Ezequiel 24
Türkçe (BB31) vs NVT
1 Sürgünlüğümüzün dokuzuncu yılı, onuncu ayın onuncu günü RAB bana şöyle seslendi:
1 Em 15 de janeiro, durante o nono ano do exílio do rei Joaquim, recebi esta mensagem do S enhor :
2 ‹‹Ey insanoğlu, bu günü, bu günün tarihini tam olarak yaz. Çünkü Babil Kralı tam bu gün Yeruşalimi kuşatmaya başladı.
2 “Filho do homem, registre esta data, pois hoje o rei da Babilônia começou a atacar Jerusalém.
3 Bu asi halka simgesel bir öykü anlat. Onlara de ki, ‹Egemen RAB şöyle diyor: ‹‹ ‹Kazanı ateşe koyun, ateşe koyun, 2 İçine su doldurun.
3 Depois, use uma ilustração para transmitir a esses rebeldes a seguinte mensagem do S enhor Soberano: “Coloque uma panela no fogo e ponha água dentro dela.
4 Etin parçalarını da koyun, 2 Etin en iyi parçalarını, 2 Budu ve döşü. 2 Seçme kemikleri de doldurun.
4 Encha-a com os pedaços mais seletos de carne: a coxa, o quarto dianteiro e os cortes mais macios.
5 Sürünün en iyilerini seçin, 2 Kazanın altına odun yığın, 2 Bırakın su kaynasın, 2 Kemikler pişsin.
5 Use somente as melhores ovelhas do rebanho e amontoe lenha no fogo sob a panela. Faça a água ferver e cozinhe os ossos com a carne.
6 Egemen RAB diyor ki, 2 Kan döken o kentin vay başına! 2 Pas tutmuş, 2 Pasından temizlenmemiş o kazanın vay başına! 2 Kazandan eti kura çekmeden 2 Parça parça çıkarın.
6 “Agora, assim diz o S enhor Soberano: Que aflição espera Jerusalém, cidade de assassinos! Ela é a panela enferrujada, cuja sujeira não se pode limpar. Pegue a carne sem escolhê-la, pois nenhum pedaço é melhor que o outro.
7 Çünkü döktüğü kan ortalıkta duruyor; 2 Çıplak bir kayanın üzerine döktü kanı, 2 Toprakla örtülebilecek bir yere dökmedi.
7 Porque o sangue que ela derramou está espalhado sobre as pedras; nem sequer foi derramado no chão, onde o pó o cobriria.
8 Öfkeyi alevlendirmek, 2 Öç almak için, 2 Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.
8 Portanto, espalharei seu sangue numa pedra, para que todos vejam, uma expressão de minha ira e de minha vingança contra ela.
9 Egemen RAB şöyle diyor: 2 Kan döken kentin vay başına! 2 Ben kendim ateş için odun yığacağım.
9 “Assim diz o S enhor Soberano: Que aflição espera Jerusalém, cidade de assassinos; eu mesmo amontoarei a lenha debaixo dela!
10 Odunları yığ! 2 Ateşi tutuştur! 2 Eti iyice pişir! 2 Baharatı kat! 2 Kemikler kavrulsun!
10 Sim, amontoe a lenha; que ardam as chamas para fazer a panela ferver. Cozinhe a carne com diversos temperos, depois queime os ossos.
11 Sonra boş kazanı 2 Ateş közlerinin üzerine koy. 2 Kızsın, bakırı yansın, 2 İçindeki pislik erisin, 2 Pası yok olsun.
11 Agora, coloque a panela vazia sobre as brasas, esquente-a até ficar incandescente e queime a ferrugem e a sujeira.
12 Bütün emekler boşa çıktı, 2 Kazanın kalın pası çıkmıyor. 2 Ateş bile pası temizlemiyor.
12 Mas de nada adianta; não se pode limpar a ferrugem, nem mesmo com fogo.
13 Yaptığın ahlaksızlık seni kirletti. 2 Seni temizlemek istedim, 2 Ama sen pisliğinden temizlenmek istemedin. 2 Sana karşı öfkem yatışıncaya dek 2 Pisliğinden temizlenmeyeceksin.
13 Sua impureza é sua depravação; tentei limpá-la, mas você não quis. Portanto, agora ficará em sua impureza, até que eu tenha satisfeito minha fúria contra você.
14 Bunu ben RAB söylüyorum. 2 Harekete geçmenin zamanı geldi, 2 Esirgemeyeceğim, 2 Acımayacak, pişman olmayacağım. 2 Yollarına ve yaptıklarına göre yargılanacaksın. 2 Böyle diyor Egemen RAB.› ››
14 “Eu, o S enhor , falei! Chegou a hora, e não me conterei. Não mudarei de ideia nem terei compaixão. Você será julgada de acordo com suas ações, diz o S enhor Soberano”.
15 RAB bana şöyle seslendi:
15 Recebi esta mensagem do S enhor :
16 ‹‹İnsanoğlu, en çok sevdiğin kişiyi bir vuruşta senin elinden alacağım. Yas tutmayacak, ağlamayacak, gözyaşı dökmeyeceksin.
16 “Filho do homem, com um só golpe tirarei de você seu tesouro mais precioso. Contudo, você não deve mostrar tristeza alguma com a morte dela. Não chore, não derrame lágrimas.
17 İçin için inle; ölüler için yas tutmayacaksın. Sarığın başında, çarığın ayaklarında kalsın; yüzünün alt kısmını örtme, yas tutanların yiyeceğini yeme.››
17 Sofra em silêncio, mas não lamente junto ao túmulo. Não descubra a cabeça nem tire as sandálias. Não siga os rituais de luto nem aceite comida de amigos que vierem consolá-lo”.
18 Sabah halka seslendim, akşam karım öldü. Ertesi sabah bana söyleneni yaptım.
18 Pela manhã, anunciei essa mensagem ao povo e, à tarde, minha esposa morreu. No dia seguinte, fiz tudo que me havia sido ordenado.
19 Halk bana, ‹‹Bu yaptıklarının bizimle ilgisi ne? Bize açıklamayacak mısın?›› diye sordu.
19 Então o povo perguntou: “O que significa tudo isso? O que você quer nos dizer?”.
20 Bunun üzerine, ‹‹RAB bana şöyle seslendi›› dedim,
20 Eu respondi: “Recebi uma mensagem do S enhor
21 ‹‹İsrail halkına de ki, ‹Egemen RAB şöyle diyor: Övündüğünüz güç kaynağınız, gözünüzde değerli olan, yüreğinizin üzerine titrediği tapınağımın kirletilmesine izin vereceğim. Geride bıraktığınız oğullarınızla kızlarınız kılıçtan geçirilecek.
21 e fui instruído a transmiti-la ao povo de Israel. Assim diz o S enhor Soberano: ‘Profanarei meu templo, a fonte de sua segurança e seu orgulho, o lugar que lhes dá prazer ao coração. Seus filhos e filhas, que vocês deixaram para trás, serão mortos à espada.
22 Ben ne yaptıysam, siz de aynısını yapacaksınız. Yüzünüzün alt kısmını örtmeyeceksiniz, yas tutanların yiyeceğini yemeyeceksiniz.
22 Então vocês farão como Ezequiel. Não seguirão os rituais de luto nem se consolarão com comida trazida pelos amigos.
23 Sarıklarınız başlarınızda, çarıklarınız ayaklarınızda olacak. Yas tutmayacak, ağlamayacaksınız. Ancak günahlarınızın içinde eriyip yok olacaksınız, kendi aranızda inleyip duracaksınız.
23 Sua cabeça permanecerá coberta, e não tirarão as sandálias. Não prantearão nem chorarão, mas definharão por causa de seus pecados. Lamentarão uns com os outros por todo o mal que fizeram.
24 Hezekiel sizin için bir belirti olacak; o ne yaptıysa, siz de aynısını yapacaksınız. Bunlar olunca, benim Egemen RAB olduğumu anlayacaksınız.› ‹‹İnsanların››.
24 Ezequiel lhes serve de exemplo; farão exatamente o que ele fez. E, quando esse dia chegar, saberão que eu sou o S enhor Soberano’”.
25 ‹‹Övündükleri güç kaynağını, sevinçlerini, yüceliklerini, gözlerinde değerli olanı, yüreklerinin dilediğini, oğullarıyla kızlarını onlardan aldığım gün, yıkımdan kaçıp kurtulan biri gelip sana haberleri bildirecek, ey insanoğlu.
25 Então o S enhor me disse: “Filho do homem, no dia em que eu tirar deles sua fortaleza — sua alegria e sua glória, o desejo de seu coração e seu tesouro mais precioso —, também tirarei deles seus filhos e filhas.
26 — ausente —
26 Nesse dia, um sobrevivente de Jerusalém virá ao seu encontro na Babilônia e lhe contará o que aconteceu.
27 O gün dilin çözülecek, kaçıp kurtulanla konuşacak, bir daha suskun olmayacaksın. O gün onlar için bir belirti olacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››
27 Quando ele chegar, você recuperará sua voz para que possa falar com ele, e isso será um sinal para o povo. Então eles saberão que eu sou o S enhor ”.
Atalhos do teclado
- Capítulo anterior←
- Próximo capítulo→
- Versículo anteriork
- Próximo versículoj
- Limpar seleçãoEsc
- Esta ajuda?
Estude este capítulo no WhatsApp
Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Ezequiel 24, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.