Ezequiel 42

Türkçe (BB31) vs NVI

Sair da comparação
NVI Nova Versão Internacional
1 Adam beni kuzeye giden yoldan dış avluya çıkardı. Tapınağın açık alanına ve dış avlunun kuzeyindeki yapılara bakan odalara götürdü.
1 Depois disso o homem conduziu-me para o lado norte, para o pátio externo, e levou-me aos quartos opostos ao pátio do templo e ao muro externo do lado norte.
2 Kapısı kuzeye bakan bu yapının uzunluğu yüz arşın, genişliği elli arşındı.
2 O prédio cuja porta dava para o norte tinha cinqüenta metros de comprimento e vinte e cinco metros de largura.
3 İç avlunun yirmi arşınlık bölümüyle dış avlunun taş yoluna bakan üç katın koridorları karşı karşıyaydı.
3 Tanto na secção que ficava a dez metros de distância do pátio interno quanto na secção oposta ao piso do pátio externo, havia uma galeria frente à outra nos três andares.
4 Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.
4 Em frente dos quartos havia uma passagem interna com cinco metros de largura e cinqüenta metros de comprimento. Suas portas ficavam no lado norte.
5 Yapının üst kattaki odaları alt ve orta kattaki odalardan daha dardı. Çünkü üst kattaki koridorlar daha çok yer kaplıyordu.
5 Ora, os quartos superiores eram mais estreitos, pois as galerias tomavam mais espaço deles do que dos quartos do andar inferior e médio.
6 Avlularda sütunlar olmasına karşın, üçüncü kattaki odaların sütunları yoktu. Bu yüzden bu odalar alt ve orta kattaki odalardan daha dardı.
6 Os quartos do terceiro andar não tinham colunas, ao passo que os pátios as tinham. Por isso a área deles era menor do que a dos quartos do andar inferior e o do meio.
7 Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.
7 Havia uma parede externa paralela aos quartos e ao pátio externo; sua extensão era de vinte e cinco metros, em frente dos quartos.
8 Dış avlu yanındaki sıra odaların uzunluğu elli arşınken, ana bölüme daha yakın sıra odaların uzunluğu yüz arşındı.
8 A carreira de quartos junto ao pátio interno tinha vinte e cinco metros de comprimento, e a que ficava mais próximo do santuário tinha cinqüenta metros de comprimento.
9 Alt kattaki odaların dış avludan girilecek gibi doğu yönünde bir girişleri vardı. Masoretik metin ‹‹Bir arşın››.
9 Os quartos de baixo tinham entrada pelo lado leste, quando se vem do pátio externo.
10 İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.
10 No lado sul, ao longo do comprimento da parede do pátio externo, adjacentes ao pátio do templo e no lado oposto do muro externo, havia quartos
11 Kuzeydeki odalarda olduğu gibi, bu odaların önünde de bir geçit vardı. Odaların uzunlukları, genişlikleri aynıydı, çıkışları ve boyutları kuzeydeki odalara benziyordu. Güneydeki odaların girişleri kuzeydekiler gibiydi. Geçidin başlangıcında bir giriş vardı. Arka duvarlar boyunca doğuya uzanan bu geçit odalara açılıyordu.
11 com uma passagem em frente deles. Eram como os quartos do lado norte; tinham o mesmo comprimento e a mesma largura, com saídas e dimensões semelhantes. As portas do lado norte
12 — ausente —
12 eram semelhantes às portas dos quartos do lado sul. Havia uma entrada no início do corredor paralelo ao muro correspondente que se estendia para leste; e havia uma entrada para os quartos.
13 Bundan sonra adam, ‹‹Tapınağın açık alanına bakan kuzey ve güneydeki odalar kutsaldır›› dedi, ‹‹RABbin önünde hizmet eden kâhinler orada en kutsal sunulardan yiyecekler. En kutsal sunuları -tahıl, günah ve suç sunularını- oraya koyacaklar. Çünkü orası kutsaldır.
13 Depois ele me disse: "Os quartos do norte e do sul que dão para o pátio do templo são os quartos dos sacerdotes, onde os sacerdotes que se aproximam do Senhor comerão as ofertas santíssimas. Ali porão as ofertas santíssimas: as ofertas de cereal, as ofertas pelo pecado e as ofertas pela culpa, pois o local é santo.
14 Kâhinler kutsal alana girdikten sonra, hizmet ederken giydikleri giysileri orada bırakmadan dış avluya çıkmayacaklar. Çünkü bu giysiler kutsaldır. Halkın bulunduğu yerlere gitmeden önce başka giysiler giymeliler.››
14 Assim que os sacerdotes entrarem nos recintos sagrados, só poderão ir para o pátio externo após tirarem as vestes com as quais ministram, pois elas são santas. Porão outras vestes antes de se aproximarem dos lugares reservados para o povo".
15 Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.
15 Quando ele acabou de medir o que havia dentro da área do templo, levou-me para fora pela porta leste e mediu a área em redor:
16 Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.
16 Mediu o lado leste com a vara de medir; e ele tinha duzentos e cinqüenta metros.
17 Kuzey yanını ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.
17 Mediu o lado norte; ele tinha duzentos e cinqüenta metros, segundo a vara de medir.
18 Güney yanını ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.
18 Mediu o lado sul; e tinha duzentos e cinqüenta metros, segundo a vara de medir.
19 Sonra batıya dönüp ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.
19 Depois ele foi para o lado oeste e o mediu; ele tinha duzentos e cinqüenta metros, segundo a vara de medir.
20 Böylece alanın dört yanını ölçtü. Kutsal olanı kutsal olmayandan ayırmak için alanın çevresinde bir duvar vardı; uzunluğu ve genişliği beşer yüz arşındı. değneği››.
20 Assim ele mediu a área nos quatro lados. Em torno dela havia um muro de duzentos e cinqüenta metros de comprimento e duzentos e cinqüenta metros de largura, para separar o santo do comum.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Ezequiel 42, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.