Jó 32

Türkçe (BB31) vs NVT

Sair da comparação
NVT Nova Versão Transformadora
1 Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.
1 Os três amigos de Jó pararam de lhe responder, pois ele insistia em dizer que era inocente.
2 Ram ailesinden Bûzlu Barakel oğlu Elihu Eyüpe çok öfkelendi. Çünkü Eyüp kendini Tanrıdan haklı görüyordu.
2 Então Eliú, filho de Baraquel, o buzita, da família de Rão, ficou irado. Indignou-se porque Jó se achava mais justo que Deus.
3 Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.
3 Também indignou-se com os três amigos de Jó, pois não conseguiram responder a seus argumentos, a fim de demonstrar que Jó estava errado.
4 Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.
4 Eliú havia esperado os outros falarem, pois eram mais velhos que ele.
5 Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.
5 Mas, quando viu que não tinham mais nada a dizer, expressou sua indignação.
6 Bûzlu Barakel oğlu Elihu şöyle konuştu: ‹‹Ben yaşça küçüğüm, sizse yaşlısınız. 2 Bu yüzden çekindim, bildiğimi söylemekten korktum.
6 Assim, Eliú, filho de Baraquel, o buzita, disse: “Eu sou jovem, e vocês são idosos; por isso me contive e não dei minha opinião.
7 ‹Çok gün görenler konuşsun› dedim, 2 ‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›
7 Pensei: ‘Os mais velhos devem falar, pois a sabedoria vem com o tempo’.
8 Oysa insana ruh, 2 Her Şeye Gücü Yetenin soluğu akıl verir.
8 Contudo, há um espírito dentro de cada um, o sopro do Todo-poderoso, que lhe dá entendimento.
9 Akıl yaşta değil baştadır. 2 Adaleti anlamak yaşa bakmaz.
9 Nem sempre os de mais idade são sábios; às vezes, os velhos não entendem o que é justo.
10 ‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum, 2 Ben de bildiğimi söyleyeyim.
10 Portanto, ouçam-me, e eu lhes direi o que penso.
11 Siz konuşurken ben bekledim, 2 Siz ne diyeceğinizi araştırırken 2 Düşüncelerinizi dinledim.
11 “Esperei todo esse tempo, ouvindo seus argumentos atentamente, observando enquanto procuravam palavras.
12 Bütün dikkatimi size çevirdim. 2 Ama hiçbiriniz Eyüpün haksızlığını kanıtlayamadı, 2 Onun söylediklerine karşılık veremedi.
12 Dei-lhes toda a atenção, mas nenhum de vocês provou que Jó está errado, nem respondeu a seus argumentos.
13 ‹Biz bilgeliğe eriştik, 2 Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.
13 Não venham me dizer: ‘Ele é sábio demais para nós; só Deus pode convencê-lo’.
14 Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, 2 Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.
14 Se Jó tivesse discutido comigo, eu não teria respondido como vocês.
15 ‹‹Onlar yıldı, yanıt veremiyorlar artık, 2 Söyleyecek şeyleri kalmadı.
15 Estão aí perplexos, sem resposta, sem terem mais o que dizer.
16 Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, 2 Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?
16 Devo continuar a esperar, agora que se calaram? Devo também permanecer em silêncio?
17 Benim de söyleyecek sözüm var, 2 Ben de bildiğimi söyleyeceğim.
17 Não! Darei minha resposta; também expressarei minha opinião.
18 Çünkü içim dolu, 2 İçimdeki ruh beni zorluyor.
18 Pois tenho muito a dizer, e o espírito em mim me impulsiona a falar.
19 İçim açılmamış şarap gibi, 2 Yeni şarap tulumları gibi patlamak üzere.
19 Sou como um barril de vinho sem respiradouro, como uma vasilha de couro prestes a romper.
20 Konuşup rahatlamalıyım, 2 Ağzımı açıp yanıtlamalıyım.
20 Preciso falar para ter alívio; sim, deixem-me responder!
21 Kimseye ayrıcalık göstermeyecek, 2 Kimseye yaltaklanmayacağım.
21 Não tomarei partido, nem tentarei bajular ninguém.
22 Çünkü yaltaklanmayı bilsem, 2 Yaratıcım beni hemen yok ederdi.
22 Pois, se tentasse usar de bajulação, meu Criador logo me destruiria.”

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Jó 32, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.