Apocalipse 20

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 Sonra gökten inen bir melek gördüm. Dipsiz çukurun anahtarı ondaydı ve elinde kocaman bir zincir vardı.
1 E vi descer do céu um anjo que tinha a chave do abismo e uma grande cadeia na sua mão.
2 Melek ejderhayı, yani Şeytan ve İblis denen eski yılanı yakaladı. Onu bin yıl süreyle zincire vurdu.
2 Ele prendeu o dragão, a antiga serpente, que é o diabo e Satanás, e amarrou-o por mil anos.
3 Ardından onu dipsiz çukura attı. Orasını kilitleyip girişi mühürledi. Öyle ki, bin yıl tamamlanıncaya kadar Şeytan milletleri tekrar saptırmasın. Ondan sonra da kısa bir vakit için serbest bırakılmalı.
3 E lançou-o no abismo, e ali o encerrou, e pôs selo sobre ele, para que mais não engane as nações, até que os mil anos se acabem. E depois importa que seja solto por um pouco de tempo.
4 Sonra tahtlar gördüm. Bu tahtlarda oturanlara yargı yürütme yetkisi verilmişti. İsa hakkında şahitlik edip Allahʼın sözünü yaydıkları için başı kesilenlerin canlarını da gördüm. Onlar canavara ve onun heykeline tapmamış, işaretini alınlarına ya da ellerine almamışlardı. Hayata dönüp Mesihʼle birlikte bin yıl krallık sürdüler.
4 E vi tronos; e assentaram-se sobre eles aqueles a quem foi dado o poder de julgar. E vi as almas daqueles que foram degolados pelo testemunho de Jesus e pela palavra de Deus, e que não adoraram a besta nem a sua imagem, e não receberam o sinal na testa nem na mão; e viveram e reinaram com Cristo durante mil anos.
5 Birinci diriliş budur. Öbür ölüler bin yıl tamamlanıncaya kadar dirilmediler.
5 Mas os outros mortos não reviveram, até que os mil anos se acabaram. Esta é a primeira ressurreição.
6 Birinci dirilişte payı olan herkes berekete kavuşmuş ve Allahʼa adanmıştır. Bu insanların üzerinde ikinci ölümünyetkisi olmaz. Onlar Allahʼın ve Mesihʼin rahipleri olacak ve Mesihʼle birlikte bin yıl krallık sürecekler.
6 Bem-aventurado e santo aquele que tem parte na primeira ressurreição; sobre estes não tem poder a segunda morte, mas serão sacerdotes de Deus e de Cristo e reinarão com ele mil anos.
7 Bin yıl tamamlanınca Şeytan hapsedildiği yerden serbest bırakılacak.
7 E, acabando-se os mil anos, Satanás será solto da sua prisão
8 Dünyanın dört köşesindeki milletleri, yani Gog ve Magogʼusaptırıp savaşa toplamak için yola çıkacak. Toplananların sayısı denizdeki kum taneleri kadar çoktur.
8 e sairá a enganar as nações que estão sobre os quatro cantos da terra, Gogue e Magogue, cujo número é como a areia do mar, para as ajuntar em batalha.
9 Bunlar ülkenin düzlüğüne yayıldılar. Allahʼın kutsal halkının yaşadığı ve Allahʼın sevdiği şehri kuşattılar. Ama gökten ateş yağdı ve onları yakıp yok etti.
9 E subiram sobre a largura da terra e cercaram o arraial dos santos e a cidade amada; mas desceu fogo do céu e os devorou.
10 Sonra onları saptıran İblis ateş ve kükürt gölüne atıldı. Canavar ve sahte peygamber de oradaydı. Sonsuza dek gece gündüz işkence çekecekler.
10 E o diabo, que os enganava, foi lançado no lago de fogo e enxofre, onde está a besta e o falso profeta; e de dia e de noite serão atormentados para todo o sempre.
11 Sonra büyük beyaz bir taht gördüm. Tahtta Oturanʼı da gördüm. Yer ve gök Oʼnun önünden kaçtılar, yok olup gittiler.
11 E vi um grande trono branco e o que estava assentado sobre ele, de cuja presença fugiu a terra e o céu, e não se achou lugar para eles.
12 Ardından ölüleri gördüm. Küçük, büyük, hepsi tahtın önünde bekliyorlardı. Bunun üzerine kitaplar açıldı. Sonra yaşam kitabı denen başka bir kitap açıldı. Ölüler de o kitaplarda yazılanlara bakılarak kendi yaptıklarına göre yargılandılar.
12 E vi os mortos, grandes e pequenos, que estavam diante do trono, e abriram-se os livros. E abriu-se outro livro, que é o da vida. E os mortos foram julgados pelas coisas que estavam escritas nos livros, segundo as suas obras.
13 Deniz kendisinde bulunan ölüleri teslim etti. Ölüm ve ölüler dünyası da kendilerinde bulunan ölüleri teslim ettiler. Her biri yaptıklarına göre yargılandı.
13 E deu o mar os mortos que nele havia; e a morte e o inferno deram os mortos que neles havia; e foram julgados cada um segundo as suas obras.
14 Sonra ölüm ve ölüler dünyası ateş gölüne atıldı. İşte, ikinci ölüm budur, bu ateş gölüdür.
14 E a morte e o inferno foram lançados no lago de fogo. Esta é a segunda morte.
15 Adı yaşam kitabında yazılı bulunmayan herkes ateş gölüne atıldı.
15 E aquele que não foi achado escrito no livro da vida foi lançado no lago de fogo.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Apocalipse 20, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.