Gálatas 5

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs NTLH

Sair da comparação
NTLH Nova Tradução na Linguagem de Hoje 2000
1 Mesih bizi hür olalım diye hür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğuna girmeyin.
1 Cristo nos libertou para que nós sejamos realmente livres. Por isso, continuem firmes como pessoas livres e não se tornem escravos novamente.
2 Bakın, ben Pavlus size diyorum ki, bundan sonra sünnet olursanız Mesih’in size hiç yararı olmaz.
2 Prestem atenção! Eu, Paulo, afirmo que, se vocês deixarem que os circuncidem , então Cristo não tem nenhum valor para vocês.
3 Kendini sünnet ettiren her mümini bir daha uyarıyorum: Şeriatın tamamını yerine getirmek zorundadır.
3 Repito isto mais uma vez para qualquer homem que deixar que o circuncidem: esse homem é obrigado a obedecer a toda a lei .
4 Şeriat vasıtasıyla Allah katında sâlih sayılmaya çalışan sizler Mesih’ten ayrıldınız, Allah’ın lütfundan uzaklaştınız.
4 Vocês que querem que Deus os aceite porque obedecem à lei estão separados de Cristo e não têm a graça de Deus.
5 Fakat biz imanımız sayesinde sâlih sayıldık. Bu bize ebedî bir umut veriyor; bu umudun gerçekleşmesini Mukaddes Ruh’a dayanarak bekliyoruz.
5 Mas nós temos a esperança de que Deus nos aceitará, e é isso o que esperamos pelo poder do Espírito de Deus, que age por meio da nossa fé.
6 İşte bundan dolayı Mesih İsa’ya ait olanlar için sünnetli olup olmamanın hiç önemi yoktur; önemli olan, sevgiyle etkisini gösteren imandır.
6 Pois, quando estamos unidos com Cristo Jesus, não faz diferença nenhuma estar ou não estar circuncidado. O que importa é a fé que age por meio do amor.
7 Hak yolunda ilerliyordunuz. Sizi hakikate uymaktan kim alıkoydu?
7 Vocês estavam indo tão bem! Quem convenceu vocês a deixarem de seguir a verdade?
8 Fikrinizi çelen her ne ise, sizi çağıran Allah’tan değildir.
8 É claro que quem os convenceu não foi Deus, que os chamou .
9 Bir söz var: “Azıcık maya bütün hamuru kabartır.”
9 Como dizem por aí: “Um pouco de fermento fermenta toda a massa.”
10 Başka türlü düşünmeyeceğinize eminim; bu konuda Rab’be güveniyorum. Aklınızı karıştıran kim olursa olsun, cezasını çekecektir.
10 Mas eu ainda tenho confiança em vocês. A nossa união com o Senhor me dá a certeza de que vocês voltarão a pensar da maneira certa. E também tenho certeza de que o homem que está perturbando vocês, seja ele quem for, será castigado por Deus.
11 Bana gelince, mümin kardeşlerim, eğer hâlâ sünnetin gerekliliğini savunuyor olsaydım, bugüne kadar baskı görür müydüm? Öyle olsaydı, Mesih’in çarmıhtaki ölümünden bahsetmek kimseyi rahatsız etmezdi.
11 Porém, irmãos, se é verdade que eu continuo a anunciar que a circuncisão é necessária, por que é que sou perseguido? Se eu anunciasse isso, então a minha pregação a respeito da cruz de Cristo não causaria dificuldade para ninguém.
12 Aklınızı çelenler keşke sünnet olmakla kalmayıp kendilerini hadım etseler!
12 E, quanto a esses homens que andam perturbando vocês, eu gostaria que se castrassem de uma vez!
13 Mümin kardeşlerim, siz hür olmaya çağrıldınız. Fakat hürriyetiniz nefsiniz için fırsat olmasın. Birbirinize sevgiyle hizmet edin.
13 Porém vocês, irmãos, foram chamados para serem livres. Mas não deixem que essa liberdade se torne uma desculpa para permitir que a natureza humana domine vocês. Pelo contrário, que o amor faça com que vocês sirvam uns aos outros.
14 Bütün şeriat tek bir sözde özetlenebilir: “Komşunu kendini sevdiğin gibi sev!”
14 Pois a lei inteira se resume em um mandamento só: “Ame os outros como você ama a você mesmo.”
15 Fakat birbirinize böyle diş bilerseniz, dikkat edin, birbirinizi yok etmeyesiniz!
15 Mas, se vocês agem como animais selvagens, ferindo e prejudicando uns aos outros, então cuidado para não acabarem se matando!
16 Şunu demek istiyorum: Mukaddes Ruh’a bağlı yaşayın. O zaman nefsin isteklerini asla yerine getirmezsiniz.
16 Quero dizer a vocês o seguinte: deixem que o Espírito de Deus dirija a vida de vocês e não obedeçam aos desejos da natureza humana.
17 Çünkü insan nefsi Mukaddes Ruh’a, Ruh da nefse karşı olanı arzular. Bunlar birbirine zıttır. Sonuç olarak yapmak istediğinizi yapamıyorsunuz.
17 Porque o que a nossa natureza humana quer é contra o que o Espírito quer, e o que o Espírito quer é contra o que a natureza humana quer. Os dois são inimigos, e por isso vocês não podem fazer o que vocês querem.
18 Fakat Mukaddes Ruh’a itaat ederseniz, şeriatın hükmünden kurtulursunuz.
18 Porém, se é o Espírito de Deus que guia vocês, então vocês não estão debaixo da lei .
19 Nefsin amelleri bellidir. Bunlar fuhuş, iffetsizlik, sefahat, putperestlik, büyücülük, husumet, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve benzeri şeylerdir. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Allah’ın Hükümranlığı’na ortak olamayacaklar.
19 As coisas que a natureza humana produz são bem-conhecidas. Elas são: a imoralidade sexual, a impureza, as ações indecentes,
20 Nefsin amelleri bellidir. Bunlar fuhuş, iffetsizlik, sefahat, putperestlik, büyücülük, husumet, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve benzeri şeylerdir. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Allah’ın Hükümranlığı’na ortak olamayacaklar.
20 a adoração de ídolos, as feitiçarias, as inimizades, as brigas, as ciumeiras, os acessos de raiva, a ambição egoísta, a desunião, as divisões,
21 Nefsin amelleri bellidir. Bunlar fuhuş, iffetsizlik, sefahat, putperestlik, büyücülük, husumet, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve benzeri şeylerdir. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Allah’ın Hükümranlığı’na ortak olamayacaklar.
21 as invejas, as bebedeiras, as farras e outras coisas parecidas com essas. Repito o que já disse: os que fazem essas coisas não receberão o Reino de Deus .
22 Buna karşılık Mukaddes Ruh içimizde sevgi, sevinç, selâmet, sabır, şefkat, iyilik, sadakat,
22 Mas o Espírito de Deus produz o amor, a alegria, a paz, a paciência, a delicadeza, a bondade, a fidelidade,
23 yumuşak huyluluk ve nefse hâkimiyet hâsıl eder. Bu tür nitelikleri yasaklayan şeriat yoktur!
23 a humildade e o domínio próprio. E contra essas coisas não existe lei.
24 Mesih İsa’ya ait olanlar, nefsi, ihtirasları ve arzularıyla birlikte âdeta çarmıha germiş, etkisiz hale getirmişlerdir.
24 As pessoas que pertencem a Cristo Jesus crucificaram a natureza humana delas, junto com todas as paixões e desejos dessa natureza.
25 Madem Mukaddes Ruh’la yeni bir hayata kavuştuk, Ruh’a itaat ederek yaşayalım.
25 Que o Espírito de Deus, que nos deu a vida, controle também a nossa vida!
26 Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.
26 Nós não devemos ser orgulhosos, nem provocar ninguém, nem ter inveja uns dos outros.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Gálatas 5, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.