1 Timóteo 2

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Her şeyden önce bütün insanlar için dualar, dilekler, yalvarışlar, şükürler edilsin.
1 Antes de tudo, pois, exorto que se use a prática de súplicas, orações, intercessões, ações de graças, em favor de todos os homens,
2 Krallar ve bütün devlet adamları için de dua edilsin. Böylece tamamıyla Allahʼın yoluna bağlı, saygın insanlar olarak sakin ve huzurlu bir hayat yaşayalım.
2 em favor dos reis e de todos os que se acham investidos de autoridade, para que vivamos vida tranquila e mansa, com toda piedade e respeito.
3 Bu şekilde dua etmek iyidir. Kurtarıcımız Allahʼı memnun eder.
3 Isto é bom e aceitável diante de Deus, nosso Salvador,
4 Allah bütün insanların kurtulmasını ve gerçeğin farkına varmasını ister.
4 o qual deseja que todos os homens sejam salvos e cheguem ao pleno conhecimento da verdade.
5 Çünkü Allah birdir ve insanlar ile Allahʼın arasında tek bir aracı vardır. O da insan olan Mesih İsaʼdır.
5 Porquanto há um só Deus e um só Mediador entre Deus e os homens, Cristo Jesus, homem,
6 Mesih herkesi günaha esir olmaktan kurtarmak için kendisini feda etti. Allah bunun hakkında tam zamanında şahitlik etti.
6 o qual a si mesmo se deu em resgate por todos: testemunho que se deve prestar em tempos oportunos.
7 Ben bu amaçla haberci ve elçi atandım. Diğer milletlere imanı ve gerçeği öğreten biri olarak doğruyu söylüyorum, yalan söylemiyorum.
7 Para isto fui designado pregador e apóstolo (afirmo a verdade, não minto), mestre dos gentios na fé e na verdade.
8 Onun için her yerde erkeklerin birbirine kızmadan ve çekişmeden günahtan temiz eller yükselterek dua etmelerini isterim.
8 Quero, portanto, que os varões orem em todo lugar, levantando mãos santas, sem ira e sem animosidade.
9 Kadınlar da dua ederken gösterişsiz, namuslu ve akla uygun bir şekilde giyinmelidir. Örülmüş saçlar, altınlar, inciler ya da pahalı elbiseler yerine, yaptıkları iyiliklerle süslensinler. Allahʼın yolunda yaşadıklarını söyleyen kadınlara yakışan budur.
9 Da mesma sorte, que as mulheres, em traje decente, se ataviem com modéstia e bom senso, não com cabeleira frisada e com ouro, ou pérolas, ou vestuário dispendioso,
10 — ausente —
10 porém com boas obras (como é próprio às mulheres que professam ser piedosas).
11 Kadınlar vaazları sakinlik içinde dinlesin, tam bir alçakgönüllülükle öğrensinler.
11 A mulher aprenda em silêncio, com toda a submissão.
12 Kadının vaaz etmesine veya kocasına hâkim olmasına izin vermiyorum. Kadın sakinlikle dinlesin.
12 E não permito que a mulher ensine, nem exerça autoridade de homem; esteja, porém, em silêncio.
13 Ne de olsa, önce Adem yaratıldı, sonra Havva.
13 Porque, primeiro, foi formado Adão, depois, Eva.
14 Aldatılan Adem değildi. Kadın aldatılarak günaha düştü.
14 E Adão não foi iludido, mas a mulher, sendo enganada, caiu em transgressão.
15 Ancak kadının kurtuluşu bir kadının çocuk doğurmasıylasağlanacak. Yeter ki kadınlar iman ve sevgiyle kendilerini Allahʼa adayıp akla uygun bir şekilde yaşasınlar. Bu söz güvenilirdir.
15 Todavia, será preservada através de sua missão de mãe, se ela permanecer em fé, e amor, e santificação, com bom senso.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar 1 Timóteo 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.