Lucas 13

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 Vali Pilatus’un askerleri, kurban kesen bazı Celilelileri öldürmüştü. Ölen Celilelilerin kanı kestikleri kurbanların kanına karışmıştı. Bazı kişiler gelip bunu İsa’ya haber verdiler.
1 E, naquele mesmo tempo, estavam presentes ali alguns que lhe falavam dos galileus cujo sangue Pilatos misturara com os seus sacrifícios.
2 İsa şöyle karşılık verdi: “Sizce bu Celileliler diğer Celilelilerden daha mı günahkârdılar? Onun için mi başlarına böyle bir felâket geldi?
2 E, respondendo Jesus, disse-lhes: Cuidais vós que esses galileus foram mais pecadores do que todos os galileus, por terem padecido tais coisas?
3 Size diyorum ki, hayır! Fakat tövbe etmezseniz, hepiniz onlar gibi helâk olacaksınız.
3 Não, vos digo; antes, se vos não arrependerdes, todos de igual modo perecereis.
4 Peki Kudüs’ün Şiloah mahallesindeki kule üzerlerine yıkılınca ölen on sekiz kişi için ne demeli? Sizce onlar Kudüs’te yaşayan diğer insanlardan daha mı günahkârdı?
4 E aqueles dezoito sobre os quais caiu a torre de Siloé e os matou, cuidais que foram mais culpados do que todos quantos homens habitam em Jerusalém?
5 Size hayır diyorum! Fakat tövbe etmezseniz, hepiniz onlar gibi helâk olacaksınız.”
5 Não, vos digo; antes, se vos não arrependerdes, todos de igual modo perecereis.
6 Sonra İsa şu misali verdi: “Adamın birinin bağında bir incir ağacı varmış. Adam gelip ağaçta meyve aramış, fakat bulamamış.
6 E dizia esta parábola: Um certo
7 Bağcısına demiş ki, ‘Bak, üç yıldır gelip bu ağaçta meyve arıyorum, bulamıyorum. Kes bu ağacı! Niye boşu boşuna toprağı işgal etsin ki?’
7 E disse ao vinhateiro: Eis que há três anos venho procurar fruto nesta figueira e não
8 Bağcı da ona cevap olarak, ‘Efendim, ağacı bir yıl daha bırak. Ben de bu arada çevresini kazıp gübreleyeyim.
8 E, respondendo ele, disse-lhe: Senhor, deixa-a este ano, até que eu a escave e a esterque;
9 Belki gelecek yıl meyve verir. Vermezse, onu kesersin’ demiş.”
9 e, se der fruto,
10 İsa Şabat Günü havralardan birinde vaaz ediyordu.
10 E ensinava no sábado, numa das sinagogas.
11 Orada cine tutulmuş bir kadın vardı. Cin yüzünden on sekiz yıldır sakat kalmıştı. İki büklüm olmuş, belini hiç doğrultamıyordu.
11 E eis que estava ali uma mulher que tinha um espírito de enfermidade havia já dezoito anos; e andava curvada e não podia de modo algum endireitar-se.
12 İsa onu görünce yanına çağırdı ve ona, “Hastalığından kurtuldun” dedi.
12 E, vendo-a Jesus, chamou-a a si, e disse-lhe: Mulher, estás livre da tua enfermidade.
13 Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Allah’a hamdetmeye başladı.
13 E impôs as mãos sobre ela, e logo se endireitou e glorificava a Deus.
14 Havra önderi hastaya Şabat Günü şifa verdi diye İsa’ya kızdı; kalabalığa dönüp, “Çalışmak için haftada altı gün var. O günlerde şifa arayın; Şabat Günü gelmeyin” dedi.
14 E, tomando a palavra o príncipe da sinagoga, indignado porque Jesus curava no sábado, disse à multidão: Seis dias há em que é mister trabalhar; nestes, pois, vinde para serdes curados e não no dia de sábado.
15 İsa ona şu cevabı verdi: “Sizi ikiyüzlüler! Öküzünüzü veya eşeğinizi ahırdan çözüp her gün, hatta Şabat Günü bile su içmeye götürmüyor musunuz?
15 Respondeu-lhe, porém, o Senhor e disse: Hipócrita, no sábado não desprende da manjedoura cada um de vós o seu boi ou jumento e não o leva a beber água?
16 İyileştirdiğim bu kadın İbrahim’in soyundandır. Şeytan on sekiz yıldır onu esir etmişti. Şabat Günü bu esaretten kurtulup şifa bulmasında ne sakınca var?”
16 E não convinha soltar desta prisão, no dia de sábado, esta filha de Abraão, a qual
17 İsa’nın bu sözleri muhaliflerinin hepsini utandırdı. Bütün cemaat O’nun yaptığı harikalara sevindi.
17 E, dizendo ele isso, todos os seus adversários ficaram envergonhados, e todo o povo se alegrava por todas as coisas gloriosas que eram feitas por ele.
18 Sonra İsa şöyle dedi: “Allah’ın Hükümranlığı neye benzer? Onu neye benzeteyim?
18 E dizia: A que é semelhante o Reino de Deus, e a que o compararei?
19 Allah’ın Hükümranlığı bir adamın bahçesine ektiği küçücük hardal tohumuna benzer. Tohum büyür, ağaç olur ve kuşlar dallarında barınırlar.”
19 É semelhante ao grão de mostarda que um homem, tomando-o, lançou na sua horta; e cresceu e fez-se grande árvore, e em seus ramos se aninharam as aves do céu.
20 İsa yine, “Allah’ın Hükümranlığı’nı neye benzeteyim?” dedi.
20 E disse outra vez: A que compararei o Reino de Deus?
21 “O, bir kadının alıp üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Azıcık maya bütün hamuru kabartır” dedi.
21 É semelhante ao fermento que uma mulher, tomando-o, escondeu em três medidas de farinha, até que tudo levedou.
22 İsa Kudüs’e giderken her köy ve şehirde durup vaaz ediyordu.
22 E percorria as cidades e as aldeias, ensinando e caminhando para Jerusalém.
23 Biri O’na, “Efendim, kıyamet günü kurtulanların sayısı az mı olacak?” diye sordu. İsa oradakilere dönüp şöyle dedi:
23 E disse-lhe um: Senhor, são poucos os que se salvam? E ele lhe respondeu:
24 “Ebedî hayata giden kapı dardır; bu kapıdan girmek için elinizden geleni yapın. Size diyorum ki, birçok kişi girmek isteyecek, fakat giremeyecek.
24 Porfiai por entrar pela porta estreita, porque eu vos digo
25 Bir an gelecek, evin efendisi kapıyı kapatacak. Sizler dışarıda durup kapıyı vuracaksınız, ‘Efendimiz, kapıyı aç!’ diyeceksiniz. Fakat O size cevap olarak, ‘Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi bilmiyorum’ diyecek.
25 Quando o pai de família se levantar e cerrar a porta, e começardes a estar de fora e a bater à porta, dizendo: Senhor, Senhor, abre-nos; e, respondendo ele, vos disser: Não sei de onde vós sois,
26 Siz de O’na, ‘Biz seninle yedik, içtik. Şehrimizin sokaklarında bize vaaz ettin’ diyeceksiniz.
26 então, começareis a dizer: Temos comido e bebido na tua presença, e tu tens ensinado nas nossas ruas.
27 O ise size, ‘Uzak durun benden, ey zalimler!’ cevabını verecek.
27 E ele vos responderá: Digo-vos que não sei de onde vós sois; apartai-vos de mim, vós todos os que praticais a iniquidade.
28 “İbrahim, İshak, Yakub ve diğer peygamberler Allah’ın Hükümranlığı’nda olacak; fakat sizler bunun dışında kalacaksınız. Bundan dolayı ağlayıp acıyla dişlerinizi sıkacaksınız.
28 Ali, haverá choro e ranger de dentes, quando virdes Abraão, e Isaque, e Jacó, e todos os profetas no Reino de Deus e vós, lançados fora.
29 İnsanlar doğudan, batıdan, kuzeyden ve güneyden gelip Allah’ın Hükümranlığı’ndaki şölende yerlerini alacak.
29 E virão do Oriente, e do Ocidente, e do Norte, e do Sul e assentar-se-ão
30 Şimdi en önemsiz gibi görünenler birinci, en önemli gibi görünenler ise sonuncu olacaktır.”
30 E eis que derradeiros há que serão os primeiros; e primeiros há que serão os derradeiros.
31 Tam o sırada bazı Ferisiler gelip İsa’ya, “Buradan ayrıl, başka yere git. Hirodes seni öldürmek istiyor” dediler.
31 Naquele mesmo dia, chegaram uns fariseus, dizendo-lhe: Sai e retira-te daqui, porque Herodes quer matar-te.
32 İsa onlara, “Hirodes tilki kadar kurnaz biri. Gidip ona söyleyin, ‘Bugün ve yarın cinleri kovacağım, hastalara şifa vereceğim. Üçüncü gün amacıma ulaşacağım.’
32 E lhes respondeu: Ide e dizei àquela raposa: eis que eu expulso demônios, e efetuo curas, hoje e amanhã, e, no terceiro dia, sou consumado.
33 Yine de bugün, yarın ve öbür gün yoluma devam etmeliyim, çünkü bir peygamberin Kudüs dışında ölmesi düşünülemez.
33 Importa, porém, caminhar hoje, amanhã e no
34 “Ey Kudüs! Peygamberleri öldüren, Allah’ın resullerini taşlayan Kudüs! Tavuk nasıl civcivlerini kanatlarının altına toplarsa, ben de kaç defa sizleri öyle toplamak istedim; fakat siz istemediniz.
34 Jerusalém, Jerusalém, que matas os profetas e apedrejas os que te são enviados! Quantas vezes quis eu ajuntar os teus filhos, como a galinha ajunta os seus pintos debaixo das asas, e não quiseste?
35 İşte bu yüzden Allah mabedinizi terk edecek. Size şunu söyleyeyim, ‘Rab’bin adına gelen mübarek olsun!’ diyene kadar beni bir daha görmeyeceksiniz.”
35 Eis que a vossa casa se vos deixará deserta. E em verdade vos digo que não me vereis até que venha

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Lucas 13, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.