Isaías 29
Türkçe (BB31) vs NVI
1 Ariel, Ariel, 2 Davutun ordugah kurduğu kent, vay haline! 2 Sen yıla yıl kat, bayramların süredursun. anlamına gelebilir. Yeruşalim Kentini simgeliyor.
1 Ai de Ariel! Ariel, a cidade onde acampou Davi. Acrescentem um ano a outro e deixem seguir o seu ciclo de festas.
2 Ama seni sıkıntıya sokacağım. 2 Feryat, figan edeceksin, 2 Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.
2 Mas eu sitiarei Ariel, que vai chorar e lamentar-se, e vai ser para mim como uma fornalha de altar.
3 Sana karşı çepeçevre ordugah kuracak, 2 Çevreni rampalarla, kulelerle kuşatacağım.
3 Acamparei ao seu redor; eu a cercarei de torres e instalarei contra você minhas obras de cerco.
4 Alçaltılacaksın, yerin altından konuşacak, 2 Toz toprak içinden boğuk boğuk sesleneceksin. 2 Sesin ölü sesi gibi yerden, 2 Sözlerin fısıltı gibi toprağın içinden çıkacak.
4 Lançada ao chão, de lá você falará; do pó virão em murmúrio as suas palavras. Fantasmagórica, subirá sua voz da terra; um sussurro vindo do pó será sua voz.
5 Ama sayısız düşmanların ince toz, 2 Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. 2 Bir anda, ansızın,
5 Mas os seus muitos inimigos se tornarão como o pó fino, as hordas cruéis, como palha levada pelo vento. Repentinamente, de golpe,
6 Her Şeye Egemen RAB gök gürlemesiyle, 2 Depremle, büyük gümbürtü, kasırga ve fırtınayla, 2 Her şeyi yiyip bitiren ateş aleviyle seni cezalandıracak.
6 o Senhor dos Exércitos virá com trovões e terremoto e estrondoso ruído, com tempestade e furacão e chamas de um fogo devorador.
7 Sonra Ariele karşı savaşan çok sayıda ulus, 2 Ona ve kalesine saldıranların hepsi, 2 Onu sıkıntıya sokanlar bir rüya gibi, 2 Gece görülen görüm gibi yok olup gidecekler.
7 Então as hordas de todas as nações que lutam contra Ariel, que investem contra ele e contra a sua fortaleza e a sitiam, serão como acontece num sonho, numa visão noturna,
8 Rüyada yemek yediğini gören aç kişi, 2 Uyandığında hâlâ açtır; 2 Rüyada su içtiğini gören susuz kişi, 2 Uyandığında susuzluktan hâlâ baygındır. 2 İşte Siyon Dağına karşı savaşan 2 Kalabalık uluslar da böyle olacak.
8 como quando um homem faminto sonha que está comendo, mas acorda e sua fome continua; como quando um homem sedento sonha que está bebendo, mas acorda enfraquecido, sem ter saciado a sede. Assim será com as hordas de todas as nações que lutam contra o monte Sião.
9 Şaşırın, şaşkına dönün, 2 Kendinizi kör edin, görmez olun. 2 Şarap içmeden sarhoş olun, 2 İçki içmeden sendeleyin.
9 Pasmem e fiquem atônitos! Ceguem-se a si mesmos e continuem cegos! Estão bêbados, não porém de vinho, cambaleiam, mas não pela bebida fermentada.
10 Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; 2 Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, 2 Başlarınızı örttü, ey biliciler.
10 O Senhor trouxe sobre vocês um sono profundo: fechou os olhos de vocês, profetas; cobriu as cabeças de vocês, videntes.
11 Sizin için bütün görüm 2 Mühürlenmiş bir kitabın sözleri gibi oldu. 2 İnsanlar böyle bir kitabı 2 Okuma bilen birine verip, 2 ‹‹Rica etsek şunu okur musun?›› diye sorduklarında, 2 ‹‹Okuyamam, çünkü mühürlenmiş›› yanıtını alırlar.
11 Para vocês toda esta visão não passa de palavras seladas num livro. E se vocês derem o livro a alguém que saiba ler e lhe disserem: "Leia, por favor", ele responderá: "Não posso; está lacrado".
12 Kitabı okuma bilmeyen birine verip, 2 ‹‹Rica etsek şunu okur musun?›› diye sorduklarında ise, 2 ‹‹Okuma bilmem›› yanıtını alırlar.
12 Ou, se vocês derem o livro a alguém que não saiba ler e lhe disserem: "Leia, por favor", ele responderá: "Não sei ler".
13 Rab diyor ki, ‹‹Bu halk bana yaklaşıp 2 Ağızlarıyla, dudaklarıyla beni sayar, 2 Ama yürekleri benden uzak. 2 Benden korkmaları da 2 İnsanlardan öğrendikleri buyrukların sonucudur.
13 O Senhor diz: "Esse povo se aproxima de mim com a boca e me honra com os lábios, mas o seu coração está longe de mim. A adoração que me prestam só é feita de regras ensinadas por homens.
14 Onun için ben de bu halkın arasında yine bir harika, 2 Evet, şaşılacak bir şey yapacağım. 2 Bilgelerin bilgeliği yok olacak, 2 Akıllının aklı duracak.››
14 Por isso uma vez mais deixarei atônito esse povo com maravilha e mais maravilha; a sabedoria dos sábios perecerá, a inteligência dos inteligentes se desvanecerá".
15 Tasarılarını RABden gizlemeye uğraşanların vay haline! 2 Karanlıkta iş gören bu adamlar, 2 ‹‹Bizi kim görecek, kim tanıyacak?›› diye düşünürler.
15 Ai daqueles que descem às profundezas para esconder seus planos do Senhor, que agem nas trevas e pensam: "Quem é que nos vê? Quem ficará sabendo? "
16 Ne kadar ters düşünceler! 2 Çömlekçi balçıkla bir tutulur mu? 2 Yapı, kendini yapan için, 2 ‹‹Beni o yapmadı›› diyebilir mi? 2 Çömlek kendine biçim veren için, 2 ‹‹O bir şeyden anlamaz›› diyebilir mi?
16 Vocês viram as coisas de cabeça para baixo! Como se fosse possível imaginar que o oleiro é igual ao barro! Acaso o objeto formado Pode dizer àquele que o formou: "Ele não me fez"? E o vaso poderá dizer do oleiro: "Ele nada sabe"?
17 Lübnan pek yakında meyve bahçesine, 2 Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?
17 Acaso o Líbano não será logo transformado em campo fértil, e não se pensará que o campo fértil é uma floresta?
18 O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, 2 Körler koyu karanlıkta görecek.
18 Naquele dia os surdos ouvirão as palavras do livro, e, não mais em trevas e escuridão, os olhos dos cegos tornarão a ver.
19 Düşkünlerin RABde buldukları sevinç artacak, 2 Yoksullar İsrailin Kutsalı sayesinde coşacak.
19 Mais uma vez os humildes se alegrarão no Senhor, e os necessitados exultarão no Santo de Israel.
20 Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, 2 Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.
20 Será o fim do cruel, o zombador desaparecerá e todos os de olhos inclinados para o mal serão eliminados,
21 Onlar ki, insanı tek sözle davasında suçlu çıkarır, 2 Kent kapısında haksızı azarlayana tuzak kurar, 2 Yok yere haklının hakkını çiğnerler.
21 os quais com uma palavra tornam réu o inocente, no tribunal trapaceiam contra o defensor e com testemunho falso impedem que se faça justiça ao inocente.
22 Bundan dolayı, İbrahimi kurtarmış olan RAB 2 Yakup soyuna diyor ki, 2 ‹‹Yakup soyu artık utanmayacak, 2 Yüzleri korkudan sararmayacak.
22 Por isso o Senhor, que redimiu Abraão, diz à descendência de Jacó: "Jacó não será mais humilhado; e o seu rosto não tornará a empalidecer.
23 Elimin yapıtı olan çocuklarını 2 Aralarında gördüklerinde 2 Adımı kutsal sayacaklar; 2 Evet, Yakupun Kutsalını kutsal sayacak, 2 İsrailin Tanrısından korkacaklar.
23 Quando ele vir em seu meio os seus filhos, a obra de minhas mãos, proclamarão o meu santo nome; reconhecerão a santidade do Santo de Jacó,
24 Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, 2 Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››
24 e no temor do Deus de Israel permanecerão. Os desorientados de espírito obterão entendimento; e os queixosos vão aceitar instrução".
Atalhos do teclado
- Capítulo anterior←
- Próximo capítulo→
- Versículo anteriork
- Próximo versículoj
- Limpar seleçãoEsc
- Esta ajuda?
Estude este capítulo no WhatsApp
Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Isaías 29, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.