Apocalipse 2

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 “Efes’teki cemaatin meleğine yaz: Ben İsa’yım. Sağ elimde yedi yıldız var, yedi altın kandilliğin ortasında yürürüm. Size tebliğim şudur:
1 Ao anjo da igreja em Éfeso escreve:
2 İşlediğiniz sâlih amellerin, çektiğiniz zahmetlerin ve sabrınızın farkındayım. Kötü insanlara tahammül edemediğinizi de biliyorum. Havari olmadıkları halde kendilerini havari diye tanıtanları imtihan ettiniz, yalanlarını ortaya çıkardınız.
2 Conheço as tuas obras, tanto o teu labor como a tua perseverança, e que não podes suportar homens maus, e que puseste à prova os que a si mesmos se declaram apóstolos e não são, e os achaste mentirosos;
3 Evet, sebat ettiniz, ismim uğruna sıkıntılara katlandınız ve pes etmediniz.
3 e tens perseverança, e suportaste provas por causa do meu nome, e não te deixaste esmorecer.
4 “Fakat sizden bir şikâyetim var: Bana duyduğunuz o ilk sevgiyi kaybettiniz.
4 Tenho, porém, contra ti que abandonaste o teu primeiro amor.
5 Bu duruma nasıl düştüğünüzü hatırlayın! Tövbe edin, başlangıçtaki sâlih amellerinizi yenileyin. Eğer tövbe etmezseniz, gelip kandilliğinizi yerinden kaldırırım.
5 Lembra-te, pois, de onde caíste, arrepende-te e volta à prática das primeiras obras; e, se não, venho a ti e moverei do seu lugar o teu candeeiro, caso não te arrependas.
6 Her şeye rağmen tasvip ettiğim bir yanınız var: Nikolas yandaşlarının yaptıklarından nefret ediyorsunuz; ben de nefret ederim.
6 Tens, contudo, a teu favor que odeias as obras dos nicolaítas, as quais eu também odeio.
7 Kulağı olan, Mukaddes Ruh’un mümin cemaatlerine ne dediğini işitsin. Galip gelenlere Allah’ın cennetinde bulunan hayat ağacından yeme hakkını vereceğim.”
7 Quem tem ouvidos, ouça o que o Espírito diz às igrejas: Ao vencedor, dar-lhe-ei que se alimente da árvore da vida que se encontra no paraíso de Deus.
8 “İzmir’deki cemaatin meleğine yaz: İlk ve Son Ben’im. Ölmüştüm, fakat şimdi yaşıyorum. Size tebliğim şudur:
8 Ao anjo da igreja em Esmirna escreve:
9 Çektiğiniz cefayı, yoksulluğunuzu biliyorum. Aslında zenginsiniz! Kendilerine Yahudi diyenlerin iftiralarına uğradığınızı da biliyorum. Fakat onlar gerçek Yahudi değiller. Allah’ın değil, Şeytan’ın havrasıdırlar.
9 Conheço a tua tribulação, a tua pobreza (mas tu és rico) e a blasfêmia dos que a si mesmos se declaram judeus e não são, sendo, antes, sinagoga de Satanás.
10 Başınıza gelecek sıkıntılardan korkmayın! Bakın, İblis içinizden bazılarını zindana atacak. Bu sizin imtihan edilmeniz için olacak. On gün sıkıntı çekeceksiniz. Ölüm pahasına da olsa bana sadık kalın. O zaman sizi ebedî hayatla ödüllendireceğim.
10 Não temas as coisas que tens de sofrer. Eis que o diabo está para lançar em prisão alguns dentre vós, para serdes postos à prova, e tereis tribulação de dez dias. Sê fiel até à morte, e dar-te-ei a coroa da vida.
11 Kulağı olan, Mukaddes Ruh’un mümin cemaatlerine ne dediğini işitsin. Galip gelenler ikinci ölümden, yani cehennemden hiçbir zarar görmeyecekler.”
11 Quem tem ouvidos, ouça o que o Espírito diz às igrejas: O vencedor de nenhum modo sofrerá dano da segunda morte.
12 “Bergama’daki cemaatin meleğine yaz: Ben iki ağızlı keskin kılıcın sahibiyim. Size tebliğim şudur:
12 Ao anjo da igreja em Pérgamo escreve:
13 Yaşadığınız yeri biliyorum. Orası Şeytan’ın hükmü altındadır. Yine de bana bağlı kalıyorsunuz. Sadık kulum ve şahidim Antipa, şehrinizde öldürüldü. Orası Şeytan’ın yaşadığı yerdir. Siz o vakit bile bana iman ettiğinizi inkâr etmediniz.
13 Conheço o lugar em que habitas, onde está o trono de Satanás, e que conservas o meu nome e não negaste a minha fé, ainda nos dias de Antipas, minha testemunha, meu fiel, o qual foi morto entre vós, onde Satanás habita.
14 ‘Fakat sizden birkaç şikâyetim var: Cemaatinizde sahte peygamber Balam’ın telkinine uyanlar var. Balam, putperest kral Balak’a İsrailoğullarını nasıl yoldan saptıracağını öğretti. İsrailoğullarını putlara adanan kurban etlerinden yemeye ve fuhuş yapmaya ayarttı.
14 Tenho, todavia, contra ti algumas coisas, pois que tens aí os que sustentam a doutrina de Balaão, o qual ensinava a Balaque a armar ciladas diante dos filhos de Israel para comerem coisas sacrificadas aos ídolos e praticarem a prostituição.
15 Bunun gibi, sizin cemaatinizde de Nikolas yandaşlarının telkinine uyanlar var.
15 Outrossim, também tu tens os que da mesma forma sustentam a doutrina dos nicolaítas.
16 Bunun için tövbe edin! Yoksa yanınıza tez gelir, onlarla savaşırım. Sözlerim kılıç gibi keskindir.
16 Portanto, arrepende-te; e, se não, venho a ti sem demora e contra eles pelejarei com a espada da minha boca.
17 “Kulağı olan, Mukaddes Ruh’un mümin cemaatlerine ne dediğini işitsin. Galip gelenlere saklı mandan vereceğim. Onlara bir de beyaz taş vereceğim. Bu taşın üzerine yeni bir ad yazılmıştır. Taşı alandan başka hiç kimse bu adı bilemez.”
17 Quem tem ouvidos, ouça o que o Espírito diz às igrejas: Ao vencedor, dar-lhe-ei do maná escondido, bem como lhe darei uma pedrinha branca, e sobre essa pedrinha escrito um nome novo, o qual ninguém conhece, exceto aquele que o recebe.
18 “Tiyatira’daki cemaatin meleğine yaz: Ben Allah’ın semavî Oğlu’yum. Gözlerim alev alev yanan ateşe, ayaklarım parlak tunca benzer. Size tebliğim şudur:
18 Ao anjo da igreja em Tiatira escreve:
19 Amellerinizi, sevginizi, imanınızı, hizmetinizi ve sabrınızı biliyorum. Son amellerinizin evvelkileri aştığını da biliyorum.
19 Conheço as tuas obras, o teu amor, a tua fé, o teu serviço, a tua perseverança e as tuas últimas obras, mais numerosas do que as primeiras.
20 Fakat sizden bir şikâyetim var: Kendini peygamber diye tanıtan kadını hoş görüyorsunuz. O, putperest kraliçe İzebel’e benziyor. Kullarımı yoldan saptırıyor, fuhuş yapmaya ve putlara adanan kurban etlerinden yemeye ayartıyor.
20 Tenho, porém, contra ti o tolerares que essa mulher, Jezabel, que a si mesma se declara profetisa, não somente ensine, mas ainda seduza os meus servos a praticarem a prostituição e a comerem coisas sacrificadas aos ídolos.
21 Tövbe etmesi için ona mühlet verdim. Fakat o fahişeliğinden tövbe etmek istemiyor.
21 Dei-lhe tempo para que se arrependesse; ela, todavia, não quer arrepender-se da sua prostituição.
22 Bakın, onu yatağa düşüreceğim. Onunla yaptıklarından tövbe etmezlerse, onunla zina edenleri de büyük sıkıntıların içine atacağım.
22 Eis que a prostro de cama, bem como em grande tribulação os que com ela adulteram, caso não se arrependam das obras que ela incita.
23 Takipçilerini ölümcül hastalıkla cezalandıracağım. O zaman bütün cemaatler bilecekler: Ben insanların bütün niyetlerini ve fikirlerini tartarım. Her birinize yaptıklarınızın karşılığını vereceğim.
23 Matarei os seus filhos, e todas as igrejas conhecerão que eu sou aquele que sonda mentes e corações, e vos darei a cada um segundo as vossas obras.
24 “Fakat siz öbür Tiyatiralılar bu kadının telkinine uymadınız, Şeytan’ın güya derin sırlarına kanmadınız. Size şunu söylüyorum: Omuzlarınıza başka bir yük koymuyorum.
24 Digo, todavia, a vós outros, os demais de Tiatira, a tantos quantos não têm essa doutrina e que não conheceram, como eles dizem, as coisas profundas de Satanás: Outra carga não jogarei sobre vós;
25 Ancak ben gelinceye kadar bana bağlı kalın.
25 tão somente conservai o que tendes, até que eu venha.
26 “Galip gelenleri, benim istediğim amelleri yapmaya sonuna kadar devam edenleri milletlere hâkim kılacağım.
26 Ao vencedor, que guardar até ao fim as minhas obras, eu lhe darei autoridade sobre as nações,
27 Milletleri demir çomakla güdecek, çömlek gibi kırıp parçalayacaklar.
27 e com cetro de ferro as regerá e as reduzirá a pedaços como se fossem objetos de barro;
28 Semavî Babam’dan aldığım yetkinin aynısını onlara vereceğim. Onlara sabah yıldızını da vereceğim.
28 assim como também eu recebi de meu Pai, dar-lhe-ei ainda a estrela da manhã.
29 Kulağı olan, Mukaddes Ruh’un mümin cemaatlerine ne dediğini işitsin.”
29 Quem tem ouvidos, ouça o que o Espírito diz às igrejas.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Apocalipse 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.