Efésios 2

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 Siz işlediğiniz suçlar ve günahlar yüzünden ruhça ölüydünüz.
1 E vos vivificou, estando vós mortos em ofensas e pecados,
2 Bir zamanlar günahlı hayat yaşıyordunuz. Bu dünyanın gidişine ayak uyduruyordunuz. Şeytanʼın dediğini yapıyordunuz. Dünya üzerindeki kuvveti yöneten Şeytan, Allahʼa itaat etmeyenleri şu anda kontrol eden ruhtur.
2 em que, noutro tempo, andastes, segundo o curso deste mundo, segundo o príncipe das potestades do ar, do espírito que, agora, opera nos filhos da desobediência;
3 Bir zamanlar hepimiz bu insanlar gibi insan tabiatımızın heveslerine uyarak yaşıyorduk. Bedenimiz ve aklımız ne isterse onu yapıyorduk. Bu yüzden herkes gibi Allahʼın öfkesini hak ediyorduk.
3 entre os quais todos nós também, antes, andávamos nos desejos da nossa carne, fazendo a vontade da carne e dos pensamentos; e éramos por natureza filhos da ira, como os outros também.
4 Suçlarımız yüzünden ruhça ölüydük. Ama Allahʼın merhameti bol. Bize beslediği sevgi çok büyük. Onun için Allah bizi Mesihʼle birlikte yeni yaşama kavuşturdu. Siz Allahʼın lütfu sayesinde kurtuldunuz.
4 Mas Deus, que é riquíssimo em misericórdia, pelo seu muito amor com que nos amou,
5 — ausente —
5 estando nós ainda mortos em nossas ofensas, nos vivificou juntamente com Cristo (pela graça sois salvos),
6 Mesih İsaʼya ait olduğumuz için Allah bizi Mesihʼle beraber diriltti, Oʼnunla beraber göksel yerlerde oturmamızı sağladı.
6 e nos ressuscitou juntamente com ele, e nos fez assentar nos lugares celestiais, em Cristo Jesus;
7 Allah böylece lütfunun sınırsız zenginliğini gelecek zamanlarda açıkça göstermek istedi. Bunu Mesih İsa aracılığıyla bize gösterdiği iyilikle yapacak.
7 para mostrar nos séculos vindouros as abundantes riquezas da sua graça, pela sua benignidade para conosco em Cristo Jesus.
8 Evet, siz iman ederek Allahʼın lütfuyla kurtuldunuz. Bu da sizin başardığınız bir şey değil, Allahʼın bağışıdır.
8 Porque pela graça sois salvos, por meio da fé; e isso não vem de vós; é dom de Deus.
9 Hiç kimse kendi çabalarıyla kurtulamaz. Öyle ki, hiç kimse övünmesin.
9 Não vem das obras, para que ninguém se glorie.
10 Çünkü biz Allahʼın eseriyiz. İyilikler yapalım diye Mesih İsa aracılığıyla yeniden yaratıldık. Öyle ki, Allahʼın önceden hazırladığı bu iyilikleri yapabilelim.
10 Porque somos feitura sua, criados em Cristo Jesus para as boas obras, as quais Deus preparou para que andássemos nelas.
11 Ey doğuştan Yahudi olmayan sizler, önceki durumunuzu hatırlayın. Yahudiler size “sünnetsiz” diyorlar. Bedenleri elle sünnet edildiği için kendilerine “sünnetli” diyorlar.
11 Portanto, lembrai-vos de que vós, noutro tempo, éreis gentios na carne e chamados incircuncisão pelos que, na carne, se chamam circuncisão feita pela mão dos homens;
12 Daha önce Mesihʼle bağlantınız yoktu. İsrail halkına ait olma hakkından yoksundunuz. Allahʼın vaadine dayanan antlaşmalara yabancıydınız. Bu dünyada umuttan da Allahʼtan da yoksundunuz.
12 que, naquele tempo, estáveis sem Cristo, separados da comunidade de Israel e estranhos aos concertos da promessa, não tendo esperança e sem Deus no mundo.
13 Ama bir zamanlar Allahʼtan uzak olan sizler, Mesih İsa aracılığıyla, Oʼnun akıtılan kanı sayesinde şimdi Allahʼa yakın oldunuz.
13 Mas, agora, em Cristo Jesus, vós, que antes estáveis longe, já pelo sangue de Cristo chegastes perto.
14 Çünkü Mesih bize esenlik getirdi. Yahudilerle diğer milletlerden tek bir halk yaptı. Kendi bedenini feda ederek bizi birbirimizden ayıran ve birbirimize düşman eden duvarı yıktı,
14 Porque ele é a nossa paz, o qual de ambos os povos fez um; e, derribando a parede de separação que estava no meio,
15 yani Tevrat buyruklarının ve kurallarının hükmünü kaldırdı. Öyle ki, Yahudilerle diğer milletleri kendi huzurunda bir araya getirsin, ikisinden yeni bir insanlık yaratsın ve esenlik sağlasın,
15 na sua carne, desfez a inimizade, isto é, a lei dos mandamentos, que consistia em ordenanças, para criar em si mesmo dos dois um novo homem, fazendo a paz,
16 Yahudileri ve diğer milletleri tek bir topluluk olarak birbirleriyle ve Allahʼla barıştırsın. Mesih bunu çarmıhtaki ölümüyle düşmanlığı ortadan kaldırarak yaptı.
16 e, pela cruz, reconciliar ambos com Deus em um corpo, matando com ela as inimizades.
17 Mesih geldiği zaman hem eskiden Allahʼtan uzak olan sizlere, hem de Allahʼı yakından tanıyan Yahudilere esenlik müjdesini duyurdu.
17 E, vindo, ele evangelizou a paz a vós que estáveis longe e aos que estavam perto;
18 Çünkü Mesih sayesinde hepimiz tek Ruh aracılığıyla Babaʼya yaklaşma hakkına kavuştuk.
18 porque, por ele, ambos temos acesso ao Pai em um mesmo Espírito.
19 Bu sebeple artık yabancı ve gariban değilsiniz. Ama Allahʼın kutsal halkıyla vatandaşsınız, Allahʼın ev halkındansınız.
19 Assim que já não sois estrangeiros, nem forasteiros, mas concidadãos dos Santos e da família de Deus;
20 Siz sağlam bir temel üzerinde kurulan bina gibisiniz. Temeli elçiler ve peygamberler attılar. Binanın en önemli taşıise İsa Mesihʼin kendisidir.
20 edificados sobre o fundamento dos apóstolos e dos profetas, de que Jesus Cristo é a principal pedra da esquina;
21 Mesih sayesinde bütün bina uyum içinde kuruluyor, yükseliyor ve Rabbe adanmış kutsal bir tapınak oluyor.
21 no qual todo o edifício, bem-ajustado, cresce para templo santo no Senhor,
22 Siz de Mesih aracılığıyla hep birlikte bir bina gibi kuruluyorsunuz. Allah kendi Ruhu aracılığıyla bu binanın içinde yaşıyor.
22 no qual também vós juntamente sois edificados para morada de Deus no Espírito.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Efésios 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.