Isaías 3
Türkçe (BB31) vs VC
1 Bakın, Rab, Her Şeye Egemen RAB, 2 Her türlü yardım ve desteği, 2 Yani ekmek ve suyu, 2 Yiğitlerle savaşçıları, 2 Yöneticilerle peygamberleri, 2 Falcılarla ileri gelenleri, 2 Takım komutanlarıyla soyluları, danışmanları, 2 Hünerli büyücülerle bilge muskacıları 2 Yeruşalimden ve Yahudadan çekip alacak.
1 Eis que o Senhor, Deus dos exércitos, vai tirar de Jerusalém e de Judá todo sustentáculo, todo recurso: toda a reserva de pão e toda a reserva de água,
2 — ausente —
2 o valente e o guerreiro, o juiz e o profeta, o adivinho e o ancião,
3 — ausente —
3 o chefe de cinqüenta, o grande e o conselheiro, aquele que possui segredos, e se dedica aos sortilégios.
4 Çocukları onlara yönetici atayacak, 2 Küçük çocuklar onlara egemen olacak.
4 Por príncipes eu lhes darei meninos, e adolescentes deterão o poder sobre eles.
5 İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. 2 Genç yaşlıya, 2 Sıradan adam onurlu kişiye 2 Hayasızca davranacak.
5 Os povos se maltratarão uns aos outros, cada um {atormentará} seu próximo: o jovem insultará o velho, e o vilão, o nobre.
6 Ailede bir kardeş öbürüne sarılıp, 2 ‹‹Hiç olmazsa senin bir üstlüğün var, 2 Önderimiz ol! Bu yıkıntıları sen yönet›› diyecek.
6 Um homem se aproximará de outro e dirá: Tu tens um manto na casa de teu pai; é mister que sejas nosso príncipe; toma sob teu poder esta ruína.
7 O zaman adam şöyle yanıtlayacak: 2 ‹‹Ben yaranızı saramam. 2 Evimde ne yiyecek ne giyecek var. 2 Beni halkın önderi yapmayın.››
7 O outro, então, protestará: Eu não posso curar estas chagas; e em minha casa não há nem pão nem manto; não me façais príncipe do povo.
8 Yeruşalim sendeledi, Yahuda düştü. 2 Çünkü söyledikleri de yaptıkları da RABbe karşı; 2 Onun yüce varlığını aşağılıyor.
8 Jerusalém, com efeito, ameaça ruína, e Judá se desmorona, porque suas palavras e suas ações se opõem ao Senhor, e desafiam os olhares de sua majestade.
9 Yüzlerindeki ifade onlara karşı tanıklık ediyor. 2 Sodom gibi günahlarını açıkça söylüyor, gizlemiyorlar. 2 Vay onların haline! 2 Çünkü bu felaketi başlarına kendileri getirdiler.
9 Sua parcialidade testemunha contra eles; ostentam seus pecados {como Sodoma}, em vez de escondê-los. Ai deles, porque causam dano a si mesmos.
10 Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. 2 Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.
10 Feliz o justo, para ele o bem; ele comerá o fruto de suas obras.
11 Vay kötülerin haline! 2 Kötülük görecek, yaptıklarının karşılığını alacaklar.
11 Ai do ímpio, para ele o mal; porque ele será tratado segundo as suas obras.
12 Çocuklar halkımı eziyor, 2 Kadınlar onu yönetiyor. 2 Ey halkım, sana yol gösterenler 2 Seni saptırıyor, yolunu şaşırtıyorlar. da ‹‹Yetkililer halkımı eziyor, tefeciler başa geçti››.
12 O meu povo é oprimido por tiranos caprichosos, e cobradores de impostos o dominam. Povo meu, teus guias te desencaminham, destroem o caminho por onde tu passas.
13 RAB davasını görmek için yerini aldı, 2 Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.
13 O Senhor se levanta para acusar, e se ergue para julgar seu povo.
14 RAB halkının ileri gelenleri ve önderleriyle davasını görecek. 2 Rab, Her Şeye Egemen RAB onlara diyor ki, 2 ‹‹Bağları yiyip bitiren sizsiniz, 2 Evleriniz yoksullardan zorla aldığınız malla dolu. 2 Ne hakla halkımı eziyor, 2 Yoksulu sömürüyorsunuz?››
14 O Senhor entra em juízo contra os anciãos e os magistrados de seu povo. Fostes vós que devorastes a vinha, o espólio do pobre está em vossas casas.
15 — ausente —
15 Por que razão calcais aos pés o meu povo, e maltratais a face dos pobres?, declara o Senhor Deus dos exércitos.
16 RAB şöyle diyor: ‹‹Siyon kızları kibirlidir, burunları bir karış havada, göz kırparak geziyor, ayaklarındaki halhalları şıngırdatarak kırıtıyorlar.
16 E o Senhor disse: Já que são pretensiosas as filhas de Sião, e andam com o pescoço emproado, fazendo acenos com os olhos, e caminham com passo afetado, fazendo retinir as argolas de seus tornozelos,
17 Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››
17 o Senhor tornará sua cabeça calva e desnudará sua fronte.
18 O gün Rab güzel halhalları, alın çatkılarını, hilalleri, küpeleri, bilezikleri, peçeleri, başlıkları, ayak zincirlerini, kuşakları, koku şişelerini, muskaları, yüzükleri, burun halkalarını, bayramlık giysileri, pelerinleri, şalları, keseleri, el aynalarını, keten giysileri, baş sargılarını, tülbentleri ortadan kaldıracak.
18 Naquele tempo o Senhor lhes tirará as jóias, as argolas, os colares, as lúnulas,
19 — ausente —
19 os brincos, os braceletes e os véus,
20 — ausente —
20 os diademas, as cadeias, os cintos, os frascos de perfumes e os amuletos,
21 — ausente —
21 os anéis e os pingentes da fronte,
22 — ausente —
22 os vestidos de festa, os mantos, as gazas e as bolsas,
23 — ausente —
23 os espelhos, as musselinas, os turbantes e as mantilhas.
24 O zaman güzel kokunun yerini pis koku, 2 Kuşağın yerini ip, 2 Lüleli saçın yerini kel kafa, 2 Süslü giysinin yerini çul, 2 Güzelliğin yerini dağlama izi alacak.
24 E então, em lugar de perfume, haverá podridão, em lugar de cinto, uma corda, em lugar de cabelos encrespados, uma cabeça raspada, em lugar do largo manto, um cilício, uma cicatriz em lugar da beleza.
25 Erkekleri kılıçtan geçirilecek, 2 Yiğitleri savaşta yok olacak.
25 Teus varões tombarão à espada, e teus bravos, na batalha.
26 Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; 2 Kent, yerde oturan, 2 Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.
26 Suas portas gemerão e se lastimarão; e ela, despojada, sentar-se-á por terra.
Atalhos do teclado
- Capítulo anterior←
- Próximo capítulo→
- Versículo anteriork
- Próximo versículoj
- Limpar seleçãoEsc
- Esta ajuda?
Estude este capítulo no WhatsApp
Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Isaías 3, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.