Gálatas 5

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs NAA

Sair da comparação
NAA Nova Almeida Atualizada 2017
1 Mesih bizi özgürlük içinde yaşayalım diye özgür kıldı. Bu özgürlüğe sıkı tutunun ve bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.
1 Para a liberdade foi que Cristo nos libertou. Por isso, permaneçam firmes e não se submetam, de novo, a jugo de escravidão.
2 Bakın, ben Pavlus, size şunu söyleyeyim: eğer sünnet olursanız, Mesihʼin size hiç faydası olmayacak.
2 Eu, Paulo, lhes digo que, se vocês se deixarem circuncidar, Cristo não terá valor nenhum para vocês.
3 Kendini sünnet ettirenherkesi yine uyarıyorum: Bunu yapan kişi Tevrat kanunlarının hepsini yerine getirmeye mecburdur.
3 De novo, testifico a todo homem que se deixa circuncidar que o mesmo está obrigado a guardar toda a lei.
4 Ey Tevrat kanunlarına uyarak Allahʼın gözünde doğru sayılmaya çalışan sizler: Mesihʼten büsbütün ayrıldınız, Allahʼın lütfundan uzak düştünüz.
4 Vocês que procuram justificar-se pela lei estão separados de Cristo; vocês caíram da graça de Deus.
5 Biz ise Kutsal Ruhʼa dayanarak doğru sayılmaktan gelen umudun gerçekleşmesini imanla bekliyoruz.
5 Porque nós, pelo Espírito, aguardamos a esperança da justiça que provém da fé.
6 Mesih İsaʼya ait olanlar için sünnetli olup olmamak önemli değil. Önemli olan, sevgiyle harekete geçen imandır.
6 Porque, em Cristo Jesus, nem a circuncisão, nem a incircuncisão têm valor algum, mas a fé que atua pelo amor.
7 İyi ilerliyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?
7 Vocês vinham correndo bem! Quem foi que os impediu de continuar a obedecer à verdade?
8 İnandığınız yalan sizi kendisine çağıran Allahʼtan değil.
8 Esta persuasão não vem daquele que os chamou.
9 “Az bir maya bütün hamuru kabartır.”
9 Um pouco de fermento leveda toda a massa.
10 Hakkınızda Rabbe güvenim var. Eminim ki, farklı bir görüşünüz olmayacak. Ama aklınızı karıştıran kim olursa olsun, cezasını çekecek.
10 Tenho confiança no Senhor de que vocês não mudarão a sua forma de pensar. Mas aquele que está perturbando vocês, seja ele quem for, sofrerá a condenação.
11 Bana gelince, kardeşler, eğer hâlâ sünnetin lazım olduğunu vaaz ediyorsam, niçin hâlâ eziyet görüyorum? Öyle vaaz etsem, çarmıh engeliortadan kaldırılmış olur.
11 Mas, irmãos, se ainda prego a circuncisão, por que continuo sendo perseguido? Nesse caso, estaria desfeito o escândalo da cruz.
12 Keşke huzurunuzu kaçıranlar sünnet olmakla kalmayıp kendilerini tamamen kesseler!
12 Quem dera até se mutilassem aqueles que estão perturbando vocês.
13 Evet, kardeşler, siz özgürlüğe çağrıldınız. Ancak özgürlüğünüzü insan tabiatınıza uymak için fırsat olarak kullanmayın. Tam tersine, sevgiyle birbirinize hizmet edin.
13 Porque vocês, irmãos, foram chamados à liberdade. Mas não usem a liberdade para dar ocasião à carne; pelo contrário, sejam servos uns dos outros, pelo amor.
14 Çünkü Tevrat kanunlarının tümü tek bir sözde özetlenmiştir: “Komşunuzu kendinizi sevdiğiniz gibi sevin.”
14 Porque toda a lei se cumpre em um só preceito, a saber: “Ame o seu próximo como a você mesmo.”
15 Ama birbirinizle diş ve tırnakla kavga ederseniz, dikkat edin, birbirinizi yok etmeyesiniz.
15 Mas, se vocês ficam mordendo e devorando uns aos outros, tenham cuidado para que não sejam mutuamente destruídos.
16 Demek istediğim şu: Kutsal Ruhʼun gösterdiği yolda yürüyün. O vakit insan tabiatınızın heveslerine uymazsınız.
16 Digo, porém, o seguinte: vivam no Espírito e vocês jamais satisfarão os desejos da carne.
17 Çünkü insan tabiatı Ruhʼa, Ruh da insan tabiatına ters düşeni arzular. Bunlar birbirlerine aykırıdır. Sonuç olarak yapmak istediğinizi yapamıyorsunuz.
17 Porque a carne luta contra o Espírito, e o Espírito luta contra a carne, porque são opostos entre si, para que vocês não façam o que querem.
18 Ama eğer Ruh sizi güdüyorsa, Tevrat kanunlarının hükmü altında değilsiniz.
18 Mas, se são guiados pelo Espírito, vocês não estão debaixo da lei.
19 İnsan tabiatının yaptıkları bellidir: seksüel günah, pislik, azgın seksüel hareketler,
19 Ora, as obras da carne são conhecidas e são: imoralidade sexual, impureza, libertinagem,
20 putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, kavgalar, bölünmeler,
20 idolatria, feitiçarias, inimizades, rixas, ciúmes, iras, discórdias, divisões, facções,
21 çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve buna benzer şeyler. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Allahʼın Krallığıʼnı miras almayacaklar.
21 invejas, bebedeiras, orgias e coisas semelhantes a estas. Declaro a vocês, como antes já os preveni, que os que praticam tais coisas não herdarão o Reino de Deus.
22 Ama Ruhʼun meyvesi şudur: sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, sadakat,
22 Mas o fruto do Espírito é: amor, alegria, paz, longanimidade, benignidade, bondade, fidelidade,
23 yumuşak huyluluk ve kendini kontrol. Böyle şeyleri yasaklayan bir kanun yoktur.
23 mansidão, domínio próprio. Contra estas coisas não há lei.
24 Mesih İsaʼya ait olanlar insan tabiatını tutkuları ve hevesleriyle birlikte çarmıha gerdiler.
24 E os que são de Cristo Jesus crucificaram a carne, com as suas paixões e os seus desejos.
25 Ruh sayesinde hayat buluyoruz. Öyleyse Ruhʼun gösterdiği yolu tutalım.
25 Se vivemos no Espírito, andemos também no Espírito.
26 Boş yere gururlanmayalım. Birbirimizi kızdırmayalım. Birbirimizi kıskanmayalım.
26 Não nos deixemos possuir de vanglória, provocando uns aos outros, tendo inveja uns dos outros.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Gálatas 5, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.