2 Pedro 2

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 İsrail halkı arasında kendilerini peygamber gösteren sahtekârlar vardı. Bunun gibi, sizin aranızda da yanlış inançlar vaaz edenler olacak. Onlar ayrılık getiren yıkıcı düşünceleri aranıza sinsice sokacaklar. Kendilerini canı pahasına kurtaran Efendimiz İsaʼyı bile reddedecekler. Bu yüzden ani bir yıkıma uğrayacaklar.
1 Assim como, no meio do povo, surgiram falsos profetas, assim também haverá entre vós falsos mestres, os quais introduzirão, dissimuladamente, heresias destruidoras, até ao ponto de renegarem o Soberano Senhor que os resgatou, trazendo sobre si mesmos repentina destruição.
2 Birçok insan onların azgın seksüel hareketlerini örnek alacak. Onlar yüzünden doğru yol kötülenecek.
2 E muitos seguirão as suas práticas libertinas, e, por causa deles, será infamado o caminho da verdade;
3 Açgözlülükle ve abuk sabuk laflarla sizi aldatıp para kazanacaklar. Allahʼın onlar için çoktan vermiş olduğu yargı hazırdır. Onları bekleyen yıkım da uyuklamaz.
3 também, movidos por avareza, farão comércio de vós, com palavras fictícias; para eles o juízo lavrado há longo tempo não tarda, e a sua destruição não dorme.
4 Allah günah işleyen melekleri bile cezasız bırakmadı. Ama onları cehennemin dibine atıp karanlıkta zincire vurdu. Onlar yargılanıncaya kadar orada hapis kalacaklar.
4 Ora, se Deus não poupou anjos quando pecaram, antes, precipitando-os no inferno, os entregou a abismos de trevas, reservando-os para juízo;
5 Allah eski dünyayı da cezasız bırakmadı. Kendisinden korkmayanların dünyasına tufan getirdiği zaman doğru yolu vaaz eden Nuh dahil sekiz kişiyi korudu.
5 e não poupou o mundo antigo, mas preservou a Noé, pregador da justiça, e mais sete pessoas, quando fez vir o dilúvio sobre o mundo de ímpios;
6 Allah Sodom ve Gomora şehirlerini de cezalandırdı. Onları küle çevirip yok etti. Bu cezanın kendisinden korkmayanlara bir ders olmasını istedi.
6 e, reduzindo a cinzas as cidades de Sodoma e Gomorra, ordenou-as à ruína completa, tendo-as posto como exemplo a quantos venham a viver impiamente;
7 Fakat Allah Sodomʼda yaşayan Lutʼu kurtardı. Lut doğru bir adamdı. Etrafında bulunan, haddini bilmeyen insanların azgın seksüel hareketlerine çok üzülüyordu.
7 e livrou o justo Ló, afligido pelo procedimento libertino daqueles insubordinados
8 Onların arasında yaşayan bu doğru adam yaptıkları kötülükleri görüp duyuyordu. Bu yüzden yüreğinde her gün dayanılmaz acı çekiyordu.
8 (porque este justo, pelo que via e ouvia quando habitava entre eles, atormentava a sua alma justa, cada dia, por causa das obras iníquas daqueles),
9 Bundan anlaşılır ki Rab, yolunda yürüyenleri sabırlarını deneyen zorluklardan kurtarmayı bilir. Kötüleri yargılayıp cezalandıracağı güne kadar alıkoymayı da bilir.
9 é porque o Senhor sabe livrar da provação os piedosos e reservar, sob castigo, os injustos para o Dia de Juízo,
10 Özellikle bedenlerinin sapık heveslerine uyanlar ve Rabbin yetkisini hor görenler cezalarını bulacaklar. Onlar haddini bilmeyen, dikbaşlı kişilerdir. Yüce varlıklara hakaret etmekten çekinmezler.
10 especialmente aqueles que, seguindo a carne, andam em imundas paixões e menosprezam qualquer governo. Atrevidos, arrogantes, não temem difamar autoridades superiores,
11 Oysa daha büyük güç ve kuvvete sahip olan melekler bile bu varlıklara hakaret etmez, onları Rabbin önünde suçlamazlar.
11 ao passo que anjos, embora maiores em força e poder, não proferem contra elas juízo infamante na presença do Senhor.
12 Yanlış inançlar vaaz edenler ise içgüdüleriyle yaşayan ve aklı fikri olmayan, sadece avlanmak ve kesilmek için dünyaya gelen hayvanlar gibidirler. Anlayamadıkları her şeye hakaret ederler. Hayvanlar gibi onlar da yok olup gidecekler.
12 Esses, todavia, como brutos irracionais, naturalmente feitos para presa e destruição, falando mal daquilo em que são ignorantes, na sua destruição também hão de ser destruídos,
13 Verdikleri zarara karşılık zarar görecekler. Gündüz çılgın eğlencelere dalmaktan zevk alırlar. Sizin için kara bir leke ve yüzkarasıdırlar. Dostluk yemeklerinizekatılırken hile yapmaktan hoşlanırlar.
13 recebendo injustiça por salário da injustiça que praticam. Considerando como prazer a sua luxúria carnal em pleno dia, quais nódoas e deformidades, eles se regalam nas suas próprias mistificações, enquanto banqueteiam junto convosco;
14 Gözleri hep zina eden kadınlardadır. Günaha doymazlar. Sağlam imana sahip olmayanları tuzağa düşürürler. Kendilerini açgözlü olmaya alıştırmış lanetli insanlardır.
14 tendo os olhos cheios de adultério e insaciáveis no pecado, engodando almas inconstantes, tendo coração exercitado na avareza, filhos malditos;
15 Doğru yolu terk edip saptılar. Haksız kazancı seven Beor oğlu Balamʼınyolunu tuttular.
15 abandonando o reto caminho, se extraviaram, seguindo pelo caminho de Balaão, filho de Beor, que amou o prêmio da injustiça
16 Allah Balamʼı işlediği suç yüzünden azarladı. Bir eşeği dile getirip insan gibi konuşturdu. Eşek de bu peygamberin çılgınlığına engel oldu.
16 (recebeu, porém, castigo da sua transgressão, a saber, um mudo animal de carga, falando com voz humana, refreou a insensatez do profeta).
17 Bu adamlar, susuz kaynaklara, fırtınanın savurduğu bulutlara benzerler. Onları cehennemin en koyu karanlığı bekler.
17 Esses tais são como fonte sem água, como névoas impelidas por temporal. Para eles está reservada a negridão das trevas;
18 Gösterişli, anlamsız sözler söylerler. Yanlış yolda yürüyenlerin arasından yeni kurtulmuş kişileri bedenin azgın seksüel hevesleriyle yoldan çıkarırlar.
18 porquanto, proferindo palavras jactanciosas de vaidade, engodam com paixões carnais, por suas libertinagens, aqueles que estavam prestes a fugir dos que andam no erro,
19 Onlara, “Özgür olursunuz” diye söz verirler, ama kendileri yıkıcı alışkanlıkların esiridir. Çünkü insan neye yenilirse onun esiri olur.
19 prometendo-lhes liberdade, quando eles mesmos são escravos da corrupção, pois aquele que é vencido fica escravo do vencedor.
20 İnsanlar Rab ve Kurtarıcımız İsa Mesihʼi tanımakla dünyanın pisliklerinden kurtulurlar. O pisliklere yeniden karışıp esir olurlarsa, onların son hali ilk halinden beter olur.
20 Portanto, se, depois de terem escapado das contaminações do mundo mediante o conhecimento do Senhor e Salvador Jesus Cristo, se deixam enredar de novo e são vencidos, tornou-se o seu último estado pior que o primeiro.
21 Kendilerine bildirilen kutsal buyruğu öğrenip ona sırt çevirmektense, doğru yolu hiç öğrenmeselerdi onlar için daha iyi olurdu.
21 Pois melhor lhes fora nunca tivessem conhecido o caminho da justiça do que, após conhecê-lo, volverem para trás, apartando-se do santo mandamento que lhes fora dado.
22 Doğru bir atasözü onların durumunu anlatır: “Köpek kendi kusmuğuna döner. Yıkanmış domuz yine çamurda yuvarlanır.”
22 Com eles aconteceu o que diz certo adágio verdadeiro: O cão voltou ao seu próprio vômito; e: A porca lavada voltou a revolver-se no lamaçal.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar 2 Pedro 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.