Isaías 59

Türkçe (BB31) vs NVT

Sair da comparação
NVT Nova Versão Transformadora
1 Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, 2 Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.
1 Ouçam! O braço do S enhor não é fraco demais para salvá-los, nem seu ouvido é surdo para ouvi-los.
2 Ama suçlarınız sizi Tanrınızdan ayırdı. 2 Günahlarınızdan ötürü Onun yüzünü göremez, 2 Sesinizi işittiremez oldunuz.
2 Foram suas maldades que os separaram de Deus; por causa de seus pecados, ele se afastou e já não os ouvirá.
3 Çünkü elleriniz kanla, 2 Parmaklarınız suçla kirlendi. 2 Dudaklarınız yalan söyledi, 2 Diliniz kötülük mırıldanıyor.
3 Suas mãos estão manchadas de sangue, e seus dedos, imundos de pecado. Seus lábios estão cheios de mentiras, e sua boca transborda de corrupção.
4 Adaletle dava açan, 2 Davasını dürüstçe savunan yok. 2 Boş laflara güveniyor, yalan söylüyorlar. 2 Fesada gebe kalıp kötülük doğuruyorlar.
4 Ninguém se preocupa em ser justo e íntegro; os processos judiciais se baseiam em mentiras. As pessoas concebem maldades e dão à luz o pecado.
5 Engerek yumurtaları üzerinde kuluçkaya yatıyor, 2 Örümcek ağı dokuyorlar. 2 Onların yumurtalarından yiyen ölür, 2 Kırılan yumurtadan engerek yavrusu çıkar.
5 Chocam serpentes venenosas e tecem teias de aranha. Quem comer seus ovos morrerá, quem neles pisar fará sair uma víbora.
6 Dokudukları ağdan giysi olmaz, 2 Elleriyle yaptıklarıyla örtünemezler. 2 Eylemleri kötü eylemlerdir, 2 Elleri zorbalığın araçlarıdır.
6 Suas teias não servem de roupa, e ninguém pode se cobrir com elas. Tudo que fazem é cheio de pecado, e a violência é sua marca.
7 Ayakları kötülüğe koşar, 2 Çekinmeden suçsuz kanı dökerler. 2 Akılları fikirleri hep kötülükte, 2 Şiddet ve yıkım var yollarında.
7 Seus pés correm para fazer o mal e se apressam em cometer homicídio. Pensam somente em pecar; por onde passam, deixam sofrimento e destruição.
8 Esenlik yolunu bilmezler, 2 İzledikleri yolda adalet yoktur. 2 Kendilerine çarpık yollar yaptılar, 2 O yoldan gidenlerin hiçbiri esenlik nedir bilmez.
8 Não sabem onde encontrar paz, não entendem o que significa ser justo. Traçaram caminhos tortuosos, e quem os segue não sabe o que é paz.
9 Diyorlar ki, ‹‹Bu yüzden adalet bizden uzak, 2 Doğruluk bize erişemiyor. 2 Işık bekliyoruz, yalnız karanlık var; 2 Parıltı bekliyor, koyu karanlıkta yürüyoruz.
9 Não há retidão em nosso meio, não sabemos viver de modo justo. Procuramos luz, mas só encontramos trevas; procuramos claridade, mas andamos na escuridão.
10 Kör gibi duvarı el yordamıyla arıyor, 2 Yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. 2 Öğle vakti alaca karanlıktaymış gibi tökezliyoruz, 2 Güçlüler arasında ölüler gibiyiz.
10 Apalpamos as paredes, como cegos; andamos tateando, como quem não tem olhos. Mesmo no mais claro meio-dia, tropeçamos como se fosse noite. Entre os vivos, somos como os mortos.
11 Hepimiz ayı gibi homurdanıyor, 2 Güvercin gibi inim inim inliyoruz. 2 Adalet bekliyoruz, ortada yok; 2 Kurtuluş bekliyoruz, bizden uzak.
11 Rugimos como ursos, gememos como pombas. Procuramos justiça, mas ela nunca chega; procuramos salvação, mas ela está distante de nós.
12 Çünkü sana çok kez başkaldırdık, 2 Günahlarımız bize karşı tanıklık ediyor, 2 İsyanlarımız hep yanıbaşımızda. 2 Suçlarımızı kabul ediyoruz.
12 Nossos pecados estão amontoados diante de Deus e testemunham contra nós; sim, sabemos que somos pecadores.
13 Başkaldırıp RABbi yadsıdık, 2 Tanrımızı izlemez olduk. 2 Zorbalık, isyan dolu sözler söyledik, 2 Yüreğimizde tasarladığımız yalanları mırıldandık.
13 Sabemos que nos rebelamos e negamos o S enhor ; demos as costas para nosso Deus. Sabemos que fomos injustos e opressores; planejamos cada uma de nossas mentiras.
14 Adalet püskürtüldü, doğruluk bizden uzak duruyor. 2 Çünkü gerçek, kent meydanında sendeleyip düştü, 2 Dürüstlük aramıza giremez oldu.
14 Nossos tribunais se opõem ao que é certo; não há justiça em parte alguma. A verdade anda tropeçando pelas ruas, e a honestidade foi banida.
15 Hiçbir yerde gerçek yok, 2 Kötülükten çekinen soyuluyor!›› RAB olanları gördü ve adaletin yokluğuna üzüldü.
15 Sim, a verdade sumiu, e quem rejeita o mal é perseguido. O S de não encontrar justiça alguma.
16 Kimsenin olmadığını gördü, 2 Aracılık edecek birinin olmadığına şaştı. 2 Kendi gücüyle kurtuluş sağladı, 2 Doğruluğu Ona destek oldu.
16 Admirou-se porque ninguém se apresentou para ajudar os oprimidos. Então ele mesmo interveio para salvá-los com seu braço forte, e sua justiça o susteve.
17 Doğruluğu göğüslük gibi kuşandı, 2 Kurtuluş miğferini başına taktı, 2 Öç giysisini giydi, 2 Gayreti kaftan gibi sarındı.
17 Vestiu a justiça como armadura e pôs na cabeça o capacete da salvação. Cobriu-se com a túnica da vingança e envolveu-se com o manto do zelo.
18 Herkese yaptıklarının karşılığını verecek. 2 Düşmanlarına öfkeyle, 2 Hasımlarına ve kıyı halklarına cezayla karşılık verecek.
18 Ele retribuirá a seus inimigos pelo mal que fizeram; sua fúria cairá sobre seus adversários, e até os confins da terra lhes dará o castigo merecido.
19 Böylece batıdan doğuya kadar insanlar 2 RABbin adından ve yüceliğinden korkacak. 2 Çünkü düşman azgın bir ırmak gibi geldiğinde, 2 RABbin Ruhu onu kaçırtacak. ‹‹Soluk›› anlamına da gelir.
19 No oeste, temerão o nome do S enhor ; no leste, o glorificarão. Pois ele virá como uma forte correnteza, impelida pelo sopro do S
20 RAB diyor ki, ‹‹Kurtarıcı Siyona, 2 Yakup soyundan olup başkaldırmaktan vazgeçenlere gelecek.
20 “O Redentor virá a Jerusalém para resgatar em Israel aqueles que se afastaram de seus pecados”, diz o S
21 Bana gelince, onlarla yapacağım antlaşma şudur: 2 Üzerindeki Ruhum, ağzına koyduğum sözler 2 Şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının, 2 Torunlarının ağzından düşmeyecek.››
21 “E esta é minha aliança com eles”, diz o S enhor . “Meu Espírito não os deixará, nem estas palavras que lhes dei. Estarão em seus lábios, nos lábios de seus filhos e nos lábios de seus descendentes, para sempre. Eu, o S enhor , falei!”

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Isaías 59, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.