Jó 24

Türkçe (BB31) vs ARC

Sair da comparação
ARC Almeida Revista e Corrigida 2009
1 ‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? 2 Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?
1 Visto que do Todo-Poderoso se não encobriram os tempos, por que não veem os seus dias os que o conhecem?
2 İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, 2 Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.
2 Há os que até os limites removem; roubam os rebanhos e os apascentam.
3 Öksüzlerin eşeğini kovuyor, 2 Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.
3 Levam o jumento do órfão; tomam em penhor o boi da viúva.
4 Yoksulları yoldan saptırıyor, 2 Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.
4 Desviam do caminho os necessitados; e os miseráveis da terra juntos se escondem.
5 Bakın, yoksullar çöldeki yaban eşekleri gibi 2 Yiyecek bulmak için erkenden işe çıkıyorlar, 2 Çocuklarına yiyeceği kırlar sağlıyor.
5 Eis que, como jumentos monteses no deserto, saem à sua obra, madrugando para a presa; o campo raso dá mantimento a eles e aos seus filhos.
6 Yemlerini tarlalardan topluyor, 2 Kötülerin bağındaki artıkları eşeliyorlar.
6 No campo, segam o seu pasto e vindimam a vinha do ímpio.
7 Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, 2 Örtünecek şeyleri yok soğukta.
7 Ao nu fazem passar a noite sem roupa, não tendo ele coberta contra o frio.
8 Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, 2 Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.
8 Pelas correntes das montanhas são molhados e, não tendo refúgio, abraçam-se com as rochas.
9 Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, 2 Düşkünün bebeği rehin alınıyor.
9 Ao orfãozinho arrancam do peito e aceitam o penhor do pobre.
10 Giysisiz, çıplak dolaşıyor, 2 Aç karnına demet taşıyorlar.
10 Fazem com que os nus vão sem veste e aos famintos tiram as espigas.
11 Teraslar arasında zeytin eziyor, 2 Susuzluktan kavrulurken 2 Şarap için üzüm sıkıyorlar.
11 Dentro dos seus muros fazem o azeite; pisam os lagares e ainda têm sede.
12 Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, 2 Yaralı canlar feryat ediyor, 2 Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.
12 Desde as cidades gemem os homens, e a alma dos feridos clama; e, contudo, Deus lho não imputa como loucura.
13 ‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; 2 Onun yolunu tanımaz, 2 İzinde yürümezler.
13 Eles estão entre os que se opõem à luz; não conhecem os seus caminhos e não permanecem nas suas veredas.
14 Gün kararınca katil kalkar, 2 Düşkünü, yoksulu öldürür, 2 Hırsız gibi sıvışır geceleyin.
14 De madrugada se levanta o homicida, mata o pobre e necessitado e de noite é como o ladrão.
15 Zina edenin gözü alaca karanlıktadır, 2 ‹Beni kimse görmez› diye düşünür, 2 Yüzünü örtüyle gizler.
15 Assim como os olhos do adúltero aguardam o crepúsculo, dizendo: Não me verá olho nenhum, e oculta o rosto,
16 Hırsızlar karanlıkta evleri deler, 2 Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.
16 nas trevas minam as casas que de dia assinalaram; não conhecem a luz.
17 Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, 2 Karanlığın dehşetiyle dostturlar.
17 Porque a manhã, para todos eles, é como sombra de morte; porque, sendo conhecidos, sentem os pavores da sombra da morte.
18 ‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, 2 Lanetlidir ülkedeki payları, 2 Kimse bağlara gitmez.
18 São ligeiros sobre a face das águas; maldita é a sua porção sobre a terra; não voltam pelo caminho das vinhas.
19 Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi 2 Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.
19 A secura e o calor desfazem as águas da neve; assim desfará a sepultura aos que pecaram.
20 Rahim onları unutacak, 2 Kurtlara yem olacak, 2 Bir daha anılmayacaklar. 2 Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.
20 A madre se esquecerá deles, os vermes os comerão gostosamente; nunca mais haverá lembrança deles, e a iniquidade se quebrará como a árvore.
21 Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, 2 Dul kadına iyilik etmezler.
21 Afligem a estéril que não dá à luz e à viúva não fazem bem;
22 Tanrı, gücüyle zorbaları yok eder, 2 Harekete geçince zorbaların yaşama umudu kalmaz.
22 até aos poderosos arrastam com a sua força; se eles se levantam, não há vida segura.
23 Tanrı onlara güven verir, Ona güvenirler, 2 Ama gözü yürüdükleri yoldadır.
23 Se Deus lhes dá descanso, estribam-se nisso; seus olhos, porém, estão nos caminhos deles.
24 Kısa süre yükselir, sonra yok olurlar, 2 Düşerler, tıpkı ötekiler gibi alınıp götürülür, 2 Başak başı gibi kesilirler.›
24 Por um pouco se alçam e logo desaparecem; são abatidos, encerrados como todos os outros e cortados como as pontas das espigas.
25 ‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, 2 Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››
25 Se agora não é assim, quem me desmentirá e desfará as minhas razões?

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Jó 24, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.