Gálatas 5

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Mesih bizi özgürlük içinde yaşayalım diye özgür kıldı. Bu özgürlüğe sıkı tutunun ve bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.
1 Para a liberdade foi que Cristo nos libertou. Permanecei, pois, firmes e não vos submetais, de novo, a jugo de escravidão.
2 Bakın, ben Pavlus, size şunu söyleyeyim: eğer sünnet olursanız, Mesihʼin size hiç faydası olmayacak.
2 Eu, Paulo, vos digo que, se vos deixardes circuncidar, Cristo de nada vos aproveitará.
3 Kendini sünnet ettirenherkesi yine uyarıyorum: Bunu yapan kişi Tevrat kanunlarının hepsini yerine getirmeye mecburdur.
3 De novo, testifico a todo homem que se deixa circuncidar que está obrigado a guardar toda a lei.
4 Ey Tevrat kanunlarına uyarak Allahʼın gözünde doğru sayılmaya çalışan sizler: Mesihʼten büsbütün ayrıldınız, Allahʼın lütfundan uzak düştünüz.
4 De Cristo vos desligastes, vós que procurais justificar-vos na lei; da graça decaístes.
5 Biz ise Kutsal Ruhʼa dayanarak doğru sayılmaktan gelen umudun gerçekleşmesini imanla bekliyoruz.
5 Porque nós, pelo Espírito, aguardamos a esperança da justiça que provém da fé.
6 Mesih İsaʼya ait olanlar için sünnetli olup olmamak önemli değil. Önemli olan, sevgiyle harekete geçen imandır.
6 Porque, em Cristo Jesus, nem a circuncisão, nem a incircuncisão têm valor algum, mas a fé que atua pelo amor.
7 İyi ilerliyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?
7 Vós corríeis bem; quem vos impediu de continuardes a obedecer à verdade?
8 İnandığınız yalan sizi kendisine çağıran Allahʼtan değil.
8 Esta persuasão não vem daquele que vos chama.
9 “Az bir maya bütün hamuru kabartır.”
9 Um pouco de fermento leveda toda a massa.
10 Hakkınızda Rabbe güvenim var. Eminim ki, farklı bir görüşünüz olmayacak. Ama aklınızı karıştıran kim olursa olsun, cezasını çekecek.
10 Confio de vós, no Senhor, que não alimentareis nenhum outro sentimento; mas aquele que vos perturba, seja ele quem for, sofrerá a condenação.
11 Bana gelince, kardeşler, eğer hâlâ sünnetin lazım olduğunu vaaz ediyorsam, niçin hâlâ eziyet görüyorum? Öyle vaaz etsem, çarmıh engeliortadan kaldırılmış olur.
11 Eu, porém, irmãos, se ainda prego a circuncisão, por que continuo sendo perseguido? Logo, está desfeito o escândalo da cruz.
12 Keşke huzurunuzu kaçıranlar sünnet olmakla kalmayıp kendilerini tamamen kesseler!
12 Tomara até se mutilassem os que vos incitam à rebeldia.
13 Evet, kardeşler, siz özgürlüğe çağrıldınız. Ancak özgürlüğünüzü insan tabiatınıza uymak için fırsat olarak kullanmayın. Tam tersine, sevgiyle birbirinize hizmet edin.
13 Porque vós, irmãos, fostes chamados à liberdade; porém não useis da liberdade para dar ocasião à carne; sede, antes, servos uns dos outros, pelo amor.
14 Çünkü Tevrat kanunlarının tümü tek bir sözde özetlenmiştir: “Komşunuzu kendinizi sevdiğiniz gibi sevin.”
14 Porque toda a lei se cumpre em um só preceito, a saber: Amarás o teu próximo como a ti mesmo.
15 Ama birbirinizle diş ve tırnakla kavga ederseniz, dikkat edin, birbirinizi yok etmeyesiniz.
15 Se vós, porém, vos mordeis e devorais uns aos outros, vede que não sejais mutuamente destruídos.
16 Demek istediğim şu: Kutsal Ruhʼun gösterdiği yolda yürüyün. O vakit insan tabiatınızın heveslerine uymazsınız.
16 Digo, porém: andai no Espírito e jamais satisfareis à concupiscência da carne.
17 Çünkü insan tabiatı Ruhʼa, Ruh da insan tabiatına ters düşeni arzular. Bunlar birbirlerine aykırıdır. Sonuç olarak yapmak istediğinizi yapamıyorsunuz.
17 Porque a carne milita contra o Espírito, e o Espírito, contra a carne, porque são opostos entre si; para que não façais o que, porventura, seja do vosso querer.
18 Ama eğer Ruh sizi güdüyorsa, Tevrat kanunlarının hükmü altında değilsiniz.
18 Mas, se sois guiados pelo Espírito, não estais sob a lei.
19 İnsan tabiatının yaptıkları bellidir: seksüel günah, pislik, azgın seksüel hareketler,
19 Ora, as obras da carne são conhecidas e são: prostituição, impureza, lascívia,
20 putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, kavgalar, bölünmeler,
20 idolatria, feitiçarias, inimizades, porfias, ciúmes, iras, discórdias, dissensões, facções,
21 çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve buna benzer şeyler. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Allahʼın Krallığıʼnı miras almayacaklar.
21 invejas, bebedices, glutonarias e coisas semelhantes a estas, a respeito das quais eu vos declaro, como já, outrora, vos preveni, que não herdarão o reino de Deus os que tais coisas praticam.
22 Ama Ruhʼun meyvesi şudur: sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, sadakat,
22 Mas o fruto do Espírito é: amor, alegria, paz, longanimidade, benignidade, bondade, fidelidade,
23 yumuşak huyluluk ve kendini kontrol. Böyle şeyleri yasaklayan bir kanun yoktur.
23 mansidão, domínio próprio. Contra estas coisas não há lei.
24 Mesih İsaʼya ait olanlar insan tabiatını tutkuları ve hevesleriyle birlikte çarmıha gerdiler.
24 E os que são de Cristo Jesus crucificaram a carne, com as suas paixões e concupiscências.
25 Ruh sayesinde hayat buluyoruz. Öyleyse Ruhʼun gösterdiği yolu tutalım.
25 Se vivemos no Espírito, andemos também no Espírito.
26 Boş yere gururlanmayalım. Birbirimizi kızdırmayalım. Birbirimizi kıskanmayalım.
26 Não nos deixemos possuir de vanglória, provocando uns aos outros, tendo inveja uns dos outros.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Gálatas 5, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.