Jeremias 6

Türkçe (BB31) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 ‹‹Güvenliğiniz için kaçın, ey Benyamin halkı! 2 Yeruşalimden kaçın! 2 Tekoada boru çalın! 2 Beythakkereme bir işaret koyun. 2 Çünkü kuzeyden bir felaket, 2 Büyük bir yıkım gelecek gibi görünüyor.
1 Fugi, filhos de Benjamim, do meio de Jerusalém; tocai a trombeta em Tecoa e levantai o facho sobre Bete-Haquerém, porque do lado do Norte surge um grande mal, uma grande calamidade.
2 Siyon kızını, o güzel, narin kızı yok edeceğim.
2 A formosa e delicada, a filha de Sião, eu deixarei em ruínas.
3 Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, 2 Çevresinde çadırlarını kuracaklar. 2 Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››
3 Contra ela virão pastores com os seus rebanhos; levantarão suas tendas em redor, e cada um apascentará no seu devido lugar.
4 ‹‹Yeruşalime karşı savaş hazırlığı yapın! 2 Kalkın, öğleyin saldırıya geçelim! 2 Vay halimize, gün kararıyor! 2 Akşamın gölgeleri gitgide uzuyor.
4 Preparai a guerra contra ela, disponde-vos, e subamos ao meio-dia. Ai de nós, que já declina o dia, já se vão estendendo as sombras da tarde!
5 Haydi, gece saldırıya geçelim, 2 Kentin kalelerini yerle bir edelim.››
5 Disponde-vos, e subamos de noite e destruamos os seus castelos.
6 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, 2 ‹‹Ağaçları kesin, 2 Yeruşalime karşı kuşatma rampaları yapın. 2 Bu kent cezalandırılmalı, 2 İçinde zorbalıktan başka bir şey yok.
6 Porque assim diz o Senhor dos Exércitos: Cortai árvores e levantai tranqueiras contra Jerusalém. Esta é a cidade que há de ser punida; só opressão há no meio dela.
7 Kuyu suyunu nasıl taze tutuyorsa, 2 Yeruşalim de kötülüğünü öyle taze tutuyor. 2 Şiddet ve yıkım yankılanıyor orada, 2 Karşımda hep hastalık ve yaralar var.
7 Como o poço conserva frescas as suas águas, assim ela, a sua malícia; violência e estrago se ouvem nela; enfermidade e feridas há diante de mim continuamente.
8 Uyarılara kulak ver, ey Yeruşalim! 2 Yoksa seni bırakacağım, 2 Seni bir viraneye, 2 Oturulmaz bir ülkeye çevireceğim.››
8 Aceita a disciplina, ó Jerusalém, para que eu não me aparte de ti; para que eu não te torne em assolação e terra não habitada.
9 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, 2 ‹‹Asmadan nasıl üzüm toplanırsa, 2 İsrail halkından geride kalanları da öyle toplayacaklar. 2 Üzüm toplayan biri gibi 2 Elini yine asma dallarına uzat.››
9 Assim diz o Senhor dos Exércitos: Diligentemente se rebuscarão os resíduos de Israel como uma vinha; vai metendo a mão, como o vindimador, por entre os sarmentos.
10 İşitsinler diye kiminle konuşayım, 2 Kimi uyarayım? 2 Kulakları tıkalı, işitemiyorlar. 2 RABbin sözünü aşağılıyor, 2 Ondan hoşlanmıyorlar.
10 A quem falarei e testemunharei, para que ouçam? Eis que os seus ouvidos estão incircuncisos e não podem ouvir; eis que a palavra do Senhor é para eles coisa vergonhosa; não gostam dela.
11 Bu yüzden RABbin öfkesiyle doluyum, 2 Kendimi tutmaktan yoruldum. 2 ‹‹Sokaktaki çocukların, 2 Toplanan gençlerin üzerine boşalt öfkeni. 2 Nasıl olsa karı da koca da, 2 Yaşlı da yıllarca yaşamış olan da kurtulamayacak.
11 Pelo que estou cheio da ira do Senhor ; estou cansado de a conter. Derramá-la-ei sobre as crianças pelas ruas e nas reuniões de todos os jovens; porque até o marido com a mulher serão presos, e o velho, com o decrépito.
12 Evleri, tarlaları, karıları 2 Başkalarına verilecek, 2 Çünkü ülkede yaşayanlara karşı 2 Elimi kaldıracağım›› diyor RAB.
12 As suas casas passarão a outrem, os campos e também as mulheres, porque estenderei a mão contra os habitantes desta terra, diz o Senhor ,
13 ‹‹Küçük büyük herkes kazanç peşinde, 2 Peygamberler, kâhinler, hepsi halkı aldatıyor.
13 porque desde o menor deles até ao maior, cada um se dá à ganância, e tanto o profeta como o sacerdote usam de falsidade.
14 Esenlik yokken, 2 ‹Esenlik, esenlik› diyerek 2 Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.
14 Curam superficialmente a ferida do meu povo, dizendo: Paz, paz; quando não há paz.
15 Yaptıkları iğrençliklerden utandılar mı? 2 Hayır, ne utanması? 2 Kızarıp bozarmanın ne olduğunu bile bilmiyorlar. 2 Bu yüzden onlar da düşenlerin arasında yer alacak, 2 Onları cezalandırdığımda sendeleyip düşecekler›› diyor RAB.
15 Serão envergonhados, porque cometem abominação sem sentir por isso vergonha; nem sabem que coisa é envergonhar-se. Portanto, cairão com os que caem; quando eu os castigar, tropeçarão, diz o Senhor .
16 RAB diyor ki, 2 ‹‹Yol kavşaklarında durup bakın, 2 Eski yolları sorun, 2 İyi yol nerede, öğrenin, 2 O yolda yürüyün, 2 Canlarınız rahata kavuşur. 2 Ama onlar, ‹O yolda yürümeyiz› dediler.
16 Assim diz o Senhor : Ponde-vos à margem no caminho e vede, perguntai pelas veredas antigas, qual é o bom caminho; andai por ele e achareis descanso para a vossa alma; mas eles dizem: Não andaremos.
17 Size bekçiler atayıp, 2 ‹Boru sesini dinleyin› dedim, 2 Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.
17 Também pus atalaias sobre vós, dizendo: Estai atentos ao som da trombeta; mas eles dizem: Não escutaremos.
18 Bundan ötürü, ey uluslar, 2 Başlarına neler geleceğini işitin! 2 Sen de anla, ey topluluk!
18 Portanto, ouvi, ó nações, e informa-te, ó congregação, do que se fará entre eles!
19 Dinle, ey yeryüzü! 2 Bu halkın üzerine felaket, 2 Kendi kurduğu düzenin sonucunu getirmek üzereyim. 2 Çünkü sözlerime kulak asmadılar, 2 Kutsal Yasamı reddettiler.
19 Ouve tu, ó terra! Eis que eu trarei mal sobre este povo, o próprio fruto dos seus pensamentos; porque não estão atentos às minhas palavras e rejeitam a minha lei.
20 Neden bana Sabadan günnük, 2 Uzak bir ülkeden güzel kokulu kamış getiriliyor? 2 Yakmalık sunularınızı kabul etmiyorum, 2 Kurbanlarınızdan hoşnut değilim.››
20 Para que, pois, me vem o incenso de Sabá e a melhor cana aromática de terras longínquas? Os vossos holocaustos não me são aprazíveis, e os vossos sacrifícios não me agradam.
21 Bu yüzden RAB diyor ki, 2 ‹‹Bu halkın önüne tökezler koyacağım, 2 Babalar da oğullar da 2 Tökezleyip birlikte düşecek, 2 Komşu dostuyla birlikte yok olacak.››
21 Portanto, assim diz o Senhor : Eis que ponho tropeços a este povo; neles cairão pais e filhos juntamente; o vizinho e o seu companheiro perecerão.
22 RAB diyor ki, 2 ‹‹İşte kuzeyden bir ordu geliyor. 2 Dünyanın uçlarından 2 Büyük bir ulus harekete geçiyor.
22 Assim diz o Senhor : Eis que um povo vem da terra do Norte, e uma grande nação se levanta dos confins da terra.
23 Yay, pala kuşanmışlar, 2 Gaddar ve acımasızlar. 2 Atlara binmiş gelirken, 2 Kükreyen denizi andırıyor sesleri. 2 Savaşa hazır savaşçılar 2 Karşına dizilecekler, ey Siyon kızı!››
23 Trazem arco e dardo; eles são cruéis e não usam de misericórdia; a sua voz ruge como o mar, e em cavalos vêm montados, como guerreiros em ordem de batalha contra ti, ó filha de Sião.
24 Haberlerini aldık, 2 Ellerimizde derman kalmadı. 2 Doğuran kadın gibi 2 Üzüntü, sancı sardı bizi.
24 Ao ouvirmos a sua fama, afrouxam-se as nossas mãos, angústia nos toma e dores como de parturiente.
25 Kırlara çıkmayın, 2 Yolda yürümeyin! 2 Düşmanın kılıcı orada, 2 Her yer dehşet içinde.
25 Não saias ao campo, nem andes pelo caminho, porque o inimigo tem espada, e há terror por todos os lados.
26 Ey halkım, çula sarın, 2 Kül içinde yuvarlan. 2 Biricik oğul için yas tutar gibi 2 Acı acı dövün. 2 Çünkü yok edici ansızın gelecek üzerimize.
26 Ó filha do meu povo, cinge-te de cilício e revolve-te na cinza; pranteia como por filho único, pranto de amarguras; porque, de súbito, virá o destruidor sobre nós.
27 ‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, 2 Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.
27 Qual acrisolador te estabeleci entre o meu povo, qual fortaleza, para que venhas a conhecer o seu caminho e o examines.
28 Hepsi de çok dikbaşlı, 2 Onu bunu çekiştirerek dolaşan insanlardır, 2 Tunç kadar, demir kadar katıdırlar. 2 Hepsi baştan çıkmıştır.
28 Todos eles são os mais rebeldes e andam espalhando calúnias; são bronze e ferro, são todos corruptores.
29 Körük üfürdükçe üfürüyor, 2 Kurşunu ateşte eritiyor, 2 Ama boşunadır yapılan işlem, 2 Çünkü kötüler arınmıyor.
29 O fole bufa, só chumbo resulta do seu fogo; em vão continua o depurador, porque os iníquos não são separados.
30 Onlara gümüş artığı denecek, 2 Çünkü RAB onları reddetti.››
30 Prata de refugo lhes chamarão, porque o Senhor os refugou.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Jeremias 6, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.