2 Timóteo 4

Open Basic Turkish New Testament (TUR_OBT) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Mesih İsa, krallığını kurmaya geldiğinde hem yaşayanları hem de ölüleri yargılayacak. Bu sebeple Allahʼın ve Mesih İsaʼnın önünde sana önemle rica ediyorum:
1 Conjuro-te, perante Deus e Cristo Jesus, que há de julgar vivos e mortos, pela sua manifestação e pelo seu reino:
2 Allahʼın sözünü vaaz et. Zaman uygun olsun ya da olmasın bu hizmeti gayretle sürdür. İnsanlara günahlarını göster, onları azarla, cesaretlendir, tam bir sabırla eğit.
2 prega a palavra, insta, quer seja oportuno, quer não, corrige, repreende, exorta com toda a longanimidade e doutrina.
3 Bunları söylüyorum, çünkü öyle bir zaman gelecek ki, insanlar artık sağlam bilgiye dayanan vaazları işitmek istemeyecekler. Fakat kulaklarını okşayan sözler duymak için etraflarına kendi heveslerine uygun vaaz verenleri toplayacaklar.
3 Pois haverá tempo em que não suportarão a sã doutrina; pelo contrário, cercar-se-ão de mestres segundo as suas próprias cobiças, como que sentindo coceira nos ouvidos;
4 Gerçeği dinlemek istemeyecekler, masallara sapacaklar.
4 e se recusarão a dar ouvidos à verdade, entregando-se às fábulas.
5 Fakat sen her durumda ayık ol, zorluklara dayan, müjdecinin işini yap, hizmetini tamamla.
5 Tu, porém, sê sóbrio em todas as coisas, suporta as aflições, faze o trabalho de um evangelista, cumpre cabalmente o teu ministério.
6 Bana gelince, kanım yakında adak şarabı gibi dökülecek. Dünyadan ayrılma zamanım yaklaştı.
6 Quanto a mim, estou sendo já oferecido por libação, e o tempo da minha partida é chegado.
7 Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, inancımızı korudum.
7 Combati o bom combate, completei a carreira, guardei a fé.
8 Allahʼın gözünde doğru sayıldığımın işareti olan zafer tacı artık beni bekliyor. Adaletli yargıç olan Rab o gün bu tacı bana giydirecek. Hem de sadece bana değil, Oʼnun görkemli gelişini hasretle bekleyen herkese de giydirecek.
8 Já agora a coroa da justiça me está guardada, a qual o Senhor, reto juiz, me dará naquele Dia; e não somente a mim, mas também a todos quantos amam a sua vinda.
9 Tez yanıma gelmeye çalış.
9 Procura vir ter comigo depressa.
10 Çünkü dünyayı seven Demas beni terk edip Selanikʼe gitti. Kreskes, Galatya bölgesine, Titus ise Dalmaçya bölgesine gitti.
10 Porque Demas, tendo amado o presente século, me abandonou e se foi para Tessalônica; Crescente foi para a Galácia, Tito, para a Dalmácia.
11 Yanımda yalnız Luka kaldı. Markosʼu al, beraberinde getir, çünkü hizmetimde bana faydası var.
11 Somente Lucas está comigo. Toma contigo Marcos e traze-o, pois me é útil para o ministério.
12 Tihikosʼu Efesʼe yolladım.
12 Quanto a Tíquico, mandei-o até Éfeso.
13 Sen gelirken paltomu getir. Onu Troas şehrinde Karpʼın yanında bırakmıştım. Kitapları ve en önemlisi deriden not defterlerimi getir.
13 Quando vieres, traze a capa que deixei em Trôade, em casa de Carpo, bem como os livros, especialmente os pergaminhos.
14 Bakırcı İskender bana çok kötülük yaptı. Rab, yaptıklarının karşılığını ona versin.
14 Alexandre, o latoeiro, causou-me muitos males; o Senhor lhe dará a paga segundo as suas obras.
15 Sen de o adamdan sakın. Çünkü vaaz ettiklerimize var gücüyle karşı koydu.
15 Tu, guarda-te também dele, porque resistiu fortemente às nossas palavras.
16 İlk davamda kimse beni savunmadı, hepsi beni terk etti. Bu, onlara günah sayılmasın.
16 Na minha primeira defesa, ninguém foi a meu favor; antes, todos me abandonaram. Que isto não lhes seja posto em conta!
17 Ama Rab yanımda durup beni kuvvetlendirdi. Sonuçta benim aracılığımla kurtuluş haberi tam olarak vaaz edildi ve her milletten birçok insan bunu işitti. Rab de beni aslanlara yem olmaktan kurtardı.
17 Mas o Senhor me assistiu e me revestiu de forças, para que, por meu intermédio, a pregação fosse plenamente cumprida, e todos os gentios a ouvissem; e fui libertado da boca do leão.
18 Rab beni her türlü beladan kurtaracak ve gökteki krallığına sağ salim götürecek. O sonsuzlara kadar yüceltilsin! Amin.
18 O Senhor me livrará também de toda obra maligna e me levará salvo para o seu reino celestial. A ele, glória pelos séculos dos séculos. Amém!
19 Priska ile Akvila ve Onesiforosʼun ev halkına selam söyle.
19 Saúda Prisca, e Áquila, e a casa de Onesíforo.
20 Erastus, Korint şehrinde kaldı. Trofimosʼu ise hasta olarak Milet şehrinde bıraktım.
20 Erasto ficou em Corinto. Quanto a Trófimo, deixei-o doente em Mileto.
21 Kış bastırmadan önce gelmek için elinden geleni yap.Evvulus, Pudes, Linus, Klavdiya ve bütün kardeşler sana selam söylüyorlar.
21 Apressa-te a vir antes do inverno. Êubulo te envia saudações; o mesmo fazem Prudente, Lino, Cláudia e os irmãos todos.
22 Rab İsa Mesih sizlere ruhsal destek olsun. Lütfu hepinizin üzerinizde olsun.
22 O Senhor seja com o teu espírito. A graça seja convosco.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar 2 Timóteo 4, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.