João 20

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs NAA

Sair da comparação
NAA Nova Almeida Atualizada 2017
1 Pazar günü erkenden, hâlâ karanlıkken, Mecdelli Meryem mezara gitti. Mezarın girişindeki taşın yana yuvarlanmış olduğunu gördü.
1 No primeiro dia da semana, de madrugada, quando ainda estava escuro, Maria Madalena foi ao túmulo e viu que a pedra da entrada tinha sido removida.
2 Bu yüzden koşup Simun Petrusʼun ve İsaʼnın sevdiği öbür öğrencinin yanına geldi ve onlara şöyle dedi: “Efendimizʼi mezardan almışlar. Oʼnu nereye koyduklarını bilmiyoruz.”
2 Então correu e foi até onde estavam Simão Pedro e o outro discípulo, a quem Jesus amava, e disse-lhes: — Tiraram o Senhor do túmulo, e não sabemos onde o colocaram.
3 Bunun üzerine Petrus ve öbür öğrenci dışarı çıkıp mezara yöneldiler.
3 Com isso, Pedro e o outro discípulo saíram e foram até o túmulo.
4 İkisi birlikte koşuyordu, ama öbür öğrenci Petrusʼtan daha hızlı koşarak mezara önce vardı.
4 Ambos corriam juntos, mas o outro discípulo correu mais depressa do que Pedro e chegou primeiro ao túmulo.
5 Eğilip içeri baktı ve keten sargı bezlerini orada serilmiş gördü. Fakat içeri girmedi.
5 E, abaixando-se, viu os lençóis de linho, mas não entrou.
6 Onun ardından Simun Petrus geldi ve mezara girdi. Orada serilmiş sargı bezlerini gördü.
6 Simão Pedro, seguindo-o, chegou e entrou no túmulo. Ele também viu os lençóis
7 İsaʼnın başına bağlanmış bir bez de vardı. Ama bu, sargı bezlerinin yanında değildi. Ayrı bir yerde dürülmüş duruyordu.
7 e o lenço que tinha estado sobre a cabeça de Jesus, e que não estava com os lençóis, mas enrolado num lugar à parte.
8 Ondan sonra mezara önce varan öbür öğrenci içeri girdi. Olanları gördü ve inandı.
8 Então o outro discípulo, que havia chegado primeiro ao túmulo, também entrou. Ele viu e creu.
9 Kutsal Yazıʼya göre İsaʼnın ölümden dirilmesi lazımdı. Ama bu yazıyı henüz anlamamışlardı.
9 Pois ainda não tinham compreendido a Escritura, que era necessário que ele ressuscitasse dentre os mortos.
10 Sonra iki öğrenci diğerlerinin yanına döndü.
10 E os discípulos voltaram outra vez para casa.
11 Fakat Meryem mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.
11 Maria, no entanto, permanecia junto à entrada do túmulo, chorando. Enquanto chorava, abaixou-se e olhou para dentro do túmulo.
12 Orada beyaz elbiseler giymiş iki melek gördü. Birisi, İsaʼnın cesedinin daha önce yattığı yerin başucunda, öbürü ise ayakucunda oturuyordu.
12 Ela viu dois anjos vestidos de branco, sentados onde o corpo de Jesus tinha sido colocado, um à cabeceira e outro aos pés.
13 Ona, “Bayan, niye ağlıyorsun?” diye sordular. Meryem onlara şöyle dedi: “Efendimʼi alıp götürmüşler ve Oʼnu nereye koyduklarını bilmiyorum.”
13 Então eles perguntaram: — Mulher, por que você está chorando? Ela respondeu: — Porque levaram o meu Senhor, e não sei onde o puseram.
14 Bunu söyledikten sonra, arkasına dönüp baktı. İsa orada duruyordu. Ama onun İsa olduğunu bilmiyordu.
14 Depois de dizer isso, ela se virou para trás e viu Jesus em pé, mas não reconheceu que era Jesus.
15 İsa, “Bayan, niye ağlıyorsun? Kimi arıyorsun?” diye sordu. Meryem Oʼnu bahçıvan sanarak şöyle dedi: “Efendim, eğer sen Oʼnu götürdünse, Oʼnu nereye koyduğunu söyle. Ben gidip Oʼnu alayım.”
15 Jesus lhe perguntou: Ela, supondo que ele fosse o jardineiro, respondeu: — Se o senhor o tirou daqui, diga-me onde o colocou, e eu o levarei.
16 İsa ona, “Meryem!” dedi. Meryem dönüp Oʼna Aramiceʼde “Rabbuni” dedi. Rabbuni “Öğretmenim” demektir.
16 Jesus disse: Ela, voltando-se, lhe disse, em hebraico: — Raboni! (“Raboni” quer dizer “Mestre”.)
17 İsa ona şöyle dedi: “Bana tutunma! Çünkü Babaʼnın yanına daha çıkmadım. Kardeşlerime git ve onlara şunu söyle: ‘Benim Babamʼa ve sizin Babanızʼa, benim Allahımʼa ve sizin Allahınızʼa çıkıyorum.’ ”
17 Jesus continuou:
18 Mecdelli Meryem gidip İsaʼnın öğrencilerine haber verdi. “Ben Efendimizʼi gördüm!” dedi. Sonra İsaʼnın kendisine söylediği şeyleri anlattı.
18 Então Maria Madalena foi e anunciou aos discípulos: — Eu vi o Senhor! E contava que Jesus lhe tinha dito essas coisas.
19 Haftanın ilk günüydü ve akşam olmuştu. İsaʼnın öğrencilerinin bulunduğu evin kapıları kapalıydı, çünkü Yahudi liderlerden korkuyorlardı. İsa gelip ortalarında durdu ve “Size esenlik olsun!” dedi.
19 Ao cair da tarde daquele dia, o primeiro da semana, estando trancadas as portas da casa onde estavam os discípulos, com medo dos judeus, Jesus veio e se pôs no meio deles, dizendo:
20 Bunu söyledikten sonra onlara kendi ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Efendileriʼni görünce sevindiler.
20 E, dizendo isso, lhes mostrou as mãos e o lado. Então os discípulos se alegraram ao ver o Senhor.
21 İsa onlara tekrar “Size esenlik olsun!” dedi. “Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.”
21 E Jesus lhes disse outra vez:
22 Bunu söyledikten sonra üzerlerine üfledi ve onlara “Kutsal Ruhʼu alın!” dedi.
22 E, havendo dito isso, soprou sobre eles e disse-lhes:
23 “Kimin günahlarını bağışlarsanız, onlar bağışlanmış olur. Kimin günahlarını bağışlamazsanız, onlar bağışlanmamış olur.”
23 Se de alguns vocês perdoarem os pecados, são-lhes perdoados; mas, se os retiverem, são retidos.
24 Fakat İsa geldiği zaman, on iki elçisinden biri olan ve İkiz adıyla bilinen Tomas onlarla birlikte değildi.
24 Tomé, um dos doze, chamado Dídimo, não estava com eles quando Jesus veio.
25 Öbür öğrenciler ona, “Biz Efendimizʼi gördük!” dediler. O da onlara şöyle dedi: “Ben ellerindeki çivi izlerini görmeden, parmağımı çivilerin battığı yerlere ve elimi böğrüne koymadan asla inanmayacağım.”
25 Então os outros discípulos disseram a Tomé: — Vimos o Senhor. Mas ele respondeu: — Se eu não vir o sinal dos pregos nas mãos dele, ali não puser o dedo e não puser a minha mão no lado dele, de modo nenhum acreditarei.
26 Sekiz gün sonra İsaʼnın öğrencileri yine evdeydiler. Tomas da onlarla birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa geldi, ortalarında durdu ve “Size esenlik olsun!” dedi.
26 Passados oito dias, os discípulos de Jesus estavam outra vez reunidos, e Tomé estava com eles. Estando as portas trancadas, Jesus veio, pôs-se no meio deles e disse:
27 Sonra Tomasʼa şöyle dedi: “Parmağını buraya uzat, ellerime bak. Elini de uzat, böğrüme koy. Artık imansız olma, imanlı ol.”
27 E logo disse a Tomé:
28 Tomas Oʼna, “Rabbim ve Allahım!” diye karşılık verdi.
28 Ao que Tomé lhe respondeu: — Senhor meu e Deus meu!
29 İsa ona şöyle dedi: “Beni gördüğün için mi iman ettin? Görmeden iman edenlere ne mutlu!”
29 Jesus lhe disse:
30 İsa öğrencilerinin gözü önünde bu kitapta yazılı olmayan daha birçok mucize yaptı.
30 Na verdade, Jesus fez diante dos seus discípulos muitos outros sinais que não estão escritos neste livro.
31 Fakat bunlar, İsaʼnın Allahʼın Oğlu Mesih olduğuna inanmanız için yazılmıştır. Oʼna iman ederseniz Oʼnun adıyla hayat bulursunuz.
31 Estes, porém, foram registrados para que vocês creiam que Jesus é o Cristo, o Filho de Deus, e para que, crendo, tenham vida em seu nome.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar João 20, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.