Mateus 15

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs NAA

Sair da comparação
NAA Nova Almeida Atualizada 2017
1 Daha sonra Kudüs’ten bazı Ferisiler ve din âlimleri İsa’nın yanına geldiler. O’na sordular:
1 Então alguns fariseus e escribas vieram de Jerusalém até Jesus e perguntaram:
2 “Senin şakirtlerin atalarımızın âdetlerine neden uymuyorlar? Neden yemekten önce ellerini dini kaidelere göre yıkamıyorlar!”
2 — Por que os seus discípulos transgridem a tradição dos anciãos? Pois não lavam as mãos, quando comem.
3 İsa onları şöyle cevapladı: “Peki ya siz neden âdetleriniz uğruna Allah’ın emrini çiğniyorsunuz?
3 Jesus, porém, lhes respondeu:
4 Zira Allah, ‘Annene babana hürmet et’ ve ‘Anne ya da babasını lânetleyen kesinlikle öldürülmelidir’ der.
4 Porque Deus disse: “Honre o seu pai e a sua mãe.” E: “Quem maldisser o seu pai ou a sua mãe seja punido de morte.”
5 Fakat siz, ‘Kim anne ya da babasına, sana yardım edemem, çünkü benden alacakların Allah’a adanmıştır’ derse,
5 Vocês, porém, dizem que, se alguém disser ao seu pai ou à sua mãe: “A ajuda que você poderia receber de mim é oferta ao Senhor”,
6 artık anne babası için bir şey yapmak zorunda değildir diyorsunuz. Böylece âdetleriniz yüzünden Allah’ın kelâmını boşa çıkarmış oluyorsunuz.
6 esse não precisará mais honrar os seus pais. E, assim, vocês invalidam a palavra de Deus, por causa da tradição de vocês.
7 Sizi ikiyüzlüler! Yeşaya Peygamber hakkınızda ne de güzel söylemiş:
7 Hipócritas! Bem profetizou Isaías a respeito de vocês, dizendo:
8 ‘Bu halk beni dudaklarıyla sayar, fakat kalpleri benden uzaktır.
8 “Este povo me honra
9 İbadetlerinin gözümde hiç değeri yoktur. Çünkü vazettikleri şeyler, sadece insan emirleridir.’
9 E em vão me adoram,
10 İsa halkı yanına çağırdı; onlara, “Beni dinleyin, şunu iyi anlayın” dedi.
10 E, convocando a multidão, Jesus disse:
11 “Ağızdan içeri giren hiçbir şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten şey, ağızdan çıkandır.”
11 o que contamina a pessoa não é o que entra pela boca, mas o que sai da boca; isto, sim, contamina a pessoa.
12 İsa’nın şakirtleri O’na yaklaşıp şöyle dediler: “Söylediğin söz Ferisileri kızdırdı. Fark ettin mi?”
12 Então, aproximando-se dele os discípulos, disseram: — Sabia que os fariseus, ouvindo o que o senhor disse, ficaram escandalizados?
13 İsa şöyle cevap verdi: “Semavî Babam’ın dikmediği her ağaç kökünden sökülecek.
13 Mas ele respondeu:
14 Bırakın gitsinler. Onlar kördür ve kendileri gibi kör olanlara kılavuzluk ederler. Fakat kör köre kılavuzluk ederse, ikisi birden hendeğe düşer.”
14 Esqueçam os fariseus; são cegos, guias de cegos. Ora, se um cego guiar outro cego, ambos cairão num buraco.
15 Petrus, “Bize bu misali izah eder misin?” dedi.
15 Então Pedro disse a Jesus: — Explique-nos esta parábola.
16 İsa, “Siz de mi anlamıyorsunuz?
16 Jesus, porém, disse:
17 Biliyorsunuz, ağızdan giren her şey mideye iner, oradan da dışarı atılır.
17 Não compreendem que tudo o que entra pela boca desce para o estômago e depois é eliminado?
18 Fakat ağızdan çıkan sözler insanın kalbinden doğar. İşte insan bu şekilde kirlenir.
18 Mas o que sai da boca vem do coração, e é isso que contamina a pessoa.
19 Bunu söylüyorum, çünkü fesat, cinayet, zina, fuhuş, hırsızlık, yalan ve iftira hep kalpten doğar.
19 Porque do coração procedem maus pensamentos, homicídios, adultérios, imoralidade sexual, furtos, falsos testemunhos, blasfêmias.
20 İnsanı kirleten şey, bu kötülüklerdir. Fakat elleri dini kaidelere göre yıkamadan yemek yemek, insanı kirletmez.”
20 São estas as coisas que contaminam a pessoa; mas o comer sem lavar as mãos não a contamina.
21 İsa oradan ayrıldı, Sur ve Sayda yöresine gitti.
21 Saindo dali, Jesus foi para a região de Tiro e Sidom.
22 O yörenin yerlisi olan Kenanlı bir kadın İsa’ya geldi; “Ey Efendimiz, ey Davud Oğlu, acı bana! Kızım cine tutuldu, çok acı çekiyor” diye feryat etti.
22 E eis que uma mulher cananeia, que tinha vindo daqueles lados, clamava: — Senhor, Filho de Davi, tenha compaixão de mim! Minha filha está horrivelmente endemoniada.
23 İsa kadına bir şey demedi. Şakirtler İsa’ya geldi, “Bu kadını gönder! Arkamızdan bağırıp duruyor!” dediler.
23 Jesus, porém, não lhe respondeu palavra. Então os seus discípulos, aproximando-se, disseram: — Mande-a embora, pois vem gritando atrás de nós.
24 Bunun üzerine İsa, “Ben yalnızca İsrailoğullarına gönderildim; yolunu şaşırmış koyunlar gibidirler” diye cevap verdi.
24 Mas Jesus respondeu:
25 Kadın İsa’nın önünde yere kapandı, “Ey Efendimiz, bana yardım et!” dedi.
25 Ela, porém, veio e o adorou, dizendo: — Senhor, me ajude!
26 İsa kadına, “Çocukların ekmeğini köpeklere vermek doğru olmaz” dedi.
26 Jesus respondeu:
27 Kadın, “Evet Efendimiz, haklısın. Fakat köpekler de efendilerinin masasından düşen kırıntıları yerler” diye cevap verdi.
27 A mulher disse: — É verdade, Senhor, pois os cachorrinhos comem das migalhas que caem da mesa dos seus donos.
28 O zaman İsa, “Kadın, imanın çok büyük! Dileğin yerine gelsin!” dedi. Kadının kızı o anda şifa buldu.
28 Então Jesus exclamou: E, desde aquele momento, a filha dela ficou curada.
29 Sonra İsa oradan ayrıldı ve Celile Gölü kıyısına gitti. Bir tepeye çıkıp yere oturdu.
29 Saindo dali, Jesus foi para junto do mar da Galileia; e, subindo ao monte, assentou-se ali.
30 Büyük bir kalabalık O’na yaklaştı. Yanlarında kötürüm, kör, sakat, sağır, dilsiz ve daha birçok hastalığa tutulmuş insanlar getirmişlerdi. Bunları İsa’nın ayaklarının dibine yatırdılar. İsa da hepsine şifa verdi.
30 E vieram a ele muitas multidões trazendo consigo coxos, cegos, aleijados, mudos e muitos outros e os deixaram junto aos pés de Jesus; e ele os curou.
31 İnsanlar sağır ve dilsizlerin konuştuğuna, sakatların iyileştiğine ve körlerin gördüğüne şahit olunca hayrete düştüler; İsrail’in Allahı’na hamdettiler.
31 O povo ficou maravilhado ao ver que os mudos falavam, os aleijados recuperavam a saúde, os coxos andavam e os cegos viam. E glorificavam o Deus de Israel.
32 İsa şakirtlerini çağırdı, onlara şöyle dedi: “Bu insanlara acıyorum. Üç gündür yanımdalar, yiyecek bir şeyleri yok. Onları evlerine aç göndermek istemiyorum. Çünkü yolda dayanamayıp bayılırlar” dedi.
32 Então Jesus chamou os seus discípulos e disse:
33 Şakirtleri O’na, “Böyle ıssız yerde bu kalabalığı doyuracak miktarda ekmeği nereden bulalım?” diye sordular.
33 Mas os discípulos lhe disseram: — Onde haverá neste deserto pão suficiente para saciar tão grande multidão?
34 İsa onlara sordu: “Kaç ekmeğiniz var?” Onlar da, “Yedi ekmekle birkaç küçük balığımız var” dediler.
34 Jesus perguntou: Eles responderam: — Sete pães e alguns peixinhos.
35 İsa kalabalığa yere oturmasını emretti.
35 Então, tendo mandado o povo assentar-se no chão,
36 Sonra yedi ekmeği ve balıkları aldı. Allah’a şükredip böldü, şakirtlerine verdi. Şakirtler de halka dağıttılar.
36 pegou os sete pães e os peixes e, tendo dado graças, os partiu e deu aos discípulos, e estes distribuíram ao povo.
37 Halk yiyip doydu. Yemek artıklarından yedi sepet dolusu toplandı.
37 Todos comeram e se fartaram; e, dos pedaços que sobraram, recolheram sete cestos cheios.
38 Yemek yiyenler, kadınlar ve çocuklar hariç, dört bin erkekti.
38 Ora, os que comeram eram quatro mil homens, além de mulheres e crianças.
39 İsa kalabalığı evlerine gönderdikten sonra tekneye bindi ve Magadan yöresine geçti.
39 E, tendo despedido as multidões, Jesus entrou no barco e foi para o território de Magadã.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Mateus 15, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.