Jeremias 51
Türkçe (BB31) vs NVT
1 RAB diyor ki, 2 ‹‹İşte Babile ve Lev-Kamayda yaşayanlara karşı 2 Yok edici bir rüzgar çıkaracağım. ülkesini simgeleyen şifreli bir söz.
1 Assim diz o S enhor : “Levantarei um vento destruidor contra a Babilônia e os habitantes daquela terra.
2 Tahıl savuranları göndereceğim Babile; 2 Onu savurup ayıklasınlar, 2 Ülkesini boşaltsınlar diye. 2 Yıkım günü her yandan saldıracaklar ona.
2 Estrangeiros virão para peneirá-la e soprá-la para longe, como palha. Virão de todos os lados para atacá-la no dia da calamidade.
3 Okçu yayını germesin, 2 Zırhını kuşanmasın. 2 Onun gençlerini esirgemeyin! 2 Ordusunu tümüyle yok edin.
3 Não deem tempo para os arqueiros vestirem suas couraças, nem armarem seus arcos. Não poupem nem mesmo seus melhores soldados; destruam seu exército completamente.
4 Kildan ülkesinde ölüler, 2 Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.
4 Cairão mortos na terra dos babilônios, feridos em suas ruas.
5 İsrailin Kutsalına karşı 2 Ülkeleri suçla dolu olmasına karşın, 2 Tanrıları Her Şeye Egemen RAB 2 İsrail ve Yahuda halklarını bırakmadı.
5 Pois o S enhor dos Exércitos não abandonou Israel nem Judá. Ele ainda é seu Deus, embora a terra em que vivem esteja cheia de pecado contra o Santo de Israel”.
6 Babilden kaçın! 2 Herkes canını kurtarsın! 2 Babilin suçu yüzünden yok olmayın! 2 Çünkü RABbin öç alma zamanıdır, 2 Ona hakkettiğini verecek.
6 Fujam da Babilônia! Salvem-se! Não sejam castigados com ela! Chegou o tempo da vingança do S ele dará à Babilônia o castigo merecido.
7 Babil RABbin elinde bir altın kâseydi, 2 Bütün dünyayı sarhoş etti. 2 Uluslar şarabını içtiler, 2 Bu yüzden çıldırdılar.
7 A Babilônia foi como uma taça de ouro nas mãos do S enhor , uma taça que embriagou o mundo inteiro. As nações beberam do vinho da Babilônia e enlouqueceram.
8 Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, 2 Yas tutun onun için! 2 Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.
8 Mas, de repente, a Babilônia também caiu; chorem por ela, deem-lhe remédio, talvez ela ainda possa ser curada.
9 ‹Babili iyileştirmek istedik, ama iyileşmedi. 2 Bırakalım onu, 2 Hepimiz kendi ülkemize dönelim. 2 Çünkü onun yargısı göklere erişiyor, 2 Bulutlara kadar yükseliyor.
9 Tentamos ajudar a Babilônia, mas já era tarde demais. Deixem-na, voltem para sua própria terra. Pois o castigo dela chega até os céus; é tão grande que não pode ser medido.
10 ‹‹ ‹RAB haklı olduğumuzu gösterdi, 2 Gelin, Tanrımız RABbin neler yaptığını 2 Siyonda anlatalım.›
10 O S enhor nos fez justiça; venham, vamos anunciar em Sião tudo que o S
11 ‹‹Okları bileyin, 2 Ok kılıflarını doldurun! 2 RAB Med krallarını harekete geçirdi, 2 Amacı Babili yok etmek. 2 RAB öcünü, tapınağının öcünü alacak.
11 Afiem as flechas! Levantem os escudos! Pois o S a marcharem contra a Babilônia e a destruírem. Essa é sua vingança contra aqueles que profanaram seu templo.
12 Babil surlarına karşı sancak kaldırın! 2 Muhafızları pekiştirin, 2 Nöbetçileri yerleştirin, 2 Pusu kurun! 2 Çünkü RAB Babil halkı için söylediklerini 2 Hem tasarladı hem de yerine getirdi.
12 Levantem a bandeira de guerra contra a Babilônia, reforcem a guarda e coloquem vigias. Preparem uma emboscada, pois o S
13 Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, 2 Hazinesi bol olanlar, 2 Sonunuz geldi, zamanınız doldu.
13 Você fica junto a um grande rio e está repleta de tesouros. Mas seu fim chegou; o fio de sua vida foi cortado.
14 Her Şeye Egemen RAB varlığı hakkı için ant içti: 2 Seni çekirge sürüsüyle doldurur gibi 2 Askerlerle dolduracağım. 2 Sana karşı zafer çığlıkları atacaklar.››
14 O S enhor dos Exércitos jurou por seu próprio nome: “Suas cidades se encherão de inimigos, como campos cobertos de gafanhotos, e eles darão gritos de vitória”.
15 ‹‹Gücüyle yeryüzünü yaratan, 2 Bilgeliğiyle dünyayı kuran, 2 Aklıyla gökleri yayan RABdir.
15 O S enhor fez a terra com seu poder e a estabeleceu com sua sabedoria. Com seu entendimento, estendeu os céus.
16 O gürleyince gökteki sular çağıldar, 2 Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, 2 Yağmur için şimşek çaktırır, 2 Ambarlarından rüzgar estirir.
16 Quando fala no meio do trovão, as chuvas rugem nos céus. Eleva as nuvens acima da terra, envia relâmpagos com a chuva e ordena que o vento saia de seus depósitos.
17 Hepsi budala, bilgisiz. 2 Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. 2 O putlar yapmacıktır, 2 Soluk yoktur onlarda.
17 Todo ser humano é tolo e não tem conhecimento! Os artesãos são envergonhados pelos ídolos que fazem, pois as imagens que esculpiram são uma fraude; não têm fôlego nem poder.
18 Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, 2 Cezalandırılınca yok olacaklar.
18 Os ídolos são inúteis, são mentiras ridículas; no dia do acerto de contas, serão todos destruídos.
19 Yakupun Payı onlara benzemez. 2 Mirası olan oymak dahil 2 Her şeye biçim veren Odur, 2 Her Şeye Egemen RABdir adı.
19 Mas o Deus de Israel não é como esses ídolos; ele é o Criador de todas as coisas, incluindo Israel, a nação que lhe pertence. Seu nome é S
20 ‹‹Sen benim savaş çomağım, 2 Savaş silahımsın. 2 Ulusları parçalayacak, 2 Krallıkları yok edeceğim seninle.
20 “Você é meu martelo e minha espada”, diz o S “Com você despedaçarei nações e destruirei muitos reinos.
21 Seninle atlarla binicilerini, 2 Savaş arabalarıyla sürücülerini kırıp ezeceğim.
21 Com você destruirei o cavalo, o cavaleiro, o carro de guerra e o condutor.
22 Erkeklerle kadınları, 2 Gençlerle yaşlıları, 2 Delikanlılarla genç kızları,
22 Com você despedaçarei homens e mulheres, velhos e crianças, rapazes e moças.
23 Çobanla sürüsünü, 2 Çiftçiyle öküzlerini, 2 Valilerle yardımcılarını darmadağın edeceğim.
23 Com você despedaçarei pastores e rebanhos, lavradores e bois, capitães e oficiais.
24 ‹‹Babilde ve Kildan ülkesinde yaşayanlara 2 Siyonda yaptıkları bütün kötülüğün karşılığını 2 Gözlerinizin önünde ödeteceğim›› diyor RAB.
24 “Retribuirei à Babilônia e aos habitantes daquela terra por todo o mal que fizeram ao meu povo em Sião”, diz o S
25 ‹‹Ey yıkıcı dağ, sana karşıyım, 2 Ey bütün dünyayı yıkan›› diyor RAB, 2 ‹‹Elimi sana karşı kaldırıp 2 Seni uçuruma yuvarlayacak, 2 Yanık bir dağa çevireceğim.
25 “Veja, ó montanha poderosa, destruidora da terra! Sou seu inimigo”, diz o S “Levantarei minha mão contra você, e a derrubarei das alturas. Quando eu terminar, você não passará de um monte de escombros queimados.
26 Senden köşe taşı, temel taşı olmayacak, 2 Çünkü sonsuza dek viran kalacaksın›› diyor RAB.
26 Nem mesmo suas pedras serão reaproveitadas para outras construções. Ficará completamente arruinada”, diz o S
27 ‹‹Ülkeye sancak dikin! 2 Uluslar arasında boru çalın! 2 Ulusları Babille savaşmaya hazırlayın. 2 Ararat, Minni, Aşkenaz krallıklarını 2 Ona karşı toplayın. 2 Ona karşı bir komutan atayın, 2 Çekirge sürüsü kadar at gönderin üzerine.
27 Levantem uma bandeira para as nações! Façam soar o toque de guerra! Mobilizem-nas contra a Babilônia, convoquem os exércitos de Arate, Mini e Asquenaz. Nomeiem um comandante e tragam muitos cavalos, como um enxame de gafanhotos.
28 Ulusları -Med krallarını, valilerini, 2 Bütün yardımcılarını, 2 Yönetimi altındaki bütün ülkeleri- 2 Onunla savaşmaya hazırlayın.
28 Reúnam contra ela os exércitos das nações comandados pelos reis da Média e todos os seus capitães e oficiais.
29 Ülke titreyip kıvranıyor! 2 Çünkü RABbin Babil diyarını 2 Issız bir viraneye çevirme amacı 2 Yerine gelmeli.
29 A terra estremece e se contorce de dor, pois todos os planos do S permanecem inalterados; a Babilônia ficará desolada, sem um só habitante.
30 Babil yiğitleri savaştan vazgeçti, 2 Kalelerinde oturuyorlar. 2 Güçleri tükendi, 2 Ürkek kadınlara döndüler. 2 Oturdukları yerler ateşe verildi, 2 Kapı sürgüleri kırıldı.
30 Seus guerreiros valentes pararam de lutar e permanecem em seus quartéis, sem coragem alguma; tornaram-se como mulheres. Os invasores queimaram as casas e quebraram os portões da cidade.
31 Babil Kralına ulak üstüne ulak, 2 Haberci üstüne haberci geldi. 2 ‹Kent bütünüyle düştü, 2 Irmak geçitleri tutuldu, 2 Bataklıklar ateşe verildi, 2 Askerler dehşete kapıldı› diye haber verdiler.››
31 Mensageiros correm apressados para contar ao rei que sua cidade foi conquistada.
32 — ausente —
32 Todas as rotas de fuga estão fechadas; os juncos dos pântanos foram incendiados, e o exército está em pânico.
33 İsrailin Tanrısı, Her Şeye Egemen RAB diyor ki, 2 ‹‹Zamanı gelince harman yeri nasıl çiğnenirse, 2 Babil kızı da öyle olacak. 2 Kısa süre sonra onun da 2 Biçim zamanı gelecek.››
33 Assim diz o S enhor dos Exércitos, o Deus de Israel: “A Babilônia é como o trigo na eira, prestes a ser pisado. Em breve, começará sua colheita”.
34 Siyon halkı, ‹‹Babil Kralı Nebukadnessar yuttu bizi, ezdi, 2 Boş bir kaba çevirdi›› diyecek, 2 ‹‹Canavar gibi yuttu bizi, 2 Güzel yemeklerimizle karnını doyurdu, 2 Sonra bizi kustu. 2 Bize ve yurttaşlarımıza yapılan zorbalık 2 Babilin başına gelsin.›› 2 Yeruşalim, ‹‹Dökülen kanımızın hesabı 2 Kildanilerden sorulsun›› diyecek.
34 “Nabucodonosor, rei da Babilônia, nos devorou, nos esmagou e nos deixou sem forças. Ele nos engoliu como um monstro; encheu o estômago com nossas riquezas e nos vomitou de nossa terra.
35 — ausente —
35 Que a Babilônia sofra da mesma forma que nos fez sofrer”, diz o povo de Sião. “Que seus habitantes paguem por terem derramado nosso sangue”, diz Jerusalém.
36 Bunun için RAB diyor ki, 2 ‹‹İşte davanızı ben savunacağım, 2 Öcünüzü ben alacağım; 2 Onun ırmağını kurutacak, 2 Kaynağını keseceğim.
36 Assim diz o S enhor a Jerusalém: “Defenderei sua causa e os vingarei. Secarei o rio da Babilônia, e também suas fontes,
37 Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, 2 Dehşet ve alay konusu olacak. 2 Kimse yaşamayacak orada.
37 e ela se tornará um monte de ruínas, morada de chacais. Será objeto de horror e desprezo, um lugar onde ninguém vive.
38 Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, 2 Aslan yavruları gibi homurdanacak.
38 Seus habitantes rugirão juntos, como leões fortes; rosnarão como leõezinhos.
39 Ama kızıştıklarında onlara şölen verip 2 Hepsini sarhoş edeceğim; 2 Keyiflensinler, 2 Uyanmayacakları sonsuz bir uykuya 2 Dalsınlar diye›› diyor RAB.
39 E, enquanto estiverem inflamados de tanto beber, prepararei para eles outro tipo de banquete. Eu os farei beber até que caiam no sono, e nunca mais acordarão”, diz o S
40 ‹‹Onları kuzu gibi, koç ve teke gibi 2 Boğazlanmaya götüreceğim.››
40 “Eu os levarei como cordeiros para o matadouro, como carneiros e bodes.
41 ‹‹Şeşak nasıl alındı! 2 Bütün dünyanın övünç kaynağı nasıl ele geçirildi! 2 Uluslar arasında Babil nasıl dehşet oldu!
41 “Como caiu a Babilônia, a grande Babilônia, admirada em toda a terra! Tornou-se objeto de horror entre as nações.
42 Deniz basacak Babili, 2 Kabaran dalgalar örtecek.
42 O mar se levantou sobre a Babilônia; está coberta de ondas violentas.
43 Kentleri viran olacak, 2 Toprakları kimsenin yaşamadığı, geçmediği 2 Kurak bir çöle dönecek.
43 Suas cidades estão em ruínas; é uma terra seca e deserta, onde ninguém vive e por onde ninguém passa.
44 Babil ilahı Beli orada cezalandıracak, 2 Yuttuğunu ona kusturacağım. 2 Artık akın akın uluslar gelmeyecek ona. 2 Babil surları yıkılacak.
44 Castigarei Bel, o deus dos babilônios, e o farei vomitar tudo que engoliu. As nações não virão mais para adorá-lo; o muro da Babilônia caiu!”
45 ‹‹Oradan çık, ey halkım! 2 Hepiniz canınızı kurtarın! 2 Kaçın RABbin kızgın öfkesinden!
45 “Saia da Babilônia, meu povo! Salvem-se da ira ardente do S
46 Ülkede duyacağınız söylentiler yüzünden 2 Cesaretinizi yitirmeyin, korkmayın. 2 Bir yıl bir söylenti duyulur, ertesi yıl bir başkası; 2 Ülkedeki zorbalıkla, 2 Önderin öndere karşı çıktığıyla 2 İlgili söylentiler yayılır.
46 Mas não entrem em pânico; não tenham medo quando ouvirem os primeiros rumores, pois continuarão a chegar rumores ano após ano. Haverá violência na terra, e governantes lutarão uns contra os outros.
47 İşte bu yüzden Babilin putlarını 2 Cezalandıracağım günler geliyor. 2 Bütün ülke utandırılacak, 2 Öldürülenler ülkenin ortasında yere serilecek.
47 Pois certamente está chegando o dia em que castigarei a Babilônia e todos os seus ídolos. Toda a sua terra será envergonhada, e seus mortos ficarão espalhados pelas ruas.
48 O zaman yer, gök ve onlardaki her şey 2 Babilin başına gelenlere sevinecek. 2 Çünkü kuzeyden gelen yok ediciler 2 Saldıracaklar ona›› diyor RAB.
48 Então os céus e a terra se alegrarão, porque do norte virão exércitos destruidores contra a Babilônia”, diz o S
49 Yeremya şöyle diyor: 2 ‹‹İsrailin öldürülenleri yüzünden düşmelidir Babil. 2 Yeryüzünde öldürülen herkes Babil yüzünden düştü.
49 “Assim como a Babilônia matou o povo de Israel e outros povos de todo o mundo, também seu povo será morto.
50 Ey sizler, kılıçtan kurtulanlar, 2 Kaçın, oyalanmayın! 2 RABbi anın uzaktan, 2 Yeruşalimi düşünün!››
50 Saiam, todos vocês que escaparam da espada! Não fiquem parados, fujam enquanto podem! Embora estejam numa terra distante, lembrem-se do S e pensem em seu lar em Jerusalém.”
51 ‹‹Rezil olduk, çünkü aşağılandık, 2 Yüzümüz utanç içinde. 2 Çünkü yabancılar RABbin Tapınağının 2 Kutsal yerlerine girmişler.››
51 “Estamos envergonhados”, diz o povo. “Fomos insultados e humilhados, pois estrangeiros profanaram o templo do S
52 ‹‹Bu yüzden›› diyor RAB, 2 ‹‹Putlarını cezalandıracağım günler geliyor, 2 Yaralılar inleyecek bütün ülkede.
52 “Sim”, diz o S enhor , “mas está chegando o dia em que eu destruirei os ídolos da Babilônia. Por toda a terra se ouvirão os gemidos de seu povo ferido.
53 Babil göklere çıksa, 2 Yüksekteki kalesini pekiştirse de, 2 Yok edicileri göndereceğim üzerine›› diyor RAB.
53 Ainda que a Babilônia chegue até os céus e construa fortalezas poderosas, enviarei inimigos para destruí-la. Eu, o S
54 ‹‹Babilden çığlık, 2 Kildan ülkesinden büyük yıkım sesi duyuluyor.
54 “Ouçam os gritos que vêm da Babilônia, o som de grande destruição daquela terra!
55 Çünkü RAB Babili yıkıma uğratıyor; 2 Şamatasını susturuyor. 2 Düşman engin sular gibi kükrüyor, 2 Seslerinin gürültüsü yankılanıyor.
55 Pois o S enhor está destruindo a Babilônia; ele calará sua voz estrondosa. Ondas de inimigos a atingem com violência; pela cidade ressoam ruídos da batalha.
56 Çünkü Babile karşı bir yok edici çıkacak; 2 Yiğitleri tutsak olacak, 2 Yayları paramparça edilecek. 2 Çünkü RAB karşılık veren bir Tanrıdır, 2 Her şeyin tam karşılığını verir.
56 Exércitos destruidores vêm contra a Babilônia; seus homens valentes são capturados, seus arcos se quebram em suas mãos. Pois o S sempre retribui em plena medida.
57 Babil önderlerini, bilgelerini, valilerini, 2 Yardımcılarını, yiğitlerini öyle sarhoş edeceğim ki, 2 Sonsuz bir uykuya dalacak, hiç uyanmayacaklar›› 2 Diyor adı Her Şeye Egemen RAB olan Kral.
57 Deixarei embriagados seus líderes e seus sábios, bem como seus capitães, oficiais e guerreiros. Eles cairão no sono e nunca mais acordarão!”, diz o Rei, cujo nome é S
58 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, 2 ‹‹Babilin kalın surları yerle bir edilecek, 2 Yüksek kapıları ateşe verilecek. 2 Halkların çektiği emek boşuna, 2 Ulusların didinmesi ateşe yarayacak.››
58 Assim diz o S enhor dos Exércitos: “Os largos muros da Babilônia serão arrasados, e seus grandes portões, queimados. Construtores de muitas nações trabalharam em vão, pois sua obra será destruída pelo fogo”.
59 Yahuda Kralı Sidkiyanın krallığının dördüncü yılında, baş görevli Mahseya oğlu Neriya oğlu Seraya Sidkiyayla birlikte Babile gittiğinde Peygamber Yeremya ona şu buyruğu verdi.
59 O profeta Jeremias transmitiu esta mensagem a Seraías, filho de Nerias e neto de Maaseias, chefe dos assessores do rei, quando Seraías foi à Babilônia com Zedequias, rei de Judá. Isso aconteceu no quarto ano do reinado de Zedequias.
60 Yeremya Babilin başına gelecek bütün felaketleri, Babile ilişkin bütün bu sözleri bir tomara yazmıştı.
60 Jeremias havia registrado num rolo todas as calamidades que viriam em breve sobre a Babilônia, todas as palavras escritas aqui.
61 Yeremya Serayaya şöyle dedi: ‹‹Babile varır varmaz bütün bu sözleri okumayı unutma.
61 Jeremias disse a Seraías: “Quando chegar à Babilônia, leia em voz alta tudo que está neste rolo.
62 De ki, ‹Ya RAB, burayı yıkacağını, içinde insan da hayvan da yaşamayacağını, ülkenin sonsuza dek viran kalacağını söyledin.›
62 Depois, diga: ‘S enhor , tu disseste que destruirás a Babilônia, de modo que não restarão aqui nem pessoas nem animais. Ela ficará desolada para sempre’.
63 Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.
63 Quando tiver terminado de ler o rolo, amarre-o a uma pedra e jogue-o no rio Eufrates.
64 Sonra de ki, ‹Babil başına getireceğim felaket yüzünden batacak, bir daha kalkamayacak. Bitkin düşecekler.› ›› Yeremya'nın sözleri burada son buluyor.
64 Em seguida, diga: ‘Da mesma forma, a Babilônia e seu povo afundarão e nunca mais se levantarão por causa das calamidades que trarei sobre ela’”. Aqui terminam as mensagens de Jeremias.
Atalhos do teclado
- Capítulo anterior←
- Próximo capítulo→
- Versículo anteriork
- Próximo versículoj
- Limpar seleçãoEsc
- Esta ajuda?
Estude este capítulo no WhatsApp
Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Jeremias 51, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.