Apocalipse 3

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 “Sart’taki cemaatin meleğine yaz: Ben Allah’ın yedi ruhuna ve yedi yıldıza sahibim. Size tebliğim şudur: Amellerinizi biliyorum. Ruhen yaşıyormuş gibi ad yapmışsınız, hâlbuki ölüsünüz.
1 E ao anjo da igreja que está em Sardes escreve: Isto diz o que tem os sete Espíritos de Deus e as sete estrelas:
2 Uyanın! Geriye kalmış, ölmeye yüz tutmuş ne varsa güçlendirin. Çünkü amellerinizin Allah’ın huzurunda eksik olduğunu gördüm.
2 Sê vigilante e confirma o restante que estava para morrer, porque não achei as tuas obras perfeitas diante de Deus.
3 Bunun için işitip kabul ettiğiniz hakikatleri hatırlayın. Bunları hayata geçirin, tövbe edin! Eğer uyanmazsanız, hırsız gibi beklemediğiniz bir anda geleceğim. Ne zaman geleceğimi hiç bilemeyeceksiniz.
3 Lembra-te, pois, do que tens recebido e ouvido, e guarda-o, e arrepende-te. E, se não vigiares, virei sobre ti como um ladrão, e não saberás a que hora sobre ti virei.
4 “Yine de Sart’ta, kendini günahla lekelememiş birkaç kişi var. Onlar benimle birlikte beyazlar içinde yürüyecekler. Çünkü buna lâyıktırlar.
4 Mas também tens em Sardes algumas pessoas que não contaminaram suas vestes e comigo andarão de branco, porquanto são dignas
5 Galip gelen herkes onlar gibi beyaz elbiseler giyecek. Onların isimlerini hayat kitabından silmeyeceğim. Semavî Babam’ın ve meleklerinin huzurunda onların isimlerini ikrar edeceğim.
5 O que vencer será vestido de vestes brancas, e de maneira nenhuma riscarei o seu nome do livro da vida; e confessarei o seu nome diante de meu Pai e diante dos seus anjos.
6 Kulağı olan, Mukaddes Ruh’un mümin cemaatlerine ne dediğini işitsin.”
6 Quem tem ouvidos ouça o que o Espírito diz às igrejas.
7 “Filadelfya’daki cemaatin meleğine yaz: Mukaddes ve Hak olan Ben’im. Davud’un anahtarı bendedir. Açtığım kapıyı kimse kapayamaz, kapadığım kapıyı kimse açamaz. Size tebliğim şudur:
7 E ao anjo da igreja que está em Filadélfia escreve: Isto diz o que é santo, o que é verdadeiro, o que tem a chave de Davi, o que abre, e ninguém fecha, e fecha, e ninguém abre:
8 Amellerinizi biliyorum. Bakın, önünüze hiç kimsenin kapatamayacağı açık bir kapı koydum. Zayıf olduğunuzu biliyorum. Fakat yine de sözüme uydunuz, bana ait olduğunuzu inkâr etmediniz.
8 Eu sei as tuas obras; eis que diante de ti pus uma porta aberta, e ninguém a pode fechar; tendo pouca força, guardaste a minha palavra e não negaste o meu nome.
9 “Bazıları Yahudi olduklarını iddia ediyorlar. Hâlbuki onlar Yahudi değiller, yalan söylüyorlar. Aslında Şeytan’ın havrasındandırlar. Onları ayaklarınıza kapanmaya zorlayacağım. O zaman benim sizi sevdiğimi anlayacaklar.
9 Eis que eu farei aos da sinagoga de Satanás (aos que se dizem judeus e não são, mas mentem), eis que eu farei que venham, e adorem prostrados a teus pés, e saibam que eu te amo.
10 Sözüme itaat ettiniz, sabrettiniz. Bu sebeple ben de sizi kurtaracağım. Gün gelecek bütün dünyayı sıkıntılarla imtihan edeceğim. Yeryüzünde yaşayanları sınayacağım, fakat sizi esirgeyeceğim.
10 Como guardaste a palavra da minha paciência, também eu te guardarei da hora da tentação que há de vir sobre todo o mundo, para tentar os que habitam na terra.
11 “Tez geliyorum. Bana sadık kalın. Kavuşacağınız ödülü kimse elinizden almasın.
11 Eis que venho sem demora; guarda o que tens, para que ninguém tome a tua coroa.
12 “Galip gelenleri Allahım’ın mabedinde birer sütun yapacağım. Böyleleri artık oradan hiç ayrılmayacaklar. Onların üzerine Allahım’ın adını ve Allahım’ın şehrinin adını yazacağım. O şehir, semadan Allahım’ın huzurundan inecek olan Yeni Kudüs’tür. Onların üzerine benim yeni adımı da yazacağım.
12 A quem vencer, eu o farei coluna no templo do meu Deus, e dele nunca sairá; e escreverei sobre ele o nome do meu Deus e o nome da cidade do meu Deus, a nova Jerusalém, que desce do céu, do meu Deus, e também o meu novo nome.
13 Kulağı olan, Mukaddes Ruh’un mümin cemaatlerine ne dediğini işitsin.”
13 Quem tem ouvidos ouça o que o Espírito diz às igrejas.
14 “Laodikya’daki cemaatin meleğine yaz: Ben Âmin denilen, itimada lâyık dürüst şahidim. Allah’ın yarattığı her şeyin kaynağı Ben’im. Size tebliğim şudur:
14 E ao anjo da igreja que está em Laodiceia escreve: Isto diz o Amém, a testemunha fiel e verdadeira, o princípio da criação de Deus.
15 Amellerinizi biliyorum. Ne soğuksunuz ne de sıcak. Keşke ya soğuk ya sıcak olsaydınız!
15 Eu sei as tuas obras, que nem és frio nem quente. Tomara que foras frio ou quente!
16 Fakat ne sıcak ne de soğuksunuz, ılıksınız. Bu yüzden sizi ağzımdan kusacağım.
16 Assim, porque és morno e não és frio nem quente, vomitar-te-ei da minha boca.
17 Zenginim diyorsunuz. Refaha erdiğinizi, hiçbir şeye ihtiyacınız kalmadığını düşünüyorsunuz. Hâlbuki zavallı, acınacak halde, fakir, kör ve de çıplaksınız. Fakat bundan haberiniz yok.
17 Como dizes: Rico sou, e estou enriquecido, e de nada tenho falta (e não sabes que és um desgraçado, e miserável, e pobre, e cego, e nu),
18 Size nasihatim şu: Zengin olmak için benden ateşte arıtılmış altın satın alın. Giyinip mahrem yerlerinizi örtmek için beyaz elbiseler alın. Görebilmek için de gözlerinize sürecek merhem alın.
18 aconselho-te que de mim compres ouro provado no fogo, para que te enriqueças, e vestes brancas, para que te vistas, e não apareça a vergonha da tua nudez; e que unjas os olhos com colírio, para que vejas.
19 “Ben sevdiklerimi azarlayıp terbiye ederim. Onun için gayrete gelin, tövbe edin.
19 Eu repreendo e castigo a todos quantos amo; sê, pois, zeloso e arrepende-te.
20 İşte kapıda durmuş, kapıyı çalıyorum. Biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa, onun yanına gireceğim. Ben onunla, o da benimle, birlikte yemek yiyeceğiz.
20 Eis que estou à porta e bato; se alguém ouvir a minha voz e abrir a porta, entrarei em sua casa e com ele cearei, e ele, comigo.
21 “Ben galip geldim, semavî Babam’ın tahtına O’nunla birlikte oturdum. Aynı şekilde galip gelen herkese benimle birlikte tahtıma oturma hakkını vereceğim.
21 Ao que vencer, lhe concederei que se assente comigo no meu trono, assim como eu venci e me assentei com meu Pai no seu trono.
22 Kulağı olan, Mukaddes Ruh’un mümin cemaatlerine ne dediğini işitsin.”
22 Quem tem ouvidos ouça o que o Espírito diz às igrejas.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Apocalipse 3, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.