Habacuque 2

Türkçe (BB31) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, 2 Bakayım RAB bana ne diyecek, 2 Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.
1 Pôr-me-ei na minha torre de vigia, colocar-me-ei sobre a fortaleza e vigiarei para ver o que Deus me dirá e que resposta eu terei à minha queixa.
2 Şöyle yanıtladı RAB: 2 ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. 2 Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.
2 O Senhor me respondeu e disse: Escreve a visão, grava-a sobre tábuas, para que a possa ler até quem passa correndo.
3 Bu olayların zamanı gelmedi henüz. 2 Sonun belirtileridir bunlar ve yalan değildir. 2 Gecikiyormuş gibi görünse de bekle olacakları, 2 Kesinlikle olacak, gecikmeyecek.
3 Porque a visão ainda está para cumprir-se no tempo determinado, mas se apressa para o fim e não falhará; se tardar, espera-o, porque, certamente, virá, não tardará.
4 Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. 2 Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.
4 Eis o soberbo! Sua alma não é reta nele; mas o justo viverá pela sua fé.
5 Servet aldatıcıdır. 2 Küstahlar kalıcı değildir; 2 Açgözlüdürler ölüler diyarı gibi 2 Ve ölüm gibi hiç doymazlar. 2 Ülkeleri ele geçirip halkları tutsak alırlar.
5 Assim como o vinho é enganoso, tampouco permanece o arrogante, cuja gananciosa boca se escancara como o sepulcro e é como a morte, que não se farta; ele ajunta para si todas as nações e congrega todos os povos.
6 Tutsak alınanlar onları küçümseyip alay etmeyecekler mi? 2 ‹Kendisine ait olmayanı ele geçirenin, 2 Haraç alarak zenginleşenin vay haline! 2 Daha ne kadar sürecek bu?› demeyecekler mi?
6 Não levantarão, pois, todos estes contra ele um provérbio, um dito zombador? Dirão: Ai daquele que acumula o que não é seu (até quando?), e daquele que a si mesmo se carrega de penhores!
7 Haraca kestikleriniz ansızın ayaklanmayacak mı? 2 Uyanıp yakanıza yapışmayacaklar mı? 2 İşte o zaman onlar için çapul malı gibi olacaksınız.
7 Não se levantarão de repente os teus credores? E não despertarão os que te hão de abalar? Tu lhes servirás de despojo.
8 Birçok ulusu soyduğunuz, 2 Kan döktüğünüz, 2 Ülkelere, kentlere ve oralarda yaşayan herkese zorbalık ettiğiniz için, 2 Halklardan sağ kalanlar da sizi soyacaklar.
8 Visto como despojaste a muitas nações, todos os mais povos te despojarão a ti, por causa do sangue dos homens e da violência contra a terra, contra a cidade e contra todos os seus moradores.
9 Evini haksız kazançla dolduranın, 2 Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!
9 Ai daquele que ajunta em sua casa bens mal adquiridos, para pôr em lugar alto o seu ninho, a fim de livrar-se das garras do mal!
10 Birçok halkı kıyıma uğratmakla 2 Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, 2 Kendi yıkımınızı hazırladınız.
10 Vergonha maquinaste para a tua casa; destruindo tu a muitos povos, pecaste contra a tua alma.
11 Duvar taşları bile haykıracak bunu 2 Ve yankılanacak ahşap kirişler.
11 Porque a pedra clamará da parede, e a trave lhe responderá do madeiramento.
12 Kan dökerek kentler kuranın, 2 Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!
12 Ai daquele que edifica a cidade com sangue e a fundamenta com iniquidade!
13 Halkların bütün emeklerinin yanması, 2 Ulusların bütün çabalarının boşa gitmesi 2 Her Şeye Egemen RABbin işi değil mi?
13 Não vem do Senhor dos Exércitos que as nações labutem para o fogo e os povos se fatiguem em vão?
14 Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, 2 Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.
14 Pois a terra se encherá do conhecimento da glória do Senhor , como as águas cobrem o mar.
15 Çıplak bedenlerini seyretmek için 2 Komşularına içki içirip sarhoş eden, 2 İçkiye zehir bile katan sizlerin vay haline!
15 Ai daquele que dá de beber ao seu companheiro, misturando à bebida o seu furor, e que o embebeda para lhe contemplar as vergonhas!
16 Onur yerine utanca boğulacaksınız. 2 Şimdi sıra sizde, için de çıplaklığınız görünsün. 2 RAB size sağ elindeki ceza dolu kâseden içirecek. 2 Onurunuz kırılacak, rezil olacaksınız.
16 Serás farto de opróbrio em vez de honra; bebe tu também e exibe a tua incircuncisão; chegará a tua vez de tomares o cálice da mão direita do Senhor , e ignomínia cairá sobre a tua glória.
17 Lübnana ettiğiniz zorbalık kendi başınıza gelecek. 2 Telef ettiğiniz hayvanlar sizi dehşete düşürecek. 2 Çünkü insan kanı döktünüz, 2 Ülkelere, kentlere ve oralarda yaşayan herkese zorbalık ettiniz.
17 Porque a violência contra o Líbano te cobrirá, e a destruição que fizeste dos animais ferozes te assombrará, por causa do sangue dos homens e da violência contra a terra, contra a cidade e contra todos os seus moradores.
18 İnsanın biçim verdiği oyma ya da dökme putun ne yararı var ki aldatmaktan başka? 2 Putu yapan, yaptığına güvenir, 2 Ama yaptığı ne ki, dilsiz puttan başka.
18 Que aproveita o ídolo, visto que o seu artífice o esculpiu? E a imagem de fundição, mestra de mentiras, para que o artífice confie na obra, fazendo ídolos mudos?
19 Tahta puta, ‹Canlan!› diyenin, 2 Dilsiz taşa, ‹Uyan› diyenin 2 Vay haline! 2 Put yol gösterebilir mi? 2 Altınla, gümüşle kaplanmış, 2 Ama içinde yaşam soluğu yok.
19 Ai daquele que diz à madeira: Acorda! E à pedra muda: Desperta! Pode o ídolo ensinar? Eis que está coberto de ouro e de prata, mas, no seu interior, não há fôlego nenhum.
20 Oysa RAB kutsal tapınağındadır. 2 Sussun bütün dünya O'nun önünde.››
20 O Senhor , porém, está no seu santo templo; cale-se diante dele toda a terra.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Habacuque 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.