Juízes 5

Türkçe (BB31) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Debora ile Avinoam oğlu Barak o gün şu ezgiyi söylediler:
1 Naquele dia, cantaram Débora e Baraque, filho de Abinoão, dizendo:
2 ‹‹İsrailin önderleri başı çekince, 2 Halk gönüllü olarak savaşınca 2 RABbe övgüler sunun.
2 Desde que os chefes se puseram à frente de Israel, e o povo se ofereceu voluntariamente, bendizei ao
3 Dinleyin, ey krallar! 2 Ey yönetenler, kulak verin! 2 RABbe ezgiler söyleyip 2 İsrailin Tanrısı RABbi ilahilerle öveceğim.
3 Ouvi, reis, dai ouvidos, príncipes: eu, eu mesma cantarei ao salmodiarei ao
4 Seirden çıktığında, ya RAB, 2 Edom kırlarından geçtiğinde, 2 Yer sarsıldı, göklerden yağmur boşandı, 2 Evet, bulutlar yağmur yağdırdı.
4 Saindo tu, ó Senhor , de Seir, marchando desde o campo de Edom, a terra estremeceu; os céus gotejaram, sim, até as nuvens gotejaram águas.
5 Sina Dağında olan RABbin, 2 İsrailin Tanrısı RABbin önünde 2 Dağlar sarsıldı.
5 Os montes vacilaram diante do Senhor , e até o Sinai, diante do
6 Anat oğlu Şamgar zamanında, 2 Yael zamanında kervanların ardı kesildi. 2 Yolcular sapa yollardan gider oldu.
6 Nos dias de Sangar, filho de Anate, nos dias de Jael, cessaram as caravanas; e os viajantes tomavam desvios tortuosos.
7 Bomboştu İsrailin köyleri, 2 Ben İsrailde ana olarak ortaya çıkıncaya dek, 2 Ben Debora ortaya çıkıncaya dek 2 İsrailin köyleri bomboştu.
7 Ficaram desertas as aldeias em Israel, repousaram, até que eu, Débora, me levantei, levantei-me por mãe em Israel.
8 Yeni ilahlar seçtikleri zaman 2 Savaş kentin kapılarına dayandı. 2 İsraildeki kırk bin askerin elinde 2 Ne kalkan ne de mızrak vardı.
8 Escolheram-se deuses novos; então, a guerra estava às portas; não se via escudo nem lança entre quarenta mil em Israel.
9 Yüreğim İsraili yönetenlerle 2 Ve halkın arasındaki gönüllülerledir. 2 RABbe övgüler sunun!
9 Meu coração se inclina para os comandantes de Israel, que, voluntariamente, se ofereceram entre o povo; bendizei ao
10 Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, 2 Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!
10 Vós, os que cavalgais jumentas brancas, que vos assentais em juízo e que andais pelo caminho, falai disto.
11 Kuyu başındaki kalabalıklar 2 RABbin zaferlerini, 2 İsrail savaşçılarının zaferlerini anlatıyorlar. 2 Ardından RABbin halkı kent kapılarına 2 Akın etmeye başladı.
11 À música dos distribuidores de água, lá entre os canais dos rebanhos, falai dos atos de justiça do das justiças a prol de suas aldeias em Israel. Então, o povo do pôde descer ao seu lar.
12 Uyan, uyan Debora, uyan uyan! 2 Söyle, ezgiler söyle! 2 Ey Avinoam oğlu Barak, 2 Kalk, götür tutsaklarını.
12 Desperta, Débora, desperta, desperta, acorda, entoa um cântico; levanta-te, Baraque, e leva presos os que te prenderam, tu, filho de Abinoão.
13 Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, 2 RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.
13 Então, desceu o restante dos nobres, o povo do
14 Amalek kökünden olanlar Efrayimden geldi, 2 Benyaminliler de seni izleyenlerin arasındaydı. 2 Yöneticiler Makirden, 2 Başbuğ asasını taşıyanlar Zevulundan geldi.
14 De Efraim, cujas raízes estão na antiga região de Amaleque, desceram guerreiros; depois de ti, ó Débora, seguiu Benjamim com seus povos; de Maquir desceram comandantes, e, de Zebulom, os que levam a vara de comando.
15 Deborayla birlikteydi İssakarın beyleri. 2 Evet, İssakaroğulları da Barakın ardından 2 Hızla ovaya indi. 2 Ama Ruben oymağının bölükleri 2 Büyük bir kararsızlık içindeydi.
15 Também os príncipes de Issacar foram com Débora; Issacar seguiu a Baraque, em cujas pegadas foi enviado para o vale. Entre as facções de Rúben houve grande discussão.
16 Sürülerine kaval çalan çobanları 2 Dinlemek için neden ağıllarda kaldılar? 2 Evet, Ruben oymağının bölükleri 2 Büyük bir kararsızlık içindeydi.
16 Por que ficaste entre os currais para ouvires a flauta? Entre as facções de Rúben houve grande discussão.
17 Gilatlılar Şeria Irmağının ötesinde kaldı, 2 Dan oymağıysa gemilerde oyalandı. 2 Aşer oymağı deniz kıyısında dinlendi, 2 Koylarda yan gelip oturdu.
17 Gileade ficou dalém do Jordão, e Dã, por que se deteve junto a seus navios? Aser se assentou nas costas do mar e repousou nas suas baías.
18 Ama Zevulun ve Naftali halkları 2 Tehlikeye attılar canlarını savaş alanında.
18 Zebulom é povo que expôs a sua vida à morte, como também Naftali, nas alturas do campo.
19 Taanakta ve Megiddo sularının kıyısında 2 Krallar gelip savaştılar. 2 Kenan kralları da savaştı. 2 Ancak ne gümüş ne ganimet aldılar.
19 Vieram reis e pelejaram; pelejaram os reis de Canaã em Taanaque, junto às águas de Megido; porém não levaram nenhum despojo de prata.
20 Yıldızlar göklerden savaşa katıldı. 2 Göğü bir baştan öbür başa geçerken, 2 Siseraya karşı savaştı.
20 Desde os céus pelejaram as estrelas contra Sísera, desde a sua órbita o fizeram.
21 Kişon Irmağı, o eski ırmak, 2 Süpürüp götürdü onları. 2 Yürü, ey ruhum, üzerlerine güçle yürü!
21 O ribeiro Quisom os arrastou, Quisom, o ribeiro das batalhas. Avante, ó minha alma, firme!
22 O zaman atlar dörtnala koştu. 2 Güçlü atların toynakları 2 Yerde izler bıraktı.
22 Então, as unhas dos cavalos socavam pelo galopar, o galopar dos seus guerreiros.
23 RABbin meleği, ‹Meroz Kentini lanetleyin› dedi, 2 ‹Halkına lanetler yağdırın. 2 Çünkü RABbin yardımına, 2 Zorbalara karşı RABbin yardımına koşmadılar.›
23 Amaldiçoai a Meroz, diz o Anjo do Senhor , amaldiçoai duramente os seus moradores, porque não vieram em socorro do em socorro do
24 Kenlilerden Heverin karısı Yael 2 Kadınlar arasında alabildiğine kutsansın. 2 Çadırlarda yaşayan kadınlar arasında 2 Alabildiğine kutsansın.
24 Bendita seja sobre as mulheres Jael, mulher de Héber, o queneu; bendita seja sobre as mulheres que vivem em tendas.
25 Sisera su istedi, Yael ona süt verdi. 2 Soylulara yaraşır bir çanakla ayran sundu.
25 Água pediu ele, leite lhe deu ela; em taça de príncipes lhe ofereceu nata.
26 Sol eline çadır kazığını, 2 Sağ eline işçi tokmağını aldı. 2 Vurdu, Siseranın başını ezdi. 2 Şakağına çaktı kazığı, deldi geçirdi.
26 À estaca estendeu a mão e, ao maço dos trabalhadores, a direita; e deu o golpe em Sísera, rachou-lhe a cabeça, furou e traspassou-lhe as fontes.
27 Ayaklarının dibine çöktü, 2 Yere serildi Sisera. 2 Düşüp yığıldı Yaelin ayakları dibine, 2 Yığıldığı yerde cansız kaldı.
27 Aos pés dela se encurvou, caiu e ficou estirado; a seus pés se encurvou e caiu; onde se encurvou, ali caiu morto.
28 Siseranın annesi parmaklıkların ardından, 2 Pencereden bakıp feryat etti: 2 ‹Oğlumun savaş arabası 2 Neden bu kadar gecikti, 2 Nal sesleri neden duyulmuyor?›
28 A mãe de Sísera olhava pela janela e exclamava pela grade: Por que tarda em vir o seu carro? Por que se demoram os passos dos seus cavalos?
29 Bilge kadınlar onu yanıtladılar. 2 O da şöyle düşündü:
29 As mais sábias das suas damas respondem, e até ela a si mesma respondia:
30 ‹Ganimeti bulmuş, paylaşıyor olmalılar. 2 Her yiğide bir ya da iki kız, 2 Siseraya ganimet olarak rengarenk giysiler, 2 Evet, işlemeli, rengarenk giysiler. 2 Yağmacıların boyunları için 2 İki yanı işlemeli renkli giysiler, 2 Hepsi ganimet.›
30 Porventura, não achariam e repartiriam despojos? Uma ou duas moças, a cada homem? Para Sísera, estofos de várias cores, estofos de várias cores de bordados; um ou dois estofos bordados, para o pescoço da esposa?
31 Ya RAB, bütün düşmanların böyle yok olsun. 2 Seni sevenlerse, 2 Bütün gücüyle doğan güneş gibi olsunlar.››
31 Assim, ó Senhor , pereçam todos os teus inimigos! Porém os que te amam brilham como o sol quando se levanta no seu esplendor. E a terra ficou em paz quarenta anos.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Juízes 5, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.