Mateus 17

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs NTLH

Sair da comparação
NTLH Nova Tradução na Linguagem de Hoje 2000
1 İsa altı gün sonra Petrus’u, Yakub’u ve onun kardeşi Yuhanna’yı yanına aldı. Onları yüksek bir dağın tepesine çıkardı. Orada yalnızdılar.
1 Seis dias depois, Jesus foi para um monte alto, levando consigo somente Pedro e os irmãos Tiago e João.
2 Gözleri önünde İsa’nın görünümü değişti. Yüzü güneş gibi parladı, elbiseleri ışık gibi bembeyaz oldu.
2 Ali, eles viram a aparência de Jesus mudar: o seu rosto ficou brilhante como o sol, e as suas roupas ficaram brancas como a luz.
3 Sonra birden Musa’yla İlyas şakirtlere göründü. İsa’yla konuşmaya başladılar.
3 E os três discípulos viram Moisés e Elias conversando com Jesus.
4 Petrus, İsa’ya şöyle dedi: “Efendimiz, iyi ki buradayız! İstersen üç çardak kurayım. Biri sana, biri Musa’ya, biri de İlyas’a.”
4 Então Pedro disse a Jesus: — Como é bom estarmos aqui, Senhor! Se o senhor quiser, eu armarei três barracas neste lugar: uma para o senhor, outra para Moisés e outra para Elias.
5 O daha konuşurken parlak bir bulut çevrelerini sardı. Allah buluttan seslendi, “Bu benim sevgili semavî Oğlum’dur. O’ndan razıyım. O’na itaat edin!” dedi.
5 Enquanto Pedro estava falando, uma nuvem brilhante os cobriu, e dela veio uma voz, que disse: — Este é o meu Filho querido, que me dá muita alegria. Escutem o que ele diz!
6 İsa’nın şakirtleri bu sesi duydular, çok korktular, yüzüstü yere düştüler.
6 Quando os discípulos ouviram a voz, ficaram com tanto medo, que se ajoelharam e encostaram o rosto no chão.
7 İsa gelip onlara dokundu. “Kalkın, korkmayın!” dedi.
7 Jesus veio, tocou neles e disse:
8 Şakirtler başlarını kaldırınca yalnızca İsa’yı gördüler.
8 Então eles olharam em volta e não viram ninguém, a não ser Jesus.
9 Dağdan inerlerken İsa onlara şu emri verdi: “Ben İnsanoğlu olarak ölümden dirilene kadar gördüklerinizi kimseye söylemeyin.”
9 Quando estavam descendo do monte, ele lhes deu esta ordem:
10 Şakirtleri O’na, “O zaman din âlimleri neden Mesih’ten önce İlyas gelmeli diyorlar?” diye sordular.
10 Então os discípulos perguntaram: — Por que os
11 İsa onlara şu cevabı verdi: “Doğru, İlyas gelecek, her şeyi düzene sokacak.
11 Ele respondeu:
12 Size şunu söyleyeyim, İlyas zaten geldi. Onu tanımadılar, ona yapmadıklarını bırakmadılar. İnsanoğlu da aynı şekilde onların elinden acı çekecektir.”
12 porém eu afirmo a vocês que Elias já veio, e não o reconheceram, mas o maltrataram como quiseram. Assim também maltratarão o Filho do Homem.
13 Şakirtler İsa’nın Vaftizci Yahya’dan söz ettiğini anladılar.
13 Então os discípulos entenderam que Jesus estava falando a respeito de João Batista.
14 İsa ve şakirtleri kalabalığın yanına geri döndü. Bir adam İsa’ya gelip önünde diz çöktü.
14 Quando eles chegaram perto da multidão, um homem foi até perto de Jesus, ajoelhou-se diante dele
15 Adam İsa’ya, “Efendimiz!” dedi, “Oğlumun haline acı! Saralı olduğu için çok sıkıntı çekiyor. Kendini devamlı ateşe ya da suya atıyor.
15 e disse: — Senhor, tenha pena do meu filho! Ele é epilético e tem ataques tão fortes, que muitas vezes cai no fogo ou na água.
16 Onu şakirtlerine getirdim, fakat şifa veremediler.”
16 Eu o trouxe para os seus discípulos a fim de que eles o curassem, mas eles não conseguiram.
17 İsa, “Sizi imansız ve sapmış nesil!” dedi. “Sizinle daha ne kadar kalmam lazım, size daha ne kadar katlanmam lazım? Çocuğu bana getirin.”
17 Jesus respondeu:
18 İsa cine emredince cin çocuğun içinden çıktı. Çocuk o anda şifa buldu.
18 Então deu uma ordem, o demônio saiu, e no mesmo instante o menino ficou curado.
19 Sonra şakirtler özel olarak İsa’nın yanına geldiler. “Biz cini neden çıkaramadık?” diye sordular.
19 Depois os discípulos chegaram perto de Jesus, em particular, e perguntaram: — Por que foi que nós não pudemos expulsar aquele demônio?
20 İsa onlara, “Çünkü imanınız kıt” diye cevap verdi. “Emin olun, hardal tanesi kadar imanınız olsa, şu dağa, ‘Buradan kalk, oraya git’ dersiniz, gider. Sizin için hiçbir şey imkânsız olmaz.”
20 Jesus respondeu:
21 İsa onlara, “Çünkü imanınız kıt” diye cevap verdi. “Emin olun, hardal tanesi kadar imanınız olsa, şu dağa, ‘Buradan kalk, oraya git’ dersiniz, gider. Sizin için hiçbir şey imkânsız olmaz.”
21 [Mas esse tipo de demônio só pode ser expulso com oração e jejum.]
22 İsa’nın şakirtleri Celile’de bir araya toplandı. İsa onlara, “İnsanoğlu ihanete uğrayacak,
22 Um dia os discípulos estavam se reunindo na Galileia, e Jesus disse a eles:
23 öldürülecek, fakat üçüncü gün dirilecek” dedi. Bu sözler şakirtleri çok üzdü.
23 e eles vão matá-lo; mas três dias depois ele será ressuscitado. E os discípulos ficaram muito tristes.
24 İsa ve şakirtleri Kefarnahum’a gitti. İki dirhemlik mabet vergisini toplayan memurlar Petrus’un yanına geldiler, “Hocanız mabet vergisini ödemiyor mu?” diye sordular.
24 Quando Jesus e os discípulos chegaram à cidade de Cafarnaum, os cobradores do imposto do Templo foram perguntar a Pedro: — O mestre de vocês não paga o imposto do Templo?
25 Petrus, “Ödüyor” diye cevap verdi; sonra eve girdi. Petrus daha bir şey demeden İsa ona sordu: “Simun, sence dünyanın kralları kimlerden gümrük ya da haraç alır? Kendi vatandaşlarından mı, yoksa yabancılardan mı?”
25 — Paga, sim! — respondeu Pedro. Depois Pedro entrou em casa, mas, antes que falasse alguma coisa, Jesus disse:
26 Petrus, “Yabancılardan alırlar” diye cevap verdi. İsa ona şöyle dedi: “Demek ki vatandaşlar muaftır;
26 — São os estrangeiros! — respondeu Pedro.
27 fakat biz yine de mabet vergisini toplayanları gücendirmeyelim. Göle git, oltanı at. Tuttuğun ilk balığın ağzını aç; dört dirhemlik bir akçe bulacaksın. Bu akçeyi ikimizin mabet vergisi olarak ver.”
27 Mas nós não queremos ofender essa gente. Por isso vá até o lago, jogue o anzol e puxe o primeiro peixe que você fisgar. Na boca dele você encontrará uma moeda. Então vá e pague com ela o meu imposto e o seu.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Mateus 17, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.