Isaías 42

Türkçe (BB31) vs NVT

Sair da comparação
NVT Nova Versão Transformadora
1 ‹‹İşte kendisine destek olduğum, 2 Gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! 2 Ruhumu onun üzerine koydum. 2 Adaleti uluslara ulaştıracak.
1 “Vejam meu servo, que eu fortaleço; ele é meu escolhido, que me dá alegria. Pus sobre ele meu Espírito; ele trará justiça às nações.
2 Bağırıp çağırmayacak, 2 Sokakta sesini yükseltmeyecek.
2 Não gritará, nem levantará a voz em público.
3 Ezilmiş kamışı kırmayacak, 2 Tüten fitili söndürmeyecek. 2 Adaleti sadakatle ulaştıracak.
3 Não esmagará a cana quebrada, nem apagará a chama que já está fraca; fará justiça a todos os injustiçados.
4 Yeryüzünde adaleti sağlayana dek 2 Umudunu, cesaretini yitirmeyecek. 2 Kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak.››
4 Não vacilará nem desanimará, enquanto não fizer a justiça prevalecer em toda a terra. Até mesmo terras distantes, do outro lado do mar, aguardarão suas instruções.”
5 Gökleri yaratıp geren, 2 Yeryüzünü ve ürününü seren, 2 Dünyadaki insanlara soluk, 2 Orada yaşayanlara ruh veren RAB Tanrı diyor ki,
5 Deus, o S enhor , criou os céus e os estendeu; criou a terra e tudo que nela há. Dá fôlego a cada um e vida a todos que caminham sobre a terra. É ele quem diz:
6 ‹‹Ben, RAB, seni doğrulukla çağırdım, 2 Elinden tutacak, 2 Seni koruyacağım. 2 Seni halka antlaşma, 2 Uluslara ışık yapacağım.
6 “Eu, o S enhor , o chamei para mostrar minha justiça; eu o tomarei pela mão e o protegerei. Eu o darei a meu povo, Israel, como símbolo de minha aliança com eles, e você será luz para guiar as nações:
7 Öyle ki, kör gözleri açasın, 2 Zindandaki tutsakları, 2 Cezaevi karanlığında yaşayanları özgür kılasın.
7 abrirá os olhos dos cegos, libertará da prisão os cativos, livrará os que estão em calabouços escuros.
8 ‹‹Ben RABbim, adım budur. 2 Onurumu bir başkasına, 2 Övgülerimi putlara bırakmam.
8 “Eu sou o S enhor ; este é meu nome! Não darei minha glória a ninguém, não repartirei meu louvor com ídolos esculpidos.
9 Bakın, önceden bildirdiklerim gerçekleşti. 2 Şimdi de yenilerini bildiriyorum; 2 Bunlar ortaya çıkmadan önce size duyuruyorum.››
9 Tudo que profetizei se cumpriu, e agora profetizarei novamente; eu lhes falarei do futuro antes que aconteça”.
10 Ey denizlere açılanlar ve denizlerdeki her şey, 2 Kıyılar ve kıyı halkları, 2 RABbe yeni bir ilahi söyleyin, 2 Dünyanın dört bucağından Onu ezgilerle övün.
10 Cantem um novo cântico ao S enhor , cantem seu louvor desde os confins da terra! Cantem, vocês que navegam pelos mares, todos vocês que moram em litorais distantes!
11 Bozkır ve bozkırdaki kentler, 2 Kedar köylerinde yaşayan halk 2 Sesini yükseltsin. 2 Selada oturanlar sevinçle haykırsın, 2 Bağırsın dağların doruklarından.
11 Levantem a voz, cidades do deserto, alegrem-se as vilas de Quedar! Exultem, habitantes de Sela, aclamem do alto dos montes!
12 Hepsi RABbi onurlandırsın, 2 Kıyı halkları Onu övsün.
12 Que o mundo inteiro glorifique o S enhor e cante seu louvor!
13 Yiğit gibi çıkagelecek RAB, 2 Savaşçı gibi gayrete gelecek. 2 Bağırıp savaş çığlığı atacak, 2 Düşmanlarına üstünlüğünü gösterecek.
13 O S enhor marchará como herói poderoso; sairá como guerreiro, cheio de fúria. Dará seu grito de guerra e esmagará todos os seus inimigos.
14 ‹‹Uzun zamandır ses çıkarmadım, 2 Sustum, kendimi tuttum. 2 Ama şimdi feryat edeceğim doğuran kadın gibi, 2 Nefesim tutulacak, kesik kesik soluyacağım.
14 “Durante muito tempo, fiquei em silêncio; sim, me contive. Agora, porém, como a mulher no parto, gritarei, gemerei e ficarei ofegante.
15 Harap edeceğim dağları, tepeleri, 2 Bütün yeşilliklerini kurutacağım. 2 Irmakları adalara çevirip havuzları kurutacağım.
15 Arrasarei os montes e as colinas e acabarei com sua vegetação. Tornarei os rios em terra seca e secarei os açudes.
16 Körlere bilmedikleri yolda rehberlik edeceğim, 2 Onlara kılavuz olacağım bilmedikleri yollarda, 2 Karanlığı önlerinde ışığa, 2 Engebeleri düzlüğe çevireceğim. 2 Yerine getireceğim sözler bunlardır. 2 Onlardan geri dönmem.
16 Conduzirei este povo cego por um novo caminho e o guiarei por um rumo desconhecido. Transformarei em luz a escuridão diante dele e tornarei planos os trechos acidentados. Sim, farei estas coisas; não o abandonarei.
17 Oyma putlara güvenenler, 2 Dökme putlara, ‹İlahlarımız sizsiniz› diyenlerse 2 Geri döndürülüp büsbütün utandırılacaklar.››
17 Mas os que confiam em ídolos e dizem: ‘Vocês são nossos deuses’, sofrerão vergonhosa derrota.”
18 ‹‹Ey sağırlar, işitin, 2 Ey körler, bakın da görün!
18 “Ouçam, surdos! Olhem e vejam, cegos!
19 Kulum kadar kör olan var mı? 2 Gönderdiğim ulak kadar sağır olan var mı? 2 Benimle barışık olan kadar, 2 RABbin kulu kadar kör olan kim var?
19 Quem é cego como meu povo, meu servo? Quem é surdo como meu mensageiro? Quem é cego como meu povo escolhido, o servo do S
20 Pek çok şey gördünüz, ama aldırmıyorsunuz, 2 Kulaklarınız açık, ama işitmiyorsunuz.››
20 Vocês veem e reconhecem o que é certo, mas se recusam a fazê-lo. Ouvem com os ouvidos, mas não prestam atenção.”
21 Kendi doğruluğu uğruna Kutsal Yasayı 2 Büyük ve yüce kılmak RABbi hoşnut etti.
21 Porque o S enhor é justo, ele exaltou sua lei gloriosa.
22 Ama bu yağmalanmış, soyulmuş bir halktır. 2 Hepsi deliklere, cezaevlerine kapatılmışlardır. 2 Yağmalanmak için varlar, kurtaran yok. 2 Soyulmak içinler, ‹‹Geri verin›› diyen yok.
22 Seu povo, porém, foi roubado e saqueado, escravizado, aprisionado e apanhado numa armadilha. São presa fácil para qualquer um e não têm quem os proteja, ninguém que os leve de volta para casa.
23 Hanginiz kulak verecek? 2 Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?
23 Quem ouvirá essas lições do passado e verá a ruína que os espera no futuro?
24 Yakup soyunun soyulmasına, 2 İsrailin yağmalanmasına kim olur verdi? 2 Kendisine karşı günah işlediğimiz RAB değil mi? 2 Çünkü Onun yolunda yürümek istemediler, 2 Yasasına kulak asmadılar.
24 Quem permitiu que Israel fosse roubado e ferido? Foi o S pois seu povo não andou em seu caminho, nem obedeceu à sua lei.
25 Bu yüzden kızgın öfkesini, 2 Savaşın şiddetini üzerlerine yağdırdı. 2 Ama ateş çemberi içinde olduklarını farketmediler, 2 Aldırmadılar kendilerini yakıp bitiren ateşe.
25 Por isso ele derramou sobre eles sua ira ardente e os destruiu na batalha. Ficaram envoltos em chamas, mas se recusaram a entender. Foram consumidos pelo fogo, mas não aprenderam a lição.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Isaías 42, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.