Romanos 15

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 Biz imanı güçlü olanlar, kendimizi memnun etmeyelim. Onun yerine güçsüzlerin zayıflıklarına katlanmaya mecburuz.
1 Mas nós que somos fortes devemos suportar as fraquezas dos fracos e não agradar a nós mesmos.
2 Her birimiz başkasının iyiliğini düşünerek onu memnun etmeye çalışsın. Böylece onu ruhça kuvvetlendirmiş olacağız.
2 Portanto, cada um de nós agrade ao seu próximo no que é bom para edificação.
3 Çünkü Mesih de kendini memnun etmeye çalışmadı. Ama Oʼnun hakkında yazıldığı gibi, “Ey Allah, seni aşağılayan kişilerin hakaretlerine ben uğradım.”
3 Porque também Cristo não agradou a si mesmo, mas, como está escrito: Sobre mim caíram as injúrias dos que te injuriavam.
4 Çünkü önceden yazılan her şey bize ders vermek için yazıldı. Öyle ki, Kutsal Yazılarʼın verdiği sabır ve cesaretle umudumuz olsun.
4 Porque tudo que dantes foi escrito para nosso ensino foi escrito, para que, pela paciência e consolação das Escrituras, tenhamos esperança.
5 Sabır ve cesaret kaynağı olan Allah, Mesih İsaʼnın istediği gibi hepinizi aynı düşüncede birleştirsin.
5 Ora, o Deus de paciência e consolação vos conceda o mesmo sentimento uns para com os outros, segundo Cristo Jesus,
6 Öyle ki hep birlikte, bir ağızdan Rabbimiz İsa Mesihʼin Babası Allahı övesiniz.
6 para que concordes, a uma boca, glorifiqueis ao Deus e Pai de nosso Senhor Jesus Cristo.
7 Bu sebeple, Mesih bizi nasıl kabul ettiyse, siz de Allahʼın yüceltilmesi için birbirinizi öyle kabul edin.
7 Portanto, recebei-vos uns aos outros, como também Cristo nos recebeu para glória de Deus.
8 Size şunu diyorum: Mesih, Allahʼın sözüne sadık olduğunu göstermek için sünnetlilerin, yani Yahudilerin, hizmetkârı oldu. Bunu Allahʼın onların atalarına verdiği vaatleri yerine getirmek için yaptı.
8 Digo, pois, que Jesus Cristo foi ministro da circuncisão, por causa da verdade de Deus, para que confirmasse as promessas feitas aos pais;
9 Ayrıca Yahudi olmayan milletlerin Allahʼı merhameti için yüceltmelerini istedi. Tıpkı Kutsal Yazıʼda yazıldığı gibi:
9 e para que os gentios glorifiquem a Deus pela sua misericórdia, como está escrito: Portanto, eu te louvarei entre os gentios e cantarei ao teu nome.
10 Yine şöyle diyor:
10 E outra vez diz: Alegrai-vos, gentios, com o seu povo.
11 Hem de diyor ki,
11 E outra vez: Louvai ao Senhor, todos os gentios, e celebrai-o todos os povos.
12 Üstelik Yeşaya şöyle diyor:
12 E outra vez diz Isaías: Uma raiz em Jessé haverá, e, naquele que se levantar para reger os gentios, os gentios esperarão.
13 Umut veren Allah, iman hayatınızda sizi tam bir sevinç ve esenlikle doldursun. O zaman Kutsal Ruhʼun gücü sayesinde umutla dolup taşarsınız.
13 Ora, o Deus de esperança vos encha de todo o gozo e paz em crença, para que abundeis em esperança pela virtude do Espírito Santo.
14 Ey kardeşlerim, iyilikle dolu olduğunuzdan eminim. Her tür bilgiye sahipsiniz ve birbirinize akıl verebilecek durumdasınız.
14 Eu próprio, meus irmãos, certo estou, a respeito de vós, que vós mesmos estais cheios de bondade, cheios de todo o conhecimento, podendo admoestar-vos uns aos outros.
15 Ama bu mektupla epey cesaret göstererek size bazı konuları hatırlatmak istedim. Şöyle ki, Allah bana, Mesih İsaʼnın kulu olarak Yahudi olmayanlara hizmet etme lütfunu bağışladı. Onlar Kutsal Ruh sayesinde Allahʼa adanan, Oʼnu hoşnut eden adaklar olsunlar diye Allahʼın Müjdesiʼnirahip gibi yayıyorum.
15 Mas, irmãos, em parte vos escrevi mais ousadamente, como para vos trazer outra vez isto à memória, pela graça que por Deus me foi dada,
16 — ausente —
16 que eu seja ministro de Jesus Cristo entre os gentios, ministrando o evangelho de Deus, para que seja agradável a oferta dos gentios, santificada pelo Espírito Santo.
17 Bu sebeple, Mesih İsaʼya bağlı olduğum için Allah yolundaki hizmetimle gurur duyuyorum.
17 De sorte que tenho glória em Jesus Cristo nas coisas que pertencem a Deus.
18 Çünkü sadece Mesihʼin benim aracılığımla başardıklarından söz etmek istiyorum. O diğer milletlerin Allahʼa itaat etmesi için mucizelerin ve harikaların gücüyle, Allahʼın Ruhuʼnun gücüyle söylediklerimi ve yaptıklarımı kullandı. Bunun sonucunda Mesihʼin Müjdesiʼni yayma işini Yeruşalimʼden başlayarak ta İllirikum bölgesine kadar tamamladım.
18 Porque não ousaria dizer coisa alguma, que Cristo por mim não tenha feito, para obediência dos gentios, por palavra e por obras;
19 — ausente —
19 pelo poder dos sinais e prodígios, na virtude do Espírito de Deus; de maneira que, desde Jerusalém e arredores até ao Ilírico, tenho pregado o evangelho de Jesus Cristo.
20 Amacım Mesihʼin Müjdesiʼni adının henüz bilinmediği yerlerde yaymaktır. Çünkü hizmetimi başka birinin koyduğu temelin üzerine kurmak istemiyorum.
20 E desta maneira me esforcei por anunciar o evangelho, não onde Cristo houvera sido nomeado, para não edificar sobre fundamento alheio;
21 Ama Kutsal Yazılarʼda yazıldığı gibi,
21 antes, como está escrito: Aqueles a quem não foi anunciado o verão, e os que não ouviram o entenderão.
22 Onun için ne zaman yanınıza gelmek istediysem önüme hep bir engel çıktı.
22 Pelo que também muitas vezes tenho sido impedido de ir ter convosco.
23 Ama artık buralarda hizmet etmek için bana yer kalmadı ve zaten yıllardır size gelmek istiyordum.
23 Mas, agora, que não tenho mais demora nestes sítios, e tendo já há muitos anos grande desejo de ir ter convosco,
24 İspanyaʼya giderken size uğrayacağım. Çünkü geçerken sizinle görüşmeyi umuyorum. Sohbetinize bir süre doyduktan sonra sizin tarafınızdan oraya yolcu edilmek istiyorum.
24 quando partir para a Espanha, irei ter convosco; pois espero que, de passagem, vos verei e que para lá seja encaminhado por vós, depois de ter gozado um pouco da vossa companhia.
25 Ama şimdi Allahʼın kutsal halkına hizmet etmek için Yeruşalimʼe gidiyorum.
25 Mas, agora, vou a Jerusalém para ministrar aos santos.
26 Çünkü Makedonya ve Ahaya bölgelerindeki imanlılar yardım toplayıp bunu Allahʼın Yeruşalimʼdeki kutsal halkında fakir olanlara göndermeyi uygun gördüler.
26 Porque pareceu bem à Macedônia e à Acaia fazerem uma coleta para os pobres dentre os santos que estão em Jerusalém.
27 Uygun gördüler diyorum, ama zaten onlara borçluydular. Çünkü Yahudi olmayan imanlılar Yahudilerin ruhsal bereketlerinden pay aldılar. Buna göre onlara maddi nimetlerle de hizmet etmeye borçludurlar.
27 Isto lhes pareceu bem, como devedores que são para com eles. Porque, se os gentios foram participantes dos seus bens espirituais, devem também ministrar-lhes os temporais.
28 Bu yardımı onlara güvenlikle ulaştırıp görevimi tamamlayacağım. Oradan ayrılıp size uğradıktan sonra İspanyaʼya doğru yol alacağım.
28 Assim que, concluído isto, e havendo-lhes consignado este fruto, de lá, passando por vós, irei à Espanha.
29 Biliyorum ki, size geldiğim zaman Mesihʼin dolgun bereketiyle geleceğim.
29 E bem sei que, indo ter convosco, chegarei com a plenitude da bênção do evangelho de Cristo.
30 Ey kardeşler, Rabbimiz İsa Mesihʼin ve Kutsal Ruhʼun sevgisi hatırına size yalvarıyorum, benim için Allahʼa dua ederek benim mücadeleme katılın.
30 E rogo-vos, irmãos, por nosso Senhor Jesus Cristo e pelo amor do Espírito, que combatais comigo nas vossas orações por mim a Deus,
31 Öyle ki, Allah beni Yahudiyeʼdeki imansız kişilerden korusun. Yeruşalimʼe götürmekte olduğum yardım da Allahʼın oradaki kutsal halkını hoşnut etsin.
31 para que seja livre dos rebeldes que estão na Judeia, e que esta minha administração, que em Jerusalém faço, seja bem-aceita pelos santos;
32 Ondan sonra Allah isterse sevinçle yanınıza geleyim, aranızda gönlüm ferahlasın.
32 a fim de que, pela vontade de Deus, chegue a vós com alegria e possa recrear-me convosco.
33 Esenlik veren Allah hepinizle birlikte olsun. Amin.
33 E o Deus de paz seja com todos vós. Amém!

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Romanos 15, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.