Mateus 12

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 Şabat Günü’ydü; İsa ekinlerin içinden geçiyordu. Şakirtleri acıkmıştı; başakları koparıp yemeye başladılar.
1 Naquele tempo, passou Jesus pelas searas, em um sábado; e os seus discípulos, tendo fome, começaram a colher espigas e a comer.
2 Ferisiler bunu görünce İsa’ya, “Bak, şakirtlerin Şabat Günü caiz olmayanı yapıyorlar!” dediler.
2 E os fariseus, vendo isso, disseram-lhe: Eis que os teus discípulos fazem o que não é lícito fazer num sábado.
3 İsa onlara, “Davud ve adamları acıkınca ne yaptı, hiç okumadınız mı?” diye sordu.
3 Ele, porém, lhes disse: Não tendes lido o que fez Davi, quando teve fome, ele e os que com ele
4 “Davud Allah’ın evine girdi, kendisi ve adamları adak ekmeklerinden yedi. Oysa rahiplerden başkasının bu ekmeklerden yemesi yasaktır.
4 Como entrou na Casa de Deus e comeu os pães da proposição, que não lhe era lícito comer, nem aos que com ele
5 Rahipler mabette çalışarak her hafta Şabat Günü emrini çiğniyorlar. Bunu Tevrat’ta okumadınız mı? Onlar buna rağmen suçlu sayılmıyorlar.
5 Ou não tendes lido na lei que, aos sábados, os sacerdotes no templo violam o sábado e ficam sem culpa?
6 Emin olun, burada mabetten daha önemli biri var.
6 Pois eu vos digo que está aqui quem é maior do que o templo.
7 Eğer, ‘Kurban kesmenizi değil, insanlara merhamet etmenizi isterim’ sözünün ne anlama geldiğini bilseydiniz, suçu olmayanları mahkûm etmezdiniz.
7 Mas, se vós soubésseis o que significa: Misericórdia quero e não sacrifício, não condenaríeis os inocentes.
8 Çünkü ben İnsanoğlu olarak Şabat Günü’nün de Efendisi’yim.”
8 Porque o Filho do Homem até do sábado é Senhor.
9 İsa oradan ayrıldı ve havraya gitti.
9 E, partindo dali, chegou à sinagoga deles.
10 Orada eli sakat bir adam vardı. Ferisiler, İsa’yı suçlayacak bir şey bulmak niyetiyle O’na, “Şabat Günü hastalara şifa vermek caiz midir?” diye sordular.
10 E estava ali um homem que tinha uma das mãos mirrada; e eles, para acusarem Jesus, o interrogaram, dizendo: É lícito curar nos sábados?
11 İsa onlara şöyle cevap verdi: “Eğer koyunlarınızdan biri Şabat Günü çukura düşerse onu oradan çekip çıkarmaz mısınız?
11 E ele lhes disse: Qual dentre vós será o homem que, tendo uma ovelha, se num sábado ela cair numa cova, não lançará mão dela e a levantará?
12 İnsan koyundan çok daha önemlidir! Yani, Şabat Günü iyilik yapmak caizdir.”
12 Pois quanto mais vale um homem do que uma ovelha? É, por consequência, lícito fazer bem nos sábados.
13 Sonra İsa eli sakat adama, “Elini uzat” dedi. Adam söyleneni yaptı; o anda eli tıpkı ötekisi gibi sapasağlam oldu.
13 Então disse àquele homem: Estende a mão. E ele a estendeu, e ficou sã como a outra.
14 Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsa’yı öldürmenin bir yolunu aramaya başladılar.
14 E os fariseus, tendo saído, formaram conselho contra ele, para o matarem.
15 İsa, Ferisilerin ne düşündüğünü bildiğinden oradan ayrıldı. Büyük kalabalıklar O’nun peşinden gitti. İsa hastaların hepsine şifa verdi.
15 Jesus, sabendo isso, retirou-se dali, e acompanhou-o uma grande multidão de gente, e ele curou a todos.
16 Kim olduğunu başkalarına söylememeleri için onları uyardı.
16 E recomendava-lhes rigorosamente que o não descobrissem,
17 Böylece Allah’ın Yeşaya Peygamber’in ağzıyla söylediği şu sözler yerine geldi:
17 para que se cumprisse o que fora dito pelo profeta Isaías, que diz:
18 “İşte seçtiğim Kul! O, razı olduğum sevgili Kulum’dur. O’nu Ruhum’la donatacağım, diğer halklara hükmümü O bildirecek.
18 Eis aqui o meu servo que escolhi, o meu amado, em quem a minha alma se compraz; porei sobre ele o meu Espírito, e anunciará aos gentios o juízo.
19 Bağırıp kavga etmeyecek, sokaklarda O’nun sesini duymayacaklar.
19 Não contenderá, nem clamará, nem alguém ouvirá pelas ruas a sua voz;
20 Ezik kamışı kırmayacak, titrek alevi söndürmeyecek. Adaleti zafere ulaştıracak.
20 não esmagará a cana quebrada e não apagará o morrão que fumega, até que faça triunfar o juízo.
21 Bütün halklar O’na umut bağlayacak.”
21 E, no seu nome, os gentios esperarão.
22 Sonra İsa’ya cinli, kör ve dilsiz bir adam getirdiler. İsa adama şifa verdi; adam konuşmaya ve görmeye başladı.
22 Trouxeram-lhe, então, um endemoninhado cego e mudo; e, de tal modo o curou, que o cego e mudo falava e via.
23 Oradakilerin hepsi hayret etti. “Belki de Davud Oğlu bu adamdır” demeye başladılar.
23 E toda a multidão se admirava e dizia: Não é este o Filho de Davi?
24 Ferisiler olayı duydu; “Bu adam cinleri, cinlerin reisi Baalzevul’un, yani Şeytan’ın kuvvetiyle kovuyor” dediler.
24 Mas os fariseus, ouvindo isso, diziam: Este não expulsa os demônios senão por Belzebu, príncipe dos demônios.
25 İsa onların ne düşündüğünü biliyordu. Onlara, “İçinde nifak olan ülke felâkete uğrar. Kendi içinde bölünen şehir ya da ev halkı ayakta kalamaz.
25 Jesus, porém, conhecendo os seus pensamentos, disse-lhes: Todo reino dividido contra si mesmo é devastado; e toda cidade ou casa dividida contra si mesma não subsistirá.
26 Eğer Şeytan kendi cinlerini kovuyorsa, kendi içinde bölünmüş demektir. Bu durumda onun hükümranlığı nasıl sürer?
26 E, se Satanás expulsa a Satanás, está dividido contra si mesmo; como subsistirá, pois, o seu reino?
27 Eğer ben cinleri Baalzevul’un kuvvetiyle kovuyorsam, sizin adamlarınız kimin kuvvetiyle kovuyor? Bu durumda haksız olduğunuzu kendi adamlarınız açıkça gösteriyor.
27 E, se eu expulso os demônios por Belzebu, por quem os expulsam, então, os vossos filhos? Portanto, eles mesmos serão os vossos juízes.
28 Ben cinleri Allah’ın Ruhu’yla kovuyorum. Bu da Allah’ın Hükümranlığı’nın size ulaştığını gösterir.
28 Mas, se eu expulso os demônios pelo Espírito de Deus, é conseguintemente chegado a vós o Reino de Deus.
29 Güçlü bir adamın evine girip onu soymak isteyen, önce adamı bağlar. O zaman o güçlü adamın evini yağmalayabilir.
29 Ou como pode alguém entrar em casa do e furtar os seus bens, se primeiro não manietar o valente, saqueando, então, a sua casa?
30 Benden yana olmayan bana karşıdır. Benimle birlikte toplamayan, darmadağın ediyor demektir.
30 Quem não é comigo é contra mim; e quem comigo não ajunta espalha.
31 Bu sebeple emin olun, işlenen her günah, edilen her küfür affedilebilir, fakat Mukaddes Ruh’a edilen küfür affedilmeyecektir.
31 Portanto, eu vos digo: todo pecado e blasfêmia se perdoará aos homens, mas a blasfêmia contra o Espírito não será perdoada aos homens.
32 İnsanoğlu’nu kötüleyenler affedilebilir, fakat Mukaddes Ruh’u kötüleyenler asla affedilmeyecektir; ne bu dünyada ne de ahirette.
32 E, se qualquer disser
33 “İyi meyve istiyorsanız ağacınız da iyi olmalıdır. Fakat ağacınız kötüyse, meyvesi de kötü olur. Her ağaç, verdiği meyveyle tanınır.
33 Ou dizeis que a árvore é boa e o seu fruto, bom, ou dizeis que a árvore é má e o seu fruto, mau; porque pelo fruto se conhece a árvore.
34 Sizi yılan soyu! Ne kadar kötüsünüz! Siz hiç iyi şeyler söyleyebilir misiniz? İnsanın kalbinde ne varsa, ağzından da o çıkar.
34 Raça de víboras, como podeis vós dizer boas
35 Kalbi iyilikle dolu iyi bir insanın ağzından iyi sözler çıkar. Kalbi kötülükle dolu kötü bir insanın ağzından kötü sözler çıkar.
35 O homem bom tira boas
36 Emin olun, insanlar düşüncesizce söyledikleri her söz için hesap gününde hesap vermek zorunda kalacaktır.
36 Mas eu vos digo que de toda palavra ociosa que os homens disserem hão de dar conta no Dia do Juízo.
37 Kendi sözlerinizle haklı çıkacaksınız veya kendi sözlerinizle suçlu ilan edileceksiniz.”
37 Porque por tuas palavras serás justificado e por tuas palavras serás condenado.
38 Bunun üzerine bazı din âlimleri ve Ferisiler İsa’ya, “Hocam, mucizevî bir alâmet göstermeni istiyoruz” dediler.
38 Então, alguns dos escribas e dos fariseus tomaram a palavra, dizendo: Mestre, quiséramos ver da tua parte algum sinal.
39 İsa onlara şu cevabı verdi: “Alâmet isteyen kötü ve vefasız nesil! Sizlere Yunus Peygamber’in alâmetinden başkası gösterilmeyecek.
39 Mas ele lhes respondeu e disse: Uma geração má e adúltera pede
40 Yunus Peygamber, dev bir balığın karnında üç gün üç gece kaldı. İnsanoğlu da tıpkı bunun gibi, mezarda üç gün üç gece kalacaktır.
40 pois, como Jonas esteve três dias e três noites no ventre da baleia, assim estará o Filho do Homem três dias e três noites no seio da terra.
41 Hesap günü Ninova halkı bu nesille birlikte kalkacak, onu mahkûm edecek. Çünkü Ninovalılar Yunus’un vaazını duyunca tövbe ettiler. Şimdi burada Yunus’tan daha üstün biri var!
41 Os ninivitas ressurgirão no Juízo com esta geração e a condenarão, porque se arrependeram com a pregação de Jonas. E eis que
42 Hesap günü Güney Kraliçesi bu nesille birlikte kalkacak, onu mahkûm edecek. Çünkü kraliçe, Süleyman’ın hikmetli sözlerini dinlemek için dünyanın ta öbür ucundan gelmişti. Şimdi burada Süleyman’dan daha üstün biri var!
42 A Rainha do Sul se levantará no
43 “Cin insanın içinden çıktığı zaman kurak yerlerde dolanıp huzur arar. Bulamayınca da,
43 E, quando o espírito imundo tem saído do homem, anda por lugares áridos, buscando repouso, e não o encontra.
44 ‘Eski evime geri döneyim’ der. Geri döndüğünde evi boş, süpürülmüş ve düzeltilmiş bulur.
44 Então, diz: Voltarei para a minha casa, donde saí. E, voltando, acha-
45 Bunun üzerine gider, kendisinden daha kötü olan yedi cinle birlikte geri döner. Hepsi birlikte o kişide yaşamaya başlar. Böylece o kişinin son hali ilkinden beter olur. Bu kötü nesle de aynı şey olacaktır.”
45 Então, vai e leva consigo outros sete espíritos piores do que ele, e, entrando, habitam ali; e são os últimos
46 İsa halkla konuşurken annesi ve kardeşleri gelip dışarıda durdu. O’nunla görüşmek istiyorlardı.
46 E, falando ele ainda à multidão, eis que estavam fora sua mãe e seus irmãos, pretendendo falar-lhe.
47 Oradakilerden biri O’na, “Annen ve kardeşlerin geldi, dışarıdalar. Seninle konuşmak istiyorlar” dedi.
47 E disse-lhe alguém: Eis que estão ali fora tua mãe e teus irmãos, que querem falar-te.
48 İsa ona şöyle cevap verdi: “Annem ve kardeşlerim kimdir?”
48 Porém ele, respondendo, disse ao que lhe falara: Quem é minha mãe? E quem são meus irmãos?
49 Sonra şakirtlerini işaret ederek şöyle dedi: “İşte annem, işte kardeşlerim!
49 E, estendendo a mão para os seus discípulos, disse: Eis aqui minha mãe e meus irmãos;
50 Evet, semavî Babam’ın isteğini yerine getiren herkes benim kardeşim, kız kardeşim ve annemdir.”
50 porque qualquer que fizer a vontade de meu Pai, que

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Mateus 12, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.