Lucas 13

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs NTLH

Sair da comparação
NTLH Nova Tradução na Linguagem de Hoje 2000
1 O sırada bazı kişiler İsaʼya geldi. Oʼna vali Pilatusʼun kurban kesen bazı Celilelileri öldürdüğünü anlattılar. Adamların kanları kestikleri kurbanların kanıyla karışmıştı.
1 Naquela mesma ocasião algumas pessoas chegaram e começaram a comentar com Jesus como Pilatos havia mandado matar vários galileus, no momento em que eles ofereciam sacrifícios a Deus.
2 İsa onlara şöyle dedi: “Sizce bu Celileliler diğer Celilelilerden daha mı günahkârdı? Onun için mi bu kadar çok acı çektiler?
2 Então Jesus disse:
3 Size hayır diyorum, ama tövbe etmezseniz hepiniz de onlar gibi yok olacaksınız.
3 De modo nenhum! Eu afirmo a vocês que, se não se arrependerem dos seus pecados, todos vocês vão morrer como eles morreram.
4 Ya Şiloahʼdakikulenin üzerlerine düşüp öldürdüğü on sekiz kişi için ne diyelim? Sizce onlar Yeruşalimʼde oturan öbür insanlardan daha mı günahkârdı?
4 E lembrem daqueles dezoito, do bairro de Siloé, que foram mortos quando a torre caiu em cima deles. Vocês pensam que eles eram piores do que os outros que moravam em Jerusalém?
5 Size hayır diyorum, ama tövbe etmezseniz hepiniz de onlar gibi yok olacaksınız.”
5 De modo nenhum! Eu afirmo a vocês que, se não se arrependerem dos seus pecados, todos vocês vão morrer como eles morreram.
6 Onlara şu benzetmeyi de anlattı: “Adamın birinin bağında dikili bir incir ağacı varmış. Adam ağaçta meyve aramaya gelmiş, ama bulmamış.
6 Então Jesus contou esta parábola :
7 Bağcıya şöyle demiş: ‘Üç senedir gelip bu incir ağacında meyve aradım, hiçbir şey bulmadım. Artık kes onu. Niye toprağı boşuna tüketsin?’
7 Aí disse ao homem que tomava conta da plantação: “Olhe! Já faz três anos seguidos que venho buscar figos nesta figueira e não encontro nenhum. Corte esta figueira! Por que deixá-la continuar tirando a força da terra sem produzir nada?”
8 Adam da ona şöyle cevap vermiş: ‘Efendim, onu bu yıl da bırak, ben onun etrafını kazıp gübre koyayım.
8 Mas o empregado respondeu: “Patrão, deixe a figueira ficar mais este ano. Eu vou afofar a terra em volta dela e pôr bastante adubo.
9 Gelecek yıl meyve verirse, iyi. Vermezse, onu kesersin.’ ”
9 Se no ano que vem ela der figos, muito bem. Se não der, então mande cortá-la.”
10 İsa Şabat günü Yahudilerin bir toplantı yerinde vaaz ediyordu.
10 Certo sábado, Jesus estava ensinando numa sinagoga .
11 On sekiz yıldır içinde hastalık ruhu bulunan bir kadın da oradaydı. İki büklüm olmuştu, belini hiç doğrultamıyordu.
11 E chegou ali uma mulher que fazia dezoito anos que estava doente, por causa de um espírito mau. Ela andava encurvada e não conseguia se endireitar.
12 İsa kadını görünce onu çağırdı. “Ey kadın! Hastalığından kurtuldun!” dedi.
12 Quando Jesus a viu, ele a chamou e disse:
13 Elleriyle ona dokundu. Kadın da hemen doğruldu ve Allahʼı övmeye başladı.
13 Aí pôs as mãos sobre ela, e ela logo se endireitou e começou a louvar a Deus.
14 Ama toplantı yerinin lideri, Şabat gününde şifa verdiği için İsaʼya kızdı. Adam toplantı yerindeki halka şöyle dedi: “Çalışmak için haftada altı gün vardır. O günlerde şifa bulmak için gelmelisiniz, Şabat gününde değil!”
14 Mas o chefe da sinagoga ficou zangado porque Jesus havia feito uma cura no sábado. Por isso disse ao povo: — Há seis dias para trabalhar. Pois venham nesses dias para serem curados, mas, no sábado, não!
15 Rab İsa da ona şöyle cevap verdi: “Sizi ikiyüzlüler sizi! Şabat günü hepiniz öküzünüzü ya da eşeğinizi bağlandığı yerden çözüp su içirmeye götürmez misiniz?
15 Então o Senhor respondeu:
16 İşte, bu kadın da İbrahimʼin bir kızıdır. Ama Şeytan onu on sekiz yıl bağlı tuttu. Şabat günü bu bağdan serbest bırakılmalıydı, öyle değil mi?”
16 E agora está aqui uma descendente de Abraão que Satanás prendeu durante dezoito anos. Por que é que no sábado ela não devia ficar livre dessa doença?
17 İsa bunu söyleyince, Oʼna karşı gelen herkes utançtan yerin dibine geçti. Ama bütün halk İsaʼnın yaptığı harika işlere sevindi.
17 Os inimigos de Jesus ficaram envergonhados com essa resposta, mas toda a multidão ficou alegre com as coisas maravilhosas que ele fazia.
18 Sonra İsa şunları söyledi: “Allahʼın Krallığı neye benziyor? Onu neyle karşılaştırayım?
18 Jesus disse:
19 Allahʼın Krallığı küçücük hardal tohumuna benziyor. Adam onu alıp bahçesine ekti. Sonra büyüdü, ağaç kadar oldu. Gökteki kuşlar gelip onun dallarının arasında yuva kurdu.”
19 Ele é como uma semente de mostarda que um homem pega e planta na sua horta. A planta cresce e fica uma árvore, e os passarinhos fazem ninhos nos seus ramos.
20 İsa yine şöyle dedi: “Allahʼın Krallığıʼnı neye benzeteyim?
20 Jesus continuou:
21 O bir parça mayaya benziyor. Kadın onu alıp üç büyük kap una karıştırır. En sonunda bütün hamur mayalanır.”
21 Ele é como o fermento que uma mulher pega e mistura em três medidas de farinha, até que ele se espalhe por toda a massa.
22 Bu arada İsa köy kasaba dolaşarak vaaz ediyor, Yeruşalimʼe doğru ilerliyordu.
22 Jesus atravessava cidades e povoados, ensinando na sua viagem para Jerusalém.
23 Biri Oʼna şunu sordu: “Efendimiz, acaba kurtulanlaraz mı olacak?” İsa oradakilere şöyle dedi:
23 Alguém perguntou: — Senhor, são poucos os que vão ser salvos? Jesus respondeu:
24 “Dar kapıdan girmeye uğraşın. Size söylüyorum, çok kişi ondan girmek isteyecek, fakat giremeyecek.
24 — Façam tudo para entrar pela porta estreita. Pois eu afirmo a vocês que muitos vão querer entrar, mas não poderão.
25 Ev sahibi kalkıp kapıyı kilitleyince, dışarda kalacaksınız. Kapıyı çalarak: ‘Efendimiz, bize kapıyı aç!’ diyeceksiniz. O da size şöyle cevap verecek: ‘Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi bilmiyorum.’
25 — O dono da casa vai se levantar e fechar a porta. Então vocês ficarão do lado de fora, batendo na porta e dizendo: “Senhor, nos deixe entrar!” E ele responderá: “Não sei de onde são vocês.”
26 O zaman, ‘Seninle birlikte yedik, içtik. Bizim sokaklarımızda vaaz verdin’ demeye başlayacaksınız.
26 Aí vocês dirão: “Nós comemos e bebemos com o senhor. O senhor ensinou na nossa cidade.”
27 Ama ev sahibi şöyle diyecek: ‘Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi bilmiyorum. Ey kötülük işleyenler! Hepiniz önümden çekilin.’
27 Mas ele responderá: “Não sei de onde são vocês. Afastem-se de mim, vocês que só fazem o mal.”
28 İbrahimʼi, İshakʼı, Yakubʼu ve bütün peygamberleri Allahʼın Krallığıʼnda göreceksiniz. Siz ise kendinizi dışarıya atılmış bulacaksınız. Orada ağlayıp dişlerinizi gıcırdatacaksınız.
28 Quando vocês virem Abraão, Isaque, Jacó e todos os
29 İnsanlar doğudan ve batıdan, kuzeyden ve güneyden gelecek, Allahʼın Krallığıʼnda sofraya oturacaklar.
29 Muitos virão do Leste e do Oeste, do Norte e do Sul e vão sentar-se à mesa no Reino de Deus.
30 Bakın, sonuncu olan bazıları birinci olacak, birinci olan bazıları da sonuncu olacak.”
30 E os que agora são os últimos serão os primeiros, e os primeiros serão os últimos.
31 Tam o anda bazı Ferisiler gelip İsaʼya şöyle dediler: “Git buradan, yoluna devam et. Hirodes seni öldürmek istiyor.”
31 Naquele momento alguns fariseus chegaram perto de Jesus e disseram: — Vá embora daqui, porque Herodes quer matá-lo.
32 İsa onlara şöyle dedi: “Gidin o tilkiye deyin ki, ‘Bak, bugün ve yarın cinleri kovacağım, hastalara şifa vereceğim, ve üçüncü gün amacıma ulaşacağım.’
32 Jesus respondeu:
33 Yine de bugün, yarın ve öbür gün yoluma devam etmeliyim. Çünkü bir peygamberin Yeruşalim dışında öldürülmesi düşünülemez.”
33 E Jesus continuou:
34 “Ey Yeruşalim, Yeruşalim! Peygamberleri öldüren ve sana gönderilen elçileri taşlayan şehir! Tavuk civcivlerini kanatlarının altına nasıl toplarsa, ben de senin evlatlarını kaç defa öyle toplamak istedim. Ama siz istemediniz.
34 — Jerusalém, Jerusalém, que mata os profetas e apedreja os mensageiros que Deus lhe manda! Quantas vezes eu quis abraçar todo o seu povo, assim como a galinha ajunta os seus pintinhos debaixo das suas asas, mas vocês não quiseram!
35 İşte, tapınağınız ıssız bırakılacak. Size şunu söylüyorum: ‘Rabbin adıyla gelene övgüler olsun!’diyeceğiniz zamana kadar beni bir daha görmeyeceksiniz.”
35 Agora a casa de vocês ficará completamente abandonada. Eu afirmo que vocês não me verão mais, até chegar o tempo em que dirão: “Deus abençoe aquele que vem em nome do Senhor!”

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Lucas 13, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.