ele lembrou-se do seu pacto para sempre, da palavra que ordenou a milhares de gerações.
9 — ausente —
9 O qual pacto fez com Abraão, e o seu juramento a Isaque.
10 ‹‹Hakkınıza düşen mülk olarak 2 Kenan ülkesini size vereceğim›› diyerek, 2 Bunu Yakup için bir kural, 2 İsraille sonsuza dek geçerli bir antlaşma yaptı.
10 E confirmou o mesmo a Jacó por uma lei, e a Israel por um pacto eterno,
11 — ausente —
11 Dizendo: A ti darei a terra de Canaã, a porção da vossa herança.
12 O zaman bir avuç insandılar, 2 Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.
12 Quando eles eram poucos homens em número, sim, muito poucos, e estrangeiros nela;
13 Bir ulustan öbürüne, 2 Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.
13 Quando foram de uma nação a outra, e de um reino para outro povo;
14 RAB kimsenin onları ezmesine izin vermedi, 2 Onlar için kralları bile payladı:
14 Não permitiu que homem nenhum os oprimisse, sim, ele repreendeu a reis por sua causa;
15 ‹‹Meshettiklerime dokunmayın, 2 Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.
15 Dizendo: Não toqueis nos meus ungidos, e não causeis danos aos meus profetas.
16 Ülkeye kıtlık gönderdi, 2 Bütün yiyeceklerini yok etti.
16 Além disso, chamou a fome sobre a terra, quebrantou todo o sustento de pão.
17 Önlerinden bir adam göndermişti, 2 Köle olarak satılan Yusuftu bu.
17 Enviou um homem perante eles, José, que foi vendido como escravo;
18 Zincir vurup incittiler ayaklarını, 2 Demir halka geçirdiler boynuna,
18 Cujos pés machucaram com grilhões; foi posto em ferros;
19 Söyledikleri gerçekleşinceye dek, 2 RABbin sözü onu sınadı.
19 Até o momento em que veio a sua palavra; a palavra do SENHOR o provou.
20 Kral adam gönderip Yusufu salıverdi, 2 Halklara egemen olan onu özgür kıldı.
20 O rei ordenou que o soltassem; o governador dos povos o libertou.
21 Onu kendi sarayının efendisi, 2 Bütün varlığının sorumlusu yaptı;
21 Fê-lo senhor da sua casa, e governador de toda a sua riqueza,
22 Önderlerini istediği gibi eğitsin, 2 İleri gelenlerine akıl versin diye.
22 para sujeitar os seus príncipes ao seu prazer, e ensinar aos seus anciãos a sabedoria.
23 O zaman İsrail Mısıra gitti, 2 Yakup Ham ülkesine yerleşti.
23 Israel também veio ao Egito, e Jacó peregrinou na terra de Cam.
24 RAB halkını alabildiğine çoğalttı, 2 Düşmanlarından sayıca artırdı onları.
24 E ele aumentou o seu povo grandemente, e o fez mais forte do que os seus inimigos.
25 Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının: 2 Halkından tiksindiler, 2 Kullarına kurnazca davrandılar.
25 Mudou o coração deles para que odiassem o seu povo, para que lidassem sutilmente com os seus servos.
26 Kulu Musayı, 2 Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.
26 Enviou Moisés, seu servo; e Arão, a quem ele tinha escolhido.
27 Onlar gösterdiler RABbin belirtilerini, 2 Ham ülkesinde şaşılası işlerini.
27 Mostraram os seus sinais entre eles, e prodígios na terra de Cam.
28 Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, 2 Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.
28 Ele enviou trevas, e a fez escurecer; e não foram rebeldes à sua palavra.
29 Kana çevirdi sularını, 2 Öldürdü balıklarını.
29 Ele tornou as suas águas em sangue, e matou os seus peixes.
30 Ülkede kurbağalar kaynaştı 2 Krallarının odalarına kadar.
30 A sua terra produziu rãs em abundância, nas câmaras dos seus reis.
31 RAB buyurunca sinek sürüleri, 2 Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.
31 Ele falou, e vieram vários tipos de moscas, e piolhos em todo seu litoral.
32 Dolu yağdırdı yağmur yerine, 2 Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.
32 Ele deu-lhes granizo por chuva, e fogo abrasador na sua terra.
33 Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, 2 Parçaladı ülkenin ağaçlarını.
33 Feriu as suas vinhas e também as suas figueiras, e quebrou as árvores dos seus litorais.
34 O buyurunca çekirgeler, 2 Sayısız yavrular kaynadı.
34 Ele falou e vieram locustas e lagartas sem número.
35 Ülkenin bütün bitkilerini yediler, 2 Toprağın ürününü yiyip bitirdiler.
35 E comeram toda a erva da sua terra, e devoraram o fruto do seu solo.
36 RAB ülkede ilk doğanların hepsini, 2 İlk çocuklarını öldürdü.
36 Ele também feriu a todos os primogênitos da sua terra, o principal de todas as suas forças.
37 İsraillileri ülkeden altın ve gümüşle çıkardı, 2 Oymaklarından tek kişi bile tökezlemedi.
37 Ele os tirou com prata e ouro, e não houve uma pessoa fraca entre as suas tribos.
38 Onlar gidince Mısır sevindi, 2 Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.
38 O Egito se alegrou quando eles partiram, pois o medo caíra sobre eles.
39 RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, 2 Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.
39 Ele espalhou uma nuvem por coberta, e um fogo para dar luz à noite.
40 İstediler, bıldırcın gönderdi, 2 Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.
40 O povo pediu e ele trouxe codornas, e os saciou de pão do céu.
41 Kayayı yardı, sular fışkırdı, 2 Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.
41 Ele abriu a rocha, e as águas saíram; correram pelos lugares secos, como um rio.
42 Çünkü kutsal sözünü, 2 Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.
42 Pois ele se lembrou da sua santa promessa, e de Abraão, seu servo.
43 Halkını sevinç içinde, 2 Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.
43 E trouxe dali o seu povo com alegria, e os seus escolhidos com regozijo.
44 Ulusların topraklarını verdi onlara. 2 Halkların emeğini miras aldılar;
44 E deu-lhes as terras dos pagãos; e eles herdaram o trabalho dos povos;
45 Kurallarını yerine getirsinler, 2 Yasalarına uysunlar diye. 2 RAB'be övgüler sunun!
45 para que guardassem os seus estatutos, e guardassem as suas leis. Louvai ao SENHOR.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Salmos 105, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.