Isaías 38
Türkçe (BB31) vs NAA
1 O günlerde Hizkiya ölümcül bir hastalığa yakalandı. Amots oğlu Peygamber Yeşaya ona gidip şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Ev işlerini düzene sok. Çünkü iyileşmeyecek, öleceksin.› ››
1 Por esse tempo, Ezequias adoeceu de uma enfermidade mortal. O profeta Isaías, filho de Amoz, foi visitá-lo e lhe disse: — Assim diz o
2 Hizkiya yüzünü duvara dönüp RABbe yalvardı:
2 Então Ezequias virou o rosto para a parede e orou ao Senhor .
3 ‹‹Ya RAB, yürekten bir sadakatle önünde nasıl yaşadığımı, gözünde iyi olanı yaptığımı anımsa lütfen.›› Sonra acı acı ağlamaya başladı.
3 Ezequias disse: — Ó E Ezequias chorou amargamente.
4 Bunun üzerine RAB Yeşayaya seslendi:
4 Então a palavra do Senhor veio a Isaías, dizendo:
5 ‹‹Git, Hizkiyaya şunu söyle: ‹Atan Davutun Tanrısı RAB diyor ki: Duanı işittim, gözyaşlarını gördüm. Bak, ömrünü on beş yıl daha uzatacağım.
5 — Vá e diga a Ezequias: Assim diz o Senhor , o Deus de Davi, seu pai: “Ouvi a sua oração e vi as suas lágrimas. Acrescentarei quinze anos à sua vida.
6 Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.
6 Livrarei das mãos do rei da Assíria tanto você quanto esta cidade. Eu defenderei esta cidade.
7 Sözümü gerçekleştireceğime ilişkin sana vereceğim belirti şu olacak:
7 Este é o sinal que você receberá do Senhor para indicar que ele cumprirá o que prometeu:
8 RAB, batmakta olan güneşin Ahazın inşa ettiği basamakların üzerine düşen gölgesini on basamak kısaltacak.› ›› Böylece batmakta olan güneşin gölgesi on basamak kısaldı.
8 eis que farei retroceder dez graus a sombra lançada pelo sol declinante no relógio de Acaz.” Assim, o sol retrocedeu os dez graus que já havia declinado.
9 Yahuda Kralı Hizkiya hastalanıp iyileştikten sonra şunları yazdı:
9 Este é o cântico que Ezequias, rei de Israel, escreveu depois de ter estado doente e se ter restabelecido:
10 ‹‹Hayatımın baharında ölüler diyarının kapılarından geçip 2 Ömrümün geri kalan yıllarından yoksun mu kalmalıyım?›› demiştim,
10 Eu disse: “Em pleno vigor de meus dias, hei de passar pelas portas do além; fui privado do resto dos meus anos.
11 ‹‹Yaşayanlar diyarında RABbi, evet, RABbi bir daha görmeyeceğim, 2 Bu dünyada yaşayanlar gibi insan yüzü görmeyeceğim bir daha.
11 Eu disse: já não verei o Senhor , o jamais verei homem algum entre os moradores do mundo.
12 Evim bir çoban çadırı gibi bozuldu, alındı elimden. 2 Dokumacı gibi dürdüm yaşamımı, RAB tezgahtan beni kesti, 2 Bir gün içinde sonumu getiriverdi.
12 A minha habitação foi arrancada e removida para longe de mim, como a tenda de um pastor. Como tecelão, enrolei a minha vida; ele me cortará do tear; do dia para a noite darás cabo de mim.
13 Sabırla bekledim sabaha kadar, 2 RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, 2 Bir gün içinde sonumu getiriverdi.
13 Esperei com paciência até a madrugada, mas ele, como leão, quebrou todos os meus ossos; do dia para a noite darás cabo de mim.”
14 Kırlangıç gibi, turna gibi acı acı öttüm, 2 Güvercin gibi inledim, gözlerim yoruldu yukarı bakmaktan. 2 Ya Rab, eziyet çekiyorum, 2 Yardım et bana.
14 “Eu sussurrava como a andorinha ou o grou e gemia como a pomba; os meus olhos se cansaram de olhar para cima. Ó Senhor, ando oprimido! Sê tu o meu fiador!
15 ‹‹Ne diyeyim? Bana seslenen de bunu yapan da Rabdir. 2 Tattığım bu acılardan sonra daha dikkatli yaşayacağım.
15 Que direi? Como falou, assim ele me fez; andarei vagarosamente pelo resto dos meus anos, por causa da amargura da minha alma.”
16 Ya Rab, insanlar bunlarla yaşarlar. 2 Canım da bunların sayesinde yaşıyor. 2 İyileştirdin, yaşattın beni!
16 “Senhor, por causa destas coisas vivem os homens, e inteiramente delas depende o meu espírito. Portanto, restaura a minha saúde e faze-me viver.
17 Çektiğim bunca acı esenlik bulmam içindi. 2 Beni sevdiğin için yıkım çukuruna düşmekten alıkoydun, 2 Günahlarımı arkana attın.
17 Eis que foi para a minha paz que eu tive grande amargura; tu, porém, amaste a minha alma e a livraste da cova da corrupção, porque lançaste para trás de ti todos os meus pecados.
18 Çünkü ölüler diyarı sana şükredemez, 2 Ölüm övgüler sunmaz sana. 2 Ölüm çukuruna inenler senin sadakatine umut bağlayamaz.
18 A sepultura não pode te louvar, nem a morte glorificar-te; os que descem à cova não esperam em tua fidelidade.
19 Diriler, yalnız diriler 2 Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; 2 Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.
19 Os vivos, somente os vivos, esses te louvam, como hoje estou fazendo. Os pais darão a conhecer aos filhos a tua fidelidade.
20 Beni kurtaracak olan RABdir. 2 Ömrümüz boyunca Onun tapınağında 2 Telli çalgılarımızı çalacağız.››
20 O Senhor veio salvar-me. Por isso, tangendo os instrumentos de cordas, nós o louvaremos todos os dias de nossa vida, na Casa do
21 Yeşaya, ‹‹İncir pestili getirin, Hizkiyanın çıbanına koyun, iyileşir›› demişti.
21 Ora, Isaías tinha dito: — Peguem uma pasta de figos, ponham como emplastro sobre a úlcera, e ele irá recuperar a saúde.
22 Hizkiya da, ‹‹RAB'bin Tapınağı'na çıkacağıma ilişkin belirti nedir?›› diye sormuştu.
22 E Ezequias tinha perguntado: — Qual será o sinal de que subirei à Casa do
Atalhos do teclado
- Capítulo anterior←
- Próximo capítulo→
- Versículo anteriork
- Próximo versículoj
- Limpar seleçãoEsc
- Esta ajuda?
Estude este capítulo no WhatsApp
Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Isaías 38, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.