Judas 1

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 İsa Mesihʼin kulu ve Yakubʼun kardeşi ben Yahudaʼdan,sizlere selam! Babamız Allah sizi kendisine çağırdı. O sizi seviyor ve İsa Mesih sizi koruyor.
1 Judas, servo de Jesus Cristo e irmão de Tiago, aos chamados, queridos em Deus Pai e conservados por Jesus Cristo:
2 Allah size bol bol merhamet etsin, sizi esenlik ve sevgiyle bereketlesin.
2 a misericórdia, e a paz, e o amor vos sejam multiplicadas.
3 Sevgili arkadaşlar, hepimizin ortak olduğu kurtuluş hakkında size yazmak için her türlü çabayı gösteriyordum. Ama şunu yazmaya kendimi mecbur hissettim: Rica ederim, Allahʼın kutsal halkına ilk ve son kez emanet ettiği inanç için mücadele edin!
3 Amados, procurando eu escrever-vos com toda a diligência acerca da comum salvação, tive por necessidade escrever-vos e exortar-vos a batalhar pela fé que uma vez foi dada aos santos.
4 Çünkü Allahʼtan korkmayan bazı kişiler aranıza sızdılar. Onların cezası çoktan yazılmıştır. Allahımızʼın lütfunu azgın seksüel hareketler için bahane ediyorlar. Biricik Efendimiz ve Rabbimiz İsa Mesihʼi de reddediyorlar.
4 Porque se introduziram alguns, que já antes estavam escritos para este mesmo juízo, homens ímpios, que convertem em dissolução a graça de Deus e negam a Deus, único dominador e Senhor nosso, Jesus Cristo.
5 Bütün bunları zaten biliyorsunuz. Ancak size hatırlatmak istiyorum, Rab önce halkını Mısırʼdan kurtardı, ama sonra aralarında iman etmeyenleri yok etti.
5 Mas quero lembrar-vos, como a quem já uma vez soube isto, que, havendo o Senhor salvo um povo, tirando-o da terra do Egito, destruiu, depois, os que não creram;
6 Bazı melekler de yetkilerinin sınırı içinde kalmadılar. Oturmaları için kendilerine ayrılan yeri terk ettiler. Allah bu melekleri çözülmez zincirlerle bağladı, büyük yargı gününe kadar karanlıkta hapsetti.
6 e aos anjos que não guardaram o seu principado, mas deixaram a sua própria habitação, reservou na escuridão e em prisões eternas até ao juízo daquele grande Dia;
7 Benzer şekilde Sodom, Gomora ve etraftaki kasabalar kendilerini seksüel günah ve sapıklığa verdiler. Bu şehirler yanıp yok oldular. Bu da sonsuza kadar yanma cezası hakkında herkese ders oldu.
7 assim como Sodoma, e Gomorra, e as cidades circunvizinhas, que, havendo-se corrompido como aqueles e ido após outra carne, foram postas por exemplo, sofrendo a pena do fogo eterno.
8 Bununla birlikte aranıza sızan bu sapık kişiler de gördükleri rüyalara dayanarak o şehirlerin halkı gibi bedenlerini kirletiyorlar. Rabbin yetkisini hiçe sayıp yüce varlıklara hakaret ediyorlar.
8 E, contudo, também estes, semelhantemente adormecidos, contaminam a sua carne, e rejeitam a dominação, e vituperam as autoridades.
9 Oysa başmelek Mikail bile, Musaʼnın cesedi hakkında İblisʼle çekişip tartışırken, İblisʼe hakaret etmedi, onu suçlu çıkarmaya cesaret etmedi. Sadece “Cezanı Rab versin!” dedi.
9 Mas o arcanjo Miguel, quando contendia com o diabo e disputava a respeito do corpo de Moisés, não ousou pronunciar juízo de maldição contra ele; mas disse: O Senhor te repreenda.
10 Fakat bu kişiler anlamadıkları her şeye hakaret ediyorlar. Öbür taraftan, aklı fikri olmayan hayvanlar gibi içgüdüleriyle anladıkları şeyler kendilerini mahvolmaya sürüklüyor.
10 Estes, porém, dizem mal do que não sabem; e, naquilo que naturalmente conhecem, como animais irracionais, se corrompem.
11 Vay onların haline! Çünkü Kayinʼinyolunu tutuyorlar ve Balamgibi aldanarak kazanç peşinden koşuyorlar. Musaʼya kafa tutan Korahgibi mahvoluyorlar.
11 Ai deles! Porque entraram pelo caminho de Caim, e foram levados pelo engano do prêmio de Balaão, e pereceram na contradição de Corá.
12 Dostluk yemeklerinizdehiç çekinmeden sizinle birlikte yiyip içen bu kişiler birer kara lekedir. Sadece kendi çıkarlarını gözetirler. Rüzgarın sürüklediği yağmursuz bulutlar gibidirler. Ürün vermedikleri için sonbaharda köklerinden sökülen ağaçlara benzerler. Bu sebeple iki defa ölmüş sayılırlar.
12 Estes são manchas em vossas festas de fraternidade, banqueteando-se convosco e apascentando-se a si mesmos sem temor; são nuvens sem água, levadas pelos ventos de uma para outra parte; são como árvores murchas, infrutíferas, duas vezes mortas, desarraigadas;
13 Kudurmuş deniz dalgalarının çıkardığı köpük gibi, ayıplarını ortaya çıkarırlar. Amaçsız dolaşan yıldızlar gibidirler. Sonsuza dek sürecek koyu karanlık onları bekliyor.
13 ondas impetuosas do mar, que escumam as suas mesmas abominações, estrelas errantes, para os quais está eternamente reservada a negrura das trevas.
14 Ademʼden sonra yedinci kuşak olan Hanok Peygamber de bu kişiler hakkında şunu söyledi: “Bakın, Rab herkesi yargılamak ve Allahʼtan korkmayan günahkârların hepsini suçlu çıkarmak için on binlerce kutsal meleğiyle geliyor. Çünkü günahkârlar Allahʼa saygı göstermeyip her türlü kötülük işlediler. Oʼna kafa tutup her türlü ağır hakarette bulundular.”
14 E destes profetizou também Enoque, o sétimo depois de Adão, dizendo: Eis que é vindo o Senhor com milhares de seus santos,
15 — ausente —
15 para fazer juízo contra todos e condenar dentre eles todos os ímpios, por todas as suas obras de impiedade que impiamente cometeram e por todas as duras palavras que ímpios pecadores disseram contra ele.
16 Onlar homurdanan, şikâyet eden, heveslerine uyan kişilerdir. Ağızlarından gururlu laflar dökülür. Kendi çıkarları için başkalarını överler.
16 Estes são murmuradores, queixosos da sua sorte, andando segundo as suas concupiscências, e cuja boca diz coisas mui arrogantes, admirando as pessoas por causa do interesse.
17 Ama siz, sevgili arkadaşlar, Rabbimiz İsa Mesihʼin elçilerinin önceden söyledikleri sözleri hatırlayın.
17 Mas vós, amados, lembrai-vos das palavras que vos foram preditas pelos apóstolos de nosso Senhor Jesus Cristo,
18 Size şunu demişlerdi: “Zamanın sonunda Allahʼla alay eden, Allahʼtan korkmayan, kendi heveslerine uyan kişiler olacak.”
18 os quais vos diziam que, no último tempo, haveria escarnecedores que andariam segundo as suas ímpias concupiscências.
19 Bu kişiler bölücü, içgüdülerine uyan, Kutsal Ruhʼtan yoksun kişilerdir.
19 Estes são os que causam divisões, sensuais, que não têm o Espírito.
20 Ama siz, sevgili arkadaşlar, kendinizi son derece kutsal olan inancınızın temeli üzerinde güçlendirin. Kutsal Ruhʼun rehberliğinde dua edin.
20 Mas vós, amados, edificando-vos a vós mesmos sobre a vossa santíssima fé, orando no Espírito Santo,
21 Her zaman Allahʼın sizi sevdiğini düşünerek yaşayın. Rabbimiz İsa Mesihʼin merhamet edip sizi sonsuz yaşama kavuşturmasını bekleyin.
21 conservai a vós mesmos no amor de Deus, esperando a misericórdia de nosso Senhor Jesus Cristo, para a vida eterna.
22 Kararsız olanlaramerhamet edin.
22 E apiedai-vos de alguns que estão duvidosos;
23 Başkalarını ateşin içinden kapıp kurtarır gibi mahvolmaktan kurtarın. Diğerlerine korkuyla karışık merhametle davranın. Bedenin kirlettiği elbiseden tiksinir gibi onların günahlarından tiksinin.
23 e salvai alguns, arrebatando-os do fogo; tende deles misericórdia com temor, aborrecendo até a roupa manchada da carne.
24 Allah sizi düşmekten kurtaracak güçtedir. O sizi kusursuz halde büyük sevinç içinde kendi görkemli huzuruna çıkaracak.
24 Ora, àquele que é poderoso para vos guardar de tropeçar e apresentar-vos irrepreensíveis, com alegria, perante a sua glória,
25 Bunun için Rabbimiz İsa Mesihʼin aracılığıyla, kurtarıcımız olan tek Allahʼa, bütün zamanlardan önce, şimdi ve sonsuzlara kadar yücelik, görkem, kudret ve yetki olsun. Amin.
25 ao único Deus, Salvador nosso, por Jesus Cristo, nosso Senhor, seja glória e majestade, domínio e poder, antes de todos os séculos, agora e para todo o sempre. Amém!

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Judas 1, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.