Joel 2
Türkçe (BB31) vs ARC
1 Siyonda boru çalın, 2 Kutsal dağımda boru sesiyle halkı uyarın. Ülkede yaşayan herkes korkudan titresin. 2 Çünkü RABbin günü çok yaklaştı, geliyor.
1 Tocai a buzina em Sião e clamai em alta voz no monte da minha santidade; perturbem-se todos os moradores da terra, porque o dia do Senhor vem, ele está perto;
2 Zifiri karanlık bir gün olacak, 2 Bulutlu, koyu karanlık bir gün. Dağların üzerine çöken karanlık gibi 2 Kalabalık ve güçlü bir çekirge ordusu geliyor. Böylesi hiçbir zaman görülmedi, 2 Kuşaklar boyu da görülmeyecek. geçiyor.
2 dia de trevas e de tristeza; dia de nuvens e de trevas espessas; como a alva espalhada sobre os montes, povo grande e poderoso, qual desde o tempo antigo nunca houve, nem depois dele haverá pelos anos adiante, de geração em geração.
3 Önlerini ateş kavuruyor, 2 Artları alev alev. Önlerinde Aden bahçesi gibi uzanan topraklar 2 Artlarında ıssız çöllere dönüyor. Hiçbir şey onlardan kurtulamıyor.
3 Diante dele um fogo consome; e atrás dele uma chama abrasa; a terra diante dele é como o jardim do Éden, mas atrás dele um desolado deserto; sim, nada lhe escapará.
4 Atlara benziyorlar, 2 Savaş atları gibi koşuyorlar.
4 O seu parecer é como o parecer de cavalos; e correrão como cavaleiros.
5 Savaş arabalarının, anızı yiyip bitiren alevlerin 2 Çıkardığı gürültüye benzer bir sesle, Savaşa hazırlanmış güçlü bir ordu gibi 2 Sıçraya sıçraya dağları aşıyorlar.
5 Como o estrondo de carros sobre os cumes dos montes, irão eles saltando; como o ruído da chama de fogo que consome a pragana, como um povo poderoso, ordenado para o combate.
6 Uluslar onların karşısında dehşete düşüyor; 2 Herkesin beti benzi soluyor.
6 Diante dele temerão os povos; todos os rostos são como a tisnadura da panela.
7 Yiğitler gibi saldırıyorlar, 2 Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, 2 Yollarından sapmadan.
7 Como valentes correrão, como homens de guerra subirão os muros; e irá cada um nos seus caminhos, e não se desviarão da sua fileira.
8 İtişip kakışmadan, 2 Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, 2 Sırayı bozmadan.
8 Ninguém apertará a seu irmão; irá cada um pelo seu carreiro; sobre a mesma espada se arremessarão e não serão feridos.
9 Kente doğru koşuşuyor, 2 Surların üzerinden aşıyorlar. Evlere tırmanıyor ve hırsız gibi 2 Pencerelerden içeri süzülüyorlar.
9 Irão pela cidade, correrão pelos muros, subirão às casas, pelas janelas entrarão como o ladrão.
10 Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, 2 Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, 2 Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.
10 Diante dele tremerá a terra, abalar-se-ão os céus; o sol e a lua se enegrecerão, e as estrelas retirarão o seu resplendor.
11 RAB ordusunun başında gürlüyor. 2 Sayısızdır Onun orduları Ve buyruğuna uyan güçlüdür. 2 RABbin o büyük günü ne korkunçtur! O güne kim dayanabilir?
11 E o Senhor levanta a sua voz diante do seu exército; porque muitíssimos são os seus arraiais; porque poderoso é, executando a sua palavra; porque o dia do Senhor é grande e mui terrível, e quem o poderá sofrer?
12 RAB diyor ki, 2 ‹‹Şimdi oruç tutarak, ağlayıp yas tutarak Bütün yüreğinizle bana dönün.
12 Ainda assim, agora mesmo diz o Senhor : Convertei-vos a mim de todo o vosso coração; e isso com jejuns, e com choro, e com pranto.
13 Giysilerinizi değil, 2 Yüreklerinizi paralayın Ve Tanrınız RABbe dönün. 2 Çünkü RAB lütfeder, acır, Tez öfkelenmez, sevgisi engindir, 2 Cezalandırmaktan vazgeçer.
13 E rasgai o vosso coração, e não as vossas vestes, e convertei-vos ao Senhor , vosso Deus; porque ele é misericordioso, e compassivo, e tardio em irar-se, e grande em beneficência e se arrepende do mal.
14 Kim bilir, belki size acır da kararından döner. 2 Ardında bereket bırakır. O zaman Ona tahıl ve şarap sunuları sunarsınız.
14 Quem sabe se se voltará, e se arrependerá, e deixará após si uma bênção, em oferta de manjar e libação para o Senhor , vosso Deus?
15 ‹‹Siyonda boru çalın, 2 Oruç için gün belirleyin, özel bir toplantı yapın.
15 Tocai a buzina em Sião, santificai um jejum, proclamai um dia de proibição.
16 Halkı toplayın, topluluğu kutsal kılın, 2 Yaşlıları bir araya getirin. Çocukları, hatta emzikte olanları toplayın. 2 Güvey odasından, gelin gerdeğinden çıkıp gelsin.
16 Congregai o povo, santificai a congregação, ajuntai os anciãos, congregai os filhinhos e os que mamam; saia o noivo da sua recâmara, e a noiva, do seu tálamo.
17 Kâhinler, RABbin hizmetkârları, 2 Tapınağın girişiyle sunak arasında ağlaşıp, ‹Ya RAB, halkını esirge› diye yalvarsınlar. 2 ‹Mirasın olan halkının aşağılanmasına izin verme, Uluslar onunla alay etmesin. 2 Halklar arasında neden, Onların Tanrısı nerede? densin?› ››
17 Chorem os sacerdotes, ministros do Senhor , entre o alpendre e o altar, e digam: Poupa o teu povo, ó Senhor , e não entregues a tua herança ao opróbrio, para que as nações façam escárnio dele; porque diriam entre os povos: Onde está o seu Deus?
18 O zaman RAB halkına acıyıp ülkesini esirgeyecek.
18 Então, o Senhor terá zelo da sua terra e se compadecerá do seu povo.
19 Halkına şöyle yanıt verecek: 2 ‹‹Bakın, size tahıl, yeni şarap Ve zeytinyağı vereceğim, 2 Bunlara doyacaksınız. Artık ulusların sizi aşağılamasına izin vermeyeceğim.
19 E o Senhor responderá e dirá ao seu povo: Eis que vos envio o trigo, e o mosto, e o óleo, e deles sereis fartos, e vos não entregarei mais ao opróbrio entre as nações.
20 Kuzeyden gelen çekirge ordusunu sizden uzaklaştıracağım, 2 Kurak ve ıssız bir ülkeye süreceğim. Önden gidenleri Lut Gölüne, 2 Arkadan gelenleri Akdenize süreceğim. Leşleri kokacak, 2 Kokuları göklere yükselecek. Çünkü korkunç şeyler yaptılar.
20 E aquele que é do Norte farei partir para longe de vós, e lançá-lo-ei em uma terra seca e deserta; a sua frente para o mar oriental, e a sua retaguarda para o mar ocidental; e subirá o seu mau cheiro, e subirá a sua podridão; porque fez grandes coisas.
21 ‹‹Ey toprak, korkma, sevinçle coş! 2 Çünkü RAB büyük işler yaptı.
21 Não temas, ó terra; regozija-te e alegra-te; porque o Senhor fez grandes coisas.
22 Ey kır hayvanları, korkmayın! 2 Çünkü otlaklar yeşeriyor. Ağaçlar meyvelerini yükleniyor, 2 İncir ağaçları, asmalar ürünlerini veriyor.
22 Não temais, animais do campo, porque os pastos do deserto reverdecerão, porque o arvoredo dará o seu fruto, a vide e a figueira darão a sua força.
23 Ey Siyon halkı, 2 Tanrınız RABde sevinç bulun, coşun. İlk yağmuru size tam ölçüsüyle veriyor; 2 Daha önce olduğu gibi, İlk ve son yağmurları yağdırıyor. geçiyor. doğruluğu öğretecek olan öğretmeni veriyor››.
23 E vós, filhos de Sião, regozijai-vos e alegrai-vos no Senhor , vosso Deus, porque ele vos dará ensinador de justiça e fará descer a chuva, a temporã e a serôdia, no primeiro mês.
24 Harman yeri tahılla dolacak. 2 Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.
24 E as eiras se encherão de trigo, e os lagares transbordarão de mosto e de óleo.
25 Üzerinize gönderdiğim büyük çekirge ordusunun, 2 Olgunlaşmış ve yumurtadan yeni çıkmış çekirgenin, Yavrunun ve genç çekirgenin 2 Size kaybettirdiği yılları geri vereceğim.
25 E restituir-vos-ei os anos que foram consumidos pelo gafanhoto, e a locusta, e o pulgão, e a oruga, o meu grande exército que enviei contra vós.
26 Bol bol yiyip doyacak 2 Ve sizin için harikalar yaratan Tanrınız RABbin adını öveceksiniz. 2 Halkım bir daha utandırılmayacak.
26 E comereis fartamente, e ficareis satisfeitos, e louvareis o nome do Senhor , vosso Deus, que procedeu para convosco maravilhosamente; e o meu povo não será mais envergonhado.
27 Bileceksiniz ki, İsrail halkının arasındayım, 2 Tanrınız RAB benim, başka biri yok. Halkım bir daha utandırılmayacak.››
27 E vós sabereis que eu estou no meio de Israel e que eu sou o Senhor , vosso Deus, e ninguém mais; e o meu povo não será envergonhado para sempre.
28 ‹‹Ondan sonra bütün insanların üzerine 2 Ruhumu dökeceğim. Oğullarınız, kızlarınız peygamberlikte bulunacaklar. 2 Yaşlılarınız düşler, Gençleriniz görümler görecek.
28 E há de ser que, depois, derramarei o meu Espírito sobre toda a carne, e vossos filhos e vossas filhas profetizarão, os vossos velhos terão sonhos, os vossos jovens terão visões.
29 O günler kadın, erkek kullarınızın üzerine de Ruhumu dökeceğim.
29 E também sobre os servos e sobre as servas, naqueles dias, derramarei o meu Espírito.
30 Göklerde ve yeryüzünde, 2 Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.
30 E mostrarei prodígios no céu e na terra, sangue, e fogo, e colunas de fumaça.
31 RABbin büyük ve korkunç günü gelmeden önce 2 Güneş kararacak, ay kan rengine dönecek.
31 O sol se converterá em trevas, e a lua, em sangue, antes que venha o grande e terrível dia do Senhor .
32 O zaman RAB'bi adıyla çağıran herkes kurtulacak. 2 RAB'bin dediği gibi, Siyon Dağı'nda ve Yeruşalim'de kurtulup 2 Sağ kalanlar arasında RAB'bin çağıracağı kimseler olacak.››
32 E há de ser que todo aquele que invocar o nome do Senhor será salvo; porque no monte Sião e em Jerusalém haverá livramento, assim como o Senhor tem dito, e nos restantes que o Senhor chamar.
Atalhos do teclado
- Capítulo anterior←
- Próximo capítulo→
- Versículo anteriork
- Próximo versículoj
- Limpar seleçãoEsc
- Esta ajuda?
Estude este capítulo no WhatsApp
Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Joel 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.