Isaías 10

Türkçe (BB31) vs NVI

Sair da comparação
NVI Nova Versão Internacional
1 Yoksullardan adaleti esirgemek, 2 Halkımın düşkünlerinin hakkını elinden almak, 2 Dulları avlamak, 2 Öksüzlerin malını yağmalamak için 2 Haksız kararlar alanların, 2 Adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline!
1 Ai daqueles que fazem leis injustas, que escrevem decretos opressores,
2 — ausente —
2 para privar os pobres dos seus direitos e da justiça os oprimidos do meu povo, fazendo das viúvas sua presa e roubando dos órfãos!
3 Yargı günü 2 Uzaklardan başınıza felaket geldiğinde ne yapacaksınız? 2 Yardım için kime koşacaksınız, 2 Servetinizi nereye saklayacaksınız?
3 Que farão vocês no dia do castigo, quando a destruição vier de um lugar distante? Atrás de quem vocês correrão em busca de ajuda? Onde deixarão todas as suas riquezas?
4 Tutsaklar arasında bir köşeye sinmek 2 Ya da savaşta ölmekten başka çareniz kalmayacak. 2 Bütün bunlara karşın RABbin öfkesi dinmedi, 2 Eli hâlâ kalkmış durumda.
4 Nada poderão fazer, a não ser encolher-se entre os prisioneiros ou cair entre os mortos. Apesar disso tudo, a ira divina não se desviou; sua mão continua erguida.
5 ‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! 2 Elindeki sopa benim gazabımdır.
5 "Ai dos assírios, a vara do meu furor, em cujas mãos está o bastão da minha ira!
6 Asuru tanrısız ulusa karşı salacağım; 2 Soyup yağma etmesi, 2 Sokaktaki çamur gibi onları çiğnemesi, 2 Öfkelendiğim halkın üzerine yürümesi için 2 Buyruk vereceğim.››
6 Eu os envio contra uma nação ímpia, contra um povo que me enfurece, para saqueá-lo e arrancar-lhe os bens, e para pisoteá-lo como a lama das ruas.
7 Ama Asur Kralı bundan da kötüsünü düşünüyor. 2 Birçok ulusun kökünü kazıyıp yok etmeyi tasarlıyor.
7 Mas não é o que eles pretendem, não é o que têm planejado; antes, o seu propósito é destruir e dar fim a muitas nações.
8 ‹‹Komutanlarımın hepsi birer kral değil mi?›› diyor,
8 ‘Os nossos comandantes não são todos reis? ’, eles perguntam.
9 ‹‹Kalnoyu, Karkamış gibi ele geçirmedim mi? 2 Hamanın sonu Arpatınki, 2 Samiriyenin sonu Şamınki gibi olmadı mı?
9 ‘Acaso não aconteceu a Calno o mesmo que a Carquemis? Hamate não é como Arpade e Samaria como Damasco?
10 Putları Yeruşalim ve Samiriyeninkinden daha çok olan putperest ülkeleri nasıl ele geçirdimse,
10 Assim como a minha mão conquistou esses reinos idólatras, reinos cujas imagens eram mais numerosas que as de Jerusalém e de Samaria,
11 Samiriyeye ve putlarına ne yaptımsa, 2 Yeruşalime ve putlarına da yapamaz mıyım?››
11 eu tratarei Jerusalém e suas imagens como tratei Samaria e seus ídolos’ ".
12 Rab Siyon Dağına ve Yeruşalime karşı tasarladıklarını yapıp bitirdikten sonra şöyle diyecek: 2 ‹‹Asur Kralını kibirli yüreği, 2 Övüngen bakışları yüzünden cezalandıracağım.
12 Quando o Senhor terminar toda a sua obra contra o monte Sião e contra Jerusalém, ele dirá: "Castigarei o rei da Assíria pelo orgulho obstinado de seu coração e pelo seu olhar arrogante.
13 Çünkü, ‹Her şeyi bileğimin gücüyle, 2 Bilgeliğimle yaptım› diyor, 2 ‹Akıllıyım, ulusları ayıran sınırları yok ettim, 2 Hazinelerini yağmaladım, 2 Güçlü kralları tahtlarından indirdim.
13 Pois ele diz: " ‘Com a força da minha mão eu o fiz, e com a minha sabedoria, porque tenho entendimento. Removi as fronteiras das nações, saqueei os seus tesouros; como um poderoso subjuguei seus habitantes.
14 Elimi yuvaya sokup kuş yumurtalarını toplar gibi 2 Ulusların varını yoğunu topladım. 2 Terk edilmiş yumurtaları nasıl toplarlarsa, 2 Ben de bütün ülkeleri öyle topladım. 2 Kanat çırpan, ağzını açan, 2 Sesini çıkaran olmadı.› ››
14 Como se estica o braço para alcançar um ninho, assim estiquei o braço para apanhar a riqueza das nações; como os que ajuntam ovos abandonados, assim ajuntei toda a terra; não houve ninguém que batesse as asas ou que desse um pio’ ".
15 Balta kendisini kullanana karşı övünür mü? 2 Testere kendisini kullanana karşı büyüklenir mi? 2 Sanki değnek kendisini kaldıranı sallayabilir, 2 Sopa sahibini kaldırabilirmiş gibi...
15 Será que o machado se exalta acima daquele que o maneja, ou a serra se vangloria contra aquele que a usa? Seria como se uma vara manejasse quem a ergue, ou o bastão levantasse quem não é madeira!
16 Rab, Her Şeye Egemen RAB, 2 Asurun güçlü adamlarını 2 Yıpratıcı hastalıkla cezalandıracak. 2 Orduları alev alev yanacak.
16 Por isso o Soberano, o Senhor dos Exércitos, enviará uma enfermidade devastadora sobre os seus fortes guerreiros; no lugar da sua glória se acenderá um fogo como chama abrasadora.
17 İsrailin Işığı ateş, 2 İsrailin Kutsalı alev olacak; 2 Asurun dikenli çalılarını 2 Bir gün içinde yakıp bitirecek.
17 A Luz de Israel se tornará um fogo; o seu Santo, uma chama. Num único dia ela queimará e consumirá os seus espinheiros e as suas roseiras bravas.
18 Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, 2 Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi 2 Tümüyle harap olacak.
18 A glória das suas florestas e dos seus campos férteis se extinguirá totalmente, como definha um enfermo.
19 Ormanda artakalan ağaçlar 2 Bir çocuğun bile sayabileceği kadar az olacak.
19 E as árvores que sobrarem nas suas florestas serão tão poucas que até uma criança poderá contá-las.
20 O gün İsrailin sağ kalanları, 2 Yakupun kaçıp kurtulan torunları, 2 Kendilerini yok etmek isteyene değil, 2 Artık içtenlikle RABbe, İsrailin Kutsalına dayanacaklar.
20 Naquele dia o remanescente de Israel, os sobreviventes da descendência de Jacó, já não confiarão naquele que os feriu, antes confiarão no Senhor, no Santo de Israel, com toda a fidelidade.
21 Geriye kalanlar, 2 Yakup soyundan sağ kalanlar, 2 Güçlü Tanrıya dönecekler.
21 Um remanescente voltará, sim, o remanescente de Jacó voltará para o Deus Poderoso.
22 Ey İsrail, halkın denizin kumu kadar çok olsa da, 2 Ancak pek azı dönecek. 2 Tümüyle adil bir yıkım kararlaştırıldı.
22 Embora o seu povo, ó Israel, seja como a areia do mar, apenas um remanescente voltará. A destruição já foi decretada, e virá transbordante de justiça.
23 Rab, Her Şeye Egemen RAB, 2 Kararlaştırılan yıkımı bütün yeryüzünde gerçekleştirecek. sözcükleri genellikle ‹‹Sağ kalanlar dönecek›› diye çevrildi. Yeşaya bu sözcükleri ilk oğluna ad olarak verdi (bkz. 7:3).
23 O Senhor, o Senhor dos Exércitos, executará a destruição decretada sobre todo o país.
24 Bu nedenle Rab, 2 Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: 2 ‹‹Ey sen, Siyonda yaşayan halkım, 2 Asurlular, Mısırlıların yaptığı gibi 2 Sana değnekle vurduklarında, 2 Sopalarını sana karşı kaldırdıklarında korkma.
24 Por isso o Senhor, o Senhor dos Exércitos, diz: "Povo meu que vive em Sião, não tenham medo dos assírios, quando eles os espancam com uma vara e erguem contra vocês um bastão, como fez o Egito.
25 Çünkü çok yakında gazabım sona erecek, 2 Öfkem Asurluların yıkımını sağlayacak.
25 Muito em breve o meu furor passará, e a minha ira se voltará para a destruição deles".
26 Ben, Her Şeye Egemen RAB, 2 Midyanlıları Orev Kayasında alt ettiğim gibi, 2 Onları da kırbaçla alt edeceğim. 2 Değneğimi Mısıra karşı nasıl denizin üzerine uzattımsa, 2 Şimdi yine öyle yapacağım.
26 O Senhor dos Exércitos os flagelará com um chicote, como fez quando feriu Midiã na rocha de Orebe; ele erguerá o seu cajado contra o mar, como fez no Egito.
27 O gün Asurun yükü sırtınızdan, 2 Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; 2 Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››
27 Naquele dia o fardo deles será tirado dos seus ombros, e o jugo deles do seu pescoço; o jugo se quebrará porque vocês estarão muito gordos!
28 Ayat Kentine saldırdılar, 2 Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.
28 Eles entram em Aiate; passam por Migrom; guardam suprimentos em Micmás.
29 Geçidi aşarak Gevada konakladılar. 2 Rama Kenti korkudan titredi, 2 Saulun kenti Givada yaşayan halk kaçıştı.
29 Atravessam o vale e dizem: "Passaremos a noite acampados em Geba". Ramá treme; Gibeá de Saul foge.
30 Ey Gallim halkı, sesini yükselt! 2 Ey Layşa halkı, dinle! 2 Zavallı Anatot halkı!
30 Clamem, ó habitantes de Galim! Escute, ó Laís! Pobre Anatote!
31 Madmena halkı kaçıyor, 2 Hagevimde yaşayanlar sığınacak yer arıyor.
31 Madmena está em fuga; o povo de Gebim esconde-se.
32 Düşman bugün Novda duracak; 2 Siyon Kentinin kurulduğu dağa, 2 Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.
32 Hoje eles vão parar em Nobe; sacudirão o punho para o monte da cidade de Sião, para a colina de Jerusalém.
33 Rab, Her Şeye Egemen RAB düşmanı 2 Dal gibi kesip korkunç güçle yere çalacak. 2 Uzun boyluları devirecek, 2 Gururluları alçaltacak.
33 Vejam! O Soberano, o Senhor dos Exércitos, cortará os galhos com grande força. As árvores altivas serão derrubadas, as altas serão lançadas por terra.
34 Ormandaki çalılıkları baltayla keser gibi 2 Kesip devirecek onları. 2 Lübnan, Güçlü Olan'ın önünde diz çökecek.
34 Com um machado ele ceifará a floresta; o Líbano cairá diante do Poderoso.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Isaías 10, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.