1 Timóteo 2

Turkish Easy-to-Read Translation (HADI) (TURHADI) vs NAA

Sair da comparação
NAA Nova Almeida Atualizada 2017
1 Her şeyden önce şunu öğütlerim: Bütün insanlar için dua edin; dilekler, niyazlar, şükranlar sunun;
1 Antes de tudo, peço que se façam súplicas, orações, intercessões e ações de graças em favor de todas as pessoas.
2 özellikle de hükümdarlar ve bütün yüksek mevki sahipleri için dua edin. Çünkü Allah yolunda yürümek, hürmete lâyık insanlar olmak, huzur ve barış içinde yaşamak istiyoruz.
2 Orem em favor dos reis e de todos os que exercem autoridade, para que vivamos vida mansa e tranquila, com toda piedade e respeito.
3 Böyle dua etmemiz iyidir, Kurtarıcımız Allah’ı hoşnut eder.
3 Isto é bom e aceitável diante de Deus, nosso Salvador,
4 Allah herkesin günahtan kurtulmasını ve hakikati idrak etmesini ister.
4 que deseja que todos sejam salvos e cheguem ao pleno conhecimento da verdade.
5 Allah birdir ve insanları Allah’a eriştiren tek bir şefaatçi vardır; O da beden alıp insan olan Mesih İsa’dır.
5 Porque há um só Deus e um só Mediador entre Deus e a humanidade, Cristo Jesus, homem,
6 O, insanları günahtan azat etmek için kendisini feda etti. Böylece Allah’ın iradesi, zamanı gelince tecelli etti.
6 que deu a si mesmo em resgate por todos, testemunho que se deve dar em tempos oportunos.
7 Ben bunun haberini ilan etmek, imanı ve hakikati başka halklara öğretmek için havari seçildim. Sözlerim dosdoğrudur; yalan söylemiyorum.
7 Para isto fui designado pregador e apóstolo — afirmo a verdade, não minto —, mestre dos gentios na fé e na verdade.
8 İbadet sırasında erkeklerin birbirine kızmadan ve çekişmeden pak eller yükselterek dua etmesini isterim.
8 Quero, pois, que os homens orem em todos os lugares, levantando mãos santas, sem ira e sem animosidade.
9 Kadınlar da öyle dua etmeli. Bunu yaparken ölçülü olmalı, mütevazı ve edebe uygun giyinsinler; örgülü saçlar, altın, inci süslemeli ya da pahalı kıyafetlerle dikkat çekmesinler.
9 Da mesma forma, que as mulheres, em traje decente, se enfeitem com modéstia e bom senso, não com tranças no cabelo, ouro, pérolas ou roupas caras,
10 Bunun yerine, kendilerini hayırlı amellerle süslesinler; zira Allah yolunda yaşadıklarını söyleyen kadınlara yaraşan budur.
10 porém com boas obras, como convém a mulheres que professam ser piedosas.
11 Kadınlar vaazları sükûnet içinde, tam bir uysallıkla dinlemelidir.
11 A mulher aprenda em silêncio, com toda a submissão.
12 Kadınların vazedip kocalarına tahakküm etmesine izin vermiyorum. Kadınlar sakin olmalı;
12 E não permito que a mulher ensine, nem que exerça autoridade sobre o homem; esteja, porém, em silêncio.
13 çünkü Allah önce Âdem’i, sonra Havva’yı yarattı.
13 Porque primeiro foi formado Adão, depois Eva.
14 Ayrıca Şeytan tarafından aldatılıp günaha düşen Âdem değil, Havva’ydı.
14 E Adão não foi iludido, mas a mulher, sendo enganada, caiu em transgressão.
15 Bu yüzden Havva’ya çocuk doğurmakla kurtulacağı söylendi. Yeter ki kadınlar iman ve sevgiyle Allah’a vakfolmuş olsunlar, aklıselim sahibi bir hayat sürsünler. Bu söz itimada lâyıktır.
15 Mas ela será salva tendo filhos, se permanecer em fé, amor e santificação, com bom senso.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar 1 Timóteo 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.