Marcos 3

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 İsa yine Yahudilerin toplantı yerine girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.
1 E outra vez entrou na sinagoga, e estava ali um homem que tinha uma das mãos mirrada.
2 Bazıları, Şabat günü şifa verecek mi diye İsaʼyı yakından izliyorlardı. İsaʼyı suçlayacak bir sebep arıyorlardı.
2 E estavam observando-o se curaria no sábado, para o acusarem.
3 İsa eli sakat adama, “Kalk, ortaya geç!” dedi.
3 E disse ao homem que tinha a mão mirrada: Levanta-te e vem para o meio.
4 Sonra oradakilere sordu: “Şabat günü iyilik mi yoksa kötülük mü yapmak Tevratʼa uygundur? Bir hayatı kurtarmak mı, yoksa onu yok etmek mi uygundur?” Onlardan hiç ses çıkmadı.
4 E perguntou-lhes: É lícito no sábado fazer bem ou fazer mal? Salvar a vida ou matar? E eles calaram-se.
5 İsa etrafındakilere öfkeyle baktı. Yüreklerinin bu kadar duyarsız olmasına üzüldü. Adama, “Elini uzat!” dedi. Adam elini uzattı ve eli sapasağlam oldu.
5 E, olhando para eles em redor com indignação, condoendo-se da dureza do seu coração, disse ao homem: Estende a mão. E ele a estendeu, e foi-lhe restituída a mão, sã como a outra.
6 Ferisiler oradan uzaklaştılar. Hemen gidip Hirodesçilerle görüştüler. İsaʼyı nasıl yok edecekleri konusunda plan kurmaya başladılar.
6 E, tendo saído os fariseus, tomaram logo conselho com os herodianos contra ele, procurando ver como o matariam.
7 İsa öğrencileriyle birlikte göl kenarına çekildi. Büyük bir kalabalık Oʼnunla beraber yürüyordu. Bu insanlar Celileʼden, Yahudiyeʼden, Yeruşalimʼden, İdumeya bölgesinden, Şeria ırmağının ötesinden, Sur ve Sayda şehirlerinin etrafından gelmişlerdi. İsaʼnın yaptıklarının haberini alıp Oʼna geldiler.
7 E retirou-se Jesus com os seus discípulos para o mar, e seguia-o uma grande multidão da Galileia, e da Judeia,
8 — ausente —
8 e de Jerusalém, e da Idumeia, e dalém do Jordão, e de perto de Tiro, e de Sidom; uma grande multidão que, ouvindo quão grandes coisas fazia, vinha ter com ele.
9 İsa kalabalık tarafından ezilmemek için öğrencilerine bir tekne hazırlamalarını buyurdu.
9 E ele disse aos seus discípulos que lhe tivessem sempre pronto um barquinho junto dele, por causa da multidão, para que o não comprimisse,
10 İsa birçok kişiyi iyileştirmişti. Bu yüzden hastalık çeken herkes itişe kakışa Oʼna dokunmaya çalışıyordu.
10 porque tinha curado a muitos, de tal maneira que todos quantos tinham algum mal se arrojavam sobre ele, para lhe tocarem.
11 Şeytani ruhlar da İsaʼyı görünce Oʼnun önünde yere kapanıp bağıra bağıra, “Sen Allahʼın Oğluʼsun!” diyorlardı.
11 E os espíritos imundos, vendo-o, prostravam-se diante dele e clamavam, dizendo: Tu és o Filho de Deus.
12 Fakat İsa kim olduğunu açıklamasınlar diye onları sıkı sıkıya uyardı.
12 E ele os ameaçava muito, para que não o manifestassem.
13 İsa bir dağa çıkıp istediği kişileri kendisine çağırdı. Onlar da yanına geldiler.
13 E subiu ao monte e chamou para si os que ele quis; e vieram a ele.
14 Onlardan on iki kişiyi seçti ve onlara elçi adını verdi. Onları yanında bulundurmak, vaaz etmeye göndermek ve onlara cinleri kovma yetkisini vermek istiyordu.
14 E nomeou doze para que estivessem com ele e os mandasse a pregar
15 — ausente —
15 e para que tivessem o poder de curar as enfermidades e expulsar os demônios:
16 İsa şu on iki kişiyi seçti:Petruslakabıyla tanınan Simun,
16 Simão, a quem pôs o nome de Pedro;
17 Beni-Regeş, yani Gökgürültüsü Oğulları takma adıyla tanınan Zebediʼnin oğulları Yakub ve Yuhanna,
17 Tiago, filho de Zebedeu, e João, irmão de Tiago, aos quais pôs o nome de Boanerges, que significa: Filhos do trovão;
18 Andreas, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alpay oğlu Yakub, Taday, Yurtsever Simun
18 André, e Filipe, e Bartolomeu, e Mateus, e Tomé, e Tiago, filho de Alfeu, e Tadeu, e Simão, o Zelote,
19 ve İsaʼya ihanet eden Yahuda İskariyot.
19 e Judas Iscariotes, o que o traiu.
20 Sonra İsa bir eve gitti. Kalabalık yine toplanınca evdekilerin yemek yemeye bile fırsatı kalmadı.
20 E foram para uma casa. E afluiu outra vez a multidão, de tal maneira que nem sequer podiam comer pão.
21 İsaʼnın hısımları bunu öğrenince “Aklını kaçırmış” diyerek Oʼnu oradan alıp götürmek için yola çıktılar.
21 E, quando os seus parentes ouviram isso, saíram para o prender, porque diziam: Está fora de si.
22 Yeruşalimʼden Tevrat uzmanları geldiler. “Oʼnda Baalzevulvar” dediler. “Cinleri cinlerin lideri Şeytanʼın gücüyle kovuyor.”
22 E os escribas, que tinham descido de Jerusalém, diziam: Tem Belzebu e pelo príncipe dos demônios expulsa os demônios.
23 İsa onları yanına çağırdı ve benzetmeler kullanarak şöyle dedi: “Şeytan Şeytanʼı nasıl kovabilir?
23 E, chamando-os a si, disse-lhes por parábolas: Como pode Satanás expulsar Satanás?
24 Bir krallık kendi içinde bölünmüşse, o krallık ayakta duramaz.
24 Se um reino se dividir contra si mesmo, tal reino não pode subsistir;
25 Bir hane kendi içinde bölünmüşse, o hane ayakta duramaz.
25 e se uma casa se dividir contra si mesma, tal casa não pode subsistir.
26 Şeytan da kendine karşı gelip içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz, sonu gelmiştir.
26 Se Satanás se levantar contra si mesmo, e for dividido, não pode subsistir; antes, tem fim.
27 Kimse güçlü adamın evine girip mallarını çalamaz. Ancak adamın elini kolunu bağladıktan sonra evini soyabilir.
27 Ninguém pode roubar os bens do valente, entrando-lhe em sua casa, se primeiro não manietar o valente; e, então, roubará a sua casa.
28 Size doğrusunu söylüyorum: İnsanların işlediği her günah ve ettiği her hakaret bağışlanabilir, ama kim Kutsal Ruhʼa hakaret ederse, o hiçbir zaman bağışlanmayacak. O kişinin günahı sonsuza kadar boynunda kalacak.”
28 Na verdade vos digo que todos os pecados serão perdoados aos filhos dos homens, e toda sorte de blasfêmias, com que blasfemarem.
29 — ausente —
29 Qualquer, porém, que blasfemar contra o Espírito Santo, nunca obterá perdão, mas será réu do eterno juízo.
30 İsa bu sözleri, “Oʼnda şeytani ruh var” dedikleri için söyledi.
30 (Porque diziam: Tem espírito imundo.)
31 İsaʼnın annesiyle kardeşleri gelip dışarda durdular. İsaʼyı çağırması için birisini yolladılar.
31 Chegaram, então, seus irmãos e sua mãe; e, estando de fora, mandaram-no chamar.
32 İsaʼnın etrafında bir sürü insan oturuyordu. Oʼna şöyle dediler: “Bak, annen, kardeşlerin ve kız kardeşlerin dışarda, seni arıyorlar.”
32 E a multidão estava assentada ao redor dele, e disseram-lhe: Eis que tua mãe e teus irmãos te procuram e estão lá fora.
33 İsa onlara şöyle cevap verdi: “Kim benim annem, kim benim kardeşlerim?”
33 E ele lhes respondeu, dizendo: Quem é minha mãe e meus irmãos?
34 Etrafında oturanlara bakıp şöyle dedi: “İşte annem, işte kardeşlerim!
34 E, olhando em redor para os que estavam assentados junto dele disse: Eis aqui minha mãe e meus irmãos.
35 Çünkü Allahʼın isteğini yerine getiren herkes, kardeşim, kız kardeşim ve annemdir.”
35 Porquanto qualquer que fizer a vontade de Deus, esse é meu irmão, e minha irmã, e minha mãe.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Marcos 3, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.