2 Timóteo 4

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 Mesih İsa, hükümranlığını kurmak için tekrar gelecektir; hem hayatta olanlara hem de ölülere hesap soracaktır. Bu sebeple Allah’ın ve Mesih İsa’nın önünde sana emrediyorum:
1 Conjuro- te, pois, diante de Deus e do Senhor Jesus Cristo, que há de julgar os vivos e os mortos, na sua vinda e no seu Reino,
2 Allah’ın kelâmını vazet. Vakit müsait olsun olmasın, bu işten asla yılma. İnsanları hakikate ikna et, günahlarından ötürü azarla, iyi olana teşvik et ve büyük sabırla eğit.
2 que pregues a palavra, instes a tempo e fora de tempo, redarguas, repreendas, exortes, com toda a longanimidade e doutrina.
3 Bunları söylüyorum; çünkü öyle bir zaman gelecek ki, insanların artık sahih talime tahammülü kalmayacak. Kendi ihtiraslarının peşinden gidecekler, ne işitmek istiyorlarsa onu vaaz eden hocalar edinecekler.
3 Porque virá tempo em que não sofrerão a sã doutrina; mas, tendo comichão nos ouvidos, amontoarão para si doutores conforme as suas próprias concupiscências;
4 Hakikati dinlemeyi reddedecekler, masallara sapacaklar.
4 e desviarão os ouvidos da verdade, voltando às fábulas.
5 Fakat sen her zaman kendine hâkim ol, sıkıntılara katlan. Kurtuluş müjdesini vazetmeye devam et, Allah’ın verdiği işi tamamla.
5 Mas tu sê sóbrio em tudo, sofre as aflições, faze a obra de um evangelista, cumpre o teu ministério.
6 Bana gelince, hak yolu uğruna kurban edilmek üzereyim. Artık bu dünyadan ayrılma saatim geldi.
6 Porque eu já estou sendo oferecido por aspersão de sacrifício, e o tempo da minha partida está próximo.
7 Asil mücadeleyi sürdürdüm, yarışı tamamladım, imanı korudum.
7 Combati o bom combate, acabei a carreira, guardei a fé.
8 Artık Allah katında sâlih sayıldığımın işareti olan zafer tacı beni bekliyor. Adil Yargıç olan Rab, hesap günü bu tacı bana giydirecek. Yalnız bana değil, O’nun gelişini özlemle bekleyen herkese giydirecektir.
8 Desde agora, a coroa da justiça me está guardada, a qual o Senhor, justo juiz, me dará naquele Dia; e não somente a mim, mas também a todos os que amarem a sua vinda.
9 Sevgili Timoteos, yanıma tez gelmeye çalış.
9 Procura vir ter comigo depressa.
10 Çünkü dünya sevgisi Demas’ın aklını çeldi; beni terk etti, Selanik’e gitti. Kreskes Galatya’ya, Titus Dalmaçya’ya gitti.
10 Porque Demas me desamparou, amando o presente século, e foi para Tessalônica; Crescente, para a Galácia, Tito, para a Dalmácia.
11 Şimdi yanımda yalnız Luka var. Markos’u bul ve onu da beraberinde getir; Rab yolundaki hizmetimde bana yardım edebilir.
11 Só Lucas está comigo. Toma Marcos e traze-o contigo, porque me é muito útil para o ministério.
12 Tihikos’u Efes’e gönderdim.
12 Também enviei Tíquico a Éfeso.
13 Sen gelirken Troas şehrinde Karp’ın evinde bıraktığım abayı, kitapları, özellikle de not defterlerimi unutma.
13 Quando vieres, traze a capa que deixei em Trôade, em casa de Carpo, e os livros, principalmente os pergaminhos.
14 Bakırcı İskender bana çok kötülük etti; Rab, yaptıklarının karşılığını ona verecek.
14 Alexandre, o latoeiro, causou-me muitos males; o Senhor lhe pague segundo as suas obras.
15 Sen de ona karşı ihtiyatlı ol, çünkü söylediklerimize şiddetle muhalefet etti.
15 Tu, guarda-te também dele, porque resistiu muito às nossas palavras.
16 İlk duruşmada hiç kimse bana destek olmadı. Herkes beni terk etti. Allah hepsini affetsin!
16 Ninguém me assistiu na minha primeira defesa; antes, todos me desampararam. Que isto lhes não seja imputado.
17 Her şeye rağmen Rab bana yardım etti, beni kuvvetlendirdi. Böylece Allah’ın kelâmını eksiksizce vazettim; her halktan birçok insan kurtuluş müjdesini duydu. Sonunda Rab beni aslanlara yem olmaktan kurtardı.
17 Mas o Senhor assistiu-me e fortaleceu-me, para que, por mim, fosse cumprida a pregação e todos os gentios a ouvissem; e fiquei livre da boca do leão.
18 Evet, Rab beni her kötülükten kurtaracak ve emniyet içinde semavî hükümranlığına taşıyacaktır. İzzet ebetler ebedince O’nundur. Âmin.
18 E o Senhor me livrará de toda má obra e guardar-me-á para o seu Reino celestial; a quem seja glória para todo o sempre. Amém!
19 Priskilla, Akvila ve Onesiforos’un ev halkına selam söyle.
19 Saúda a Prisca, e a Áquila, e à casa de Onesíforo.
20 Erastus Korint’te kaldı. Trofimos’u Milet’te bıraktım, çünkü hastaydı.
20 Erasto ficou em Corinto, e deixei Trófimo doente em Mileto.
21 Ne yapıp et, kış bastırmadan yanıma gel. Evvulus, Pudens, Linus, Klavdiya ve bütün mümin kardeşler sana selam ederler.
21 Procura vir antes do inverno. Êubulo, e Pudente, e Lino, e Cláudia, e todos os irmãos te saúdam.
22 Rab sana ruhanî destek olsun. Allah’ın lütfu hepinizin üzerinde olsun.
22 O Senhor Jesus Cristo seja com o teu espírito. A graça seja convosco. Amém!

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar 2 Timóteo 4, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.