Efésios 2

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs NAA

Sair da comparação
NAA Nova Almeida Atualizada 2017
1 Siz işlediğiniz suçlar ve günahlar yüzünden ruhça ölüydünüz.
1 Ele lhes deu vida, quando vocês estavam mortos em suas transgressões e pecados,
2 Bir zamanlar günahlı hayat yaşıyordunuz. Bu dünyanın gidişine ayak uyduruyordunuz. Şeytanʼın dediğini yapıyordunuz. Dünya üzerindeki kuvveti yöneten Şeytan, Allahʼa itaat etmeyenleri şu anda kontrol eden ruhtur.
2 nos quais vocês andaram noutro tempo, segundo o curso deste mundo, segundo o príncipe da potestade do ar, do espírito que agora atua nos filhos da desobediência.
3 Bir zamanlar hepimiz bu insanlar gibi insan tabiatımızın heveslerine uyarak yaşıyorduk. Bedenimiz ve aklımız ne isterse onu yapıyorduk. Bu yüzden herkes gibi Allahʼın öfkesini hak ediyorduk.
3 Entre eles também nós todos andamos no passado, segundo as inclinações da nossa carne, fazendo a vontade da carne e dos pensamentos; e éramos por natureza filhos da ira, como também os demais.
4 Suçlarımız yüzünden ruhça ölüydük. Ama Allahʼın merhameti bol. Bize beslediği sevgi çok büyük. Onun için Allah bizi Mesihʼle birlikte yeni yaşama kavuşturdu. Siz Allahʼın lütfu sayesinde kurtuldunuz.
4 Mas Deus, sendo rico em misericórdia, por causa do grande amor com que nos amou,
5 — ausente —
5 e estando nós mortos em nossas transgressões, nos deu vida juntamente com Cristo — pela graça vocês são salvos —
6 Mesih İsaʼya ait olduğumuz için Allah bizi Mesihʼle beraber diriltti, Oʼnunla beraber göksel yerlerde oturmamızı sağladı.
6 e juntamente com ele nos ressuscitou e com ele nos fez assentar nas regiões celestiais em Cristo Jesus.
7 Allah böylece lütfunun sınırsız zenginliğini gelecek zamanlarda açıkça göstermek istedi. Bunu Mesih İsa aracılığıyla bize gösterdiği iyilikle yapacak.
7 Deus fez isso para mostrar nos tempos vindouros a suprema riqueza da sua graça, em bondade para conosco, em Cristo Jesus.
8 Evet, siz iman ederek Allahʼın lütfuyla kurtuldunuz. Bu da sizin başardığınız bir şey değil, Allahʼın bağışıdır.
8 Porque pela graça vocês são salvos, mediante a fé; e isto não vem de vocês, é dom de Deus;
9 Hiç kimse kendi çabalarıyla kurtulamaz. Öyle ki, hiç kimse övünmesin.
9 não de obras, para que ninguém se glorie.
10 Çünkü biz Allahʼın eseriyiz. İyilikler yapalım diye Mesih İsa aracılığıyla yeniden yaratıldık. Öyle ki, Allahʼın önceden hazırladığı bu iyilikleri yapabilelim.
10 Pois somos feitura dele, criados em Cristo Jesus para boas obras, as quais Deus de antemão preparou para que andássemos nelas.
11 Ey doğuştan Yahudi olmayan sizler, önceki durumunuzu hatırlayın. Yahudiler size “sünnetsiz” diyorlar. Bedenleri elle sünnet edildiği için kendilerine “sünnetli” diyorlar.
11 Portanto, lembrem-se de que no passado vocês eram gentios na carne, chamados incircuncisão por aqueles que se intitulam circuncisão, que é feita na carne por mãos humanas.
12 Daha önce Mesihʼle bağlantınız yoktu. İsrail halkına ait olma hakkından yoksundunuz. Allahʼın vaadine dayanan antlaşmalara yabancıydınız. Bu dünyada umuttan da Allahʼtan da yoksundunuz.
12 Naquele tempo vocês estavam sem Cristo, separados da comunidade de Israel e estranhos às alianças da promessa, não tendo esperança e sem Deus no mundo.
13 Ama bir zamanlar Allahʼtan uzak olan sizler, Mesih İsa aracılığıyla, Oʼnun akıtılan kanı sayesinde şimdi Allahʼa yakın oldunuz.
13 Mas agora, em Cristo Jesus, vocês, que antes estavam longe, foram aproximados pelo sangue de Cristo.
14 Çünkü Mesih bize esenlik getirdi. Yahudilerle diğer milletlerden tek bir halk yaptı. Kendi bedenini feda ederek bizi birbirimizden ayıran ve birbirimize düşman eden duvarı yıktı,
14 Porque ele é a nossa paz. De dois povos ele fez um só e, na sua carne, derrubou a parede de separação que estava no meio, a inimizade.
15 yani Tevrat buyruklarının ve kurallarının hükmünü kaldırdı. Öyle ki, Yahudilerle diğer milletleri kendi huzurunda bir araya getirsin, ikisinden yeni bir insanlık yaratsın ve esenlik sağlasın,
15 Cristo aboliu a lei dos mandamentos na forma de ordenanças, para que dos dois criasse em si mesmo uma nova humanidade, fazendo a paz,
16 Yahudileri ve diğer milletleri tek bir topluluk olarak birbirleriyle ve Allahʼla barıştırsın. Mesih bunu çarmıhtaki ölümüyle düşmanlığı ortadan kaldırarak yaptı.
16 e reconciliasse ambos em um só corpo com Deus, por meio da cruz, destruindo a inimizade por meio dela.
17 Mesih geldiği zaman hem eskiden Allahʼtan uzak olan sizlere, hem de Allahʼı yakından tanıyan Yahudilere esenlik müjdesini duyurdu.
17 E, quando veio, Cristo evangelizou paz a vocês que estavam longe e paz também aos que estavam perto;
18 Çünkü Mesih sayesinde hepimiz tek Ruh aracılığıyla Babaʼya yaklaşma hakkına kavuştuk.
18 porque, por meio dele, ambos temos acesso ao Pai em um só Espírito.
19 Bu sebeple artık yabancı ve gariban değilsiniz. Ama Allahʼın kutsal halkıyla vatandaşsınız, Allahʼın ev halkındansınız.
19 Assim, vocês não são mais estrangeiros e peregrinos, mas concidadãos dos santos e membros da família de Deus,
20 Siz sağlam bir temel üzerinde kurulan bina gibisiniz. Temeli elçiler ve peygamberler attılar. Binanın en önemli taşıise İsa Mesihʼin kendisidir.
20 edificados sobre o fundamento dos apóstolos e profetas, sendo ele mesmo, Cristo Jesus, a pedra angular.
21 Mesih sayesinde bütün bina uyum içinde kuruluyor, yükseliyor ve Rabbe adanmış kutsal bir tapınak oluyor.
21 Nele, todo o edifício, bem-ajustado, cresce para ser um santuário dedicado ao Senhor.
22 Siz de Mesih aracılığıyla hep birlikte bir bina gibi kuruluyorsunuz. Allah kendi Ruhu aracılığıyla bu binanın içinde yaşıyor.
22 Nele também vocês estão sendo edificados, junto com os outros, para serem morada de Deus no Espírito.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Efésios 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.