Tito 2

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Sana gelince Titus, sahih talime uygun olanı vazet.
1 Tu, porém, fala o que convém à sã doutrina.
2 Yaşlı adamlar temkinli, ağırbaşlı, sağduyulu olmalı. Şefkatli, sabırlı ve sağlam bir imana sahip olmalıdırlar.
2 Quanto aos homens idosos, que sejam temperantes, respeitáveis, sensatos, sadios na fé, no amor e na constância.
3 Aynı şekilde yaşlı kadınlar müminlere yaraşır bir hayat sürmeli, iftiracı ve şaraba esir olmamalı, iyiliği vazetmelidir.
3 Quanto às mulheres idosas, semelhantemente, que sejam sérias em seu proceder, não caluniadoras, não escravizadas a muito vinho; sejam mestras do bem,
4 Böylece genç kadınları, kocalarını ve çocuklarını sevmeleri için eğitebilirler.
4 a fim de instruírem as jovens recém-casadas a amarem ao marido e a seus filhos,
5 Onları sağduyulu, iffetli olmaları, evlerini çekip çevirmeleri, kocalarına tâbi olmaları için eğitebilirler. O zaman hiç kimse Allah’ın kelâmını kötüleyemez.
5 a serem sensatas, honestas, boas donas de casa, bondosas, sujeitas ao marido, para que a palavra de Deus não seja difamada.
6 Genç erkekleri de sağduyulu olmaya teşvik et.
6 Quanto aos moços, de igual modo, exorta-os para que, em todas as coisas, sejam criteriosos.
7 Hayırlı işler yaparak her bakımdan onlara örnek ol. Vaaz ederken dürüst ve ciddi ol.
7 Torna-te, pessoalmente, padrão de boas obras. No ensino, mostra integridade, reverência,
8 Tenkit edilemeyecek sahih sözler söyle. Böylece bize karşı olanlar mahcup olurlar, aleyhimizde kötü bir şey söyleyemezler.
8 linguagem sadia e irrepreensível, para que o adversário seja envergonhado, não tendo indignidade nenhuma que dizer a nosso respeito.
9 Köleleri her konuda efendilerine tâbi olmaları, onları hoşnut etmeleri, ters cevap vermemeleri için eğit.
9 Quanto aos servos, que sejam, em tudo, obedientes ao seu senhor, dando-lhe motivo de satisfação; não sejam respondões,
10 Hırsızlık yapmasınlar, bunun yerine her konuda itimada lâyık olduklarını göstersinler. Böylece yaptıkları her şeyde Kurtarıcımız Allah’ın talimini cazibeli hale getirirler.
10 não furtem; pelo contrário, deem prova de toda a fidelidade, a fim de ornarem, em todas as coisas, a doutrina de Deus, nosso Salvador.
11 Allah herkese kurtuluş sağlayarak ne kadar lütufkâr olduğunu gösterdi.
11 Porquanto a graça de Deus se manifestou salvadora a todos os homens,
12 Bu lütuf sayesinde takvasızlığı, saygısızlığı ve dünyevî arzuları reddetmeyi, sağduyulu olmayı, doğru olanı yapmayı ve bu dünyada yaşarken Allah’ı hoşnut etmeyi öğreniriz.
12 educando-nos para que, renegadas a impiedade e as paixões mundanas, vivamos, no presente século, sensata, justa e piedosamente,
13 Bu arada yüce Allah ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in ihtişam içinde geleceği mübarek günü umutla bekliyoruz.
13 aguardando a bendita esperança e a manifestação da glória do nosso grande Deus e Salvador Cristo Jesus,
14 İsa Mesih kendini bizim için feda etti. Bizi her tür kötülüğü işlemekten kurtardı. Kendisine ait bir topluluk, hayırlı işler yapmaya gayretli bir topluluk olalım diye kalplerimizi temizledi.
14 o qual a si mesmo se deu por nós, a fim de remir-nos de toda iniquidade e purificar, para si mesmo, um povo exclusivamente seu, zeloso de boas obras.
15 Bunları vazetmeye devam et. Müminleri cesaretlendir. Yanlış bir şey yaptıklarında tam bir yetkiyle azarla. Hiç kimse seni küçümsemesin.
15 Dize estas coisas; exorta e repreende também com toda a autoridade. Ninguém te despreze.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Tito 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.