Ezequiel 21

Türkçe (BB31) vs NTLH

Sair da comparação
NTLH Nova Tradução na Linguagem de Hoje 2000
1 RAB bana şöyle seslendi:
1 O Senhor me disse o seguinte:
2 ‹‹Ey insanoğlu, yüzünü Yeruşalime çevir, kutsal yerlerine karşı konuş, İsrail ülkesine karşı peygamberlik et.
2 — Homem mortal , fale contra Jerusalém. Fale contra os lugares onde o povo adora. Avise a terra de Israel
3 Ona de ki, ‹RAB şöyle diyor: Ben sana karşıyım! Kılıcımı kınından çıkaracak, içindeki doğru kişiyi de kötü kişiyi de kesip yok edeceğim.
3 que eu, o Senhor , estou dizendo isto: “Eu estou contra vocês. Vou tirar a minha espada e matar todos, tanto os bons como os maus.
4 Doğru kişiyi de kötü kişiyi de kesip yok etmek için kılıcım kınından çıkacak ve güneyden kuzeye herkese karşı olacak.
4 Usarei a minha espada contra todos, do Sul ao Norte.
5 Böylece herkes kılıcını kınından çıkaranın ben RAB olduğumu anlayacak. Onu bir daha yerine koymayacağım.›
5 Todos ficarão sabendo que eu, o Senhor , tirei a minha espada da bainha e que não vou guardá-la.”
6 ‹‹Sen, ey insanoğlu, inle! Onların gözü önünde ezik bir yürekle acı acı inle!
6 — Homem mortal, fique gemendo como se o seu coração estivesse arrebentando de desespero. Vá para um lugar onde todos possam ver você e solte gemidos de tristeza.
7 Sana, ‹Neden böyle inliyorsun?› diye sorduklarında, ‹Yakında duyulacak haberden ötürü› diye yanıtlayacaksın. ‹Her yürek eriyecek, her el gevşeyecek, her ruh baygın düşecek, her dizin bağı çözülecek. Evet, haber duyulacak! Bu kesinlikle yerine gelecek.› Egemen RAB böyle diyor.››
7 Quando perguntarem por que você está gemendo, responda que é por causa daquilo que vai acontecer. Diga que eles perderão a coragem. Os corações deles ficarão cheios de medo, os braços ficarão moles e os joelhos tremerão. O tempo chegou; já está aqui. Eu, o Senhor Deus, estou falando.
8 RAB bana şöyle seslendi:
8 O Senhor me disse o seguinte:
9 ‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, 2 Bilendi, cilalandı.
9 — Homem mortal, profetize . Diga ao povo que eu, o Senhor, estou dizendo isto: “A espada, a espada está afiada e brilhando.
10 Öldürmek için bilendi, 2 Şimşek gibi çaksın diye cilalandı. 2 Nasıl sevinebiliriz? 2 Kılıç oğlumun asasını sıradan bir sopa gibi küçümsedi.
10 Ela está afiada para matar e polida para brilhar como relâmpago. Não pode haver alegria, pois o meu povo rejeitou todos os conselhos e castigos.
11 Kılıç kullanılmak için 2 Cilalanmaya verildi; 2 Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.
11 A espada está sendo polida, está pronta para ser usada. Está afiada e polida para ser posta nas mãos de um matador.
12 İnsanoğlu, bağır, haykır! 2 Çünkü bu kılıç halkıma karşı; 2 Bütün İsrail önderlerine karşı. 2 Onlar halkımla birlikte kılıca teslim edildiler. 2 Bunun için bağrını döv.
12 Grite e solte gemidos, homem mortal; essa espada é para atacar o meu povo e todos os líderes de Israel. Eles serão mortos com todo o resto do meu povo. Bata no peito em sinal de desespero.
13 ‹‹ ‹Deneme kuşkusuz gelecek. Kılıcın küçümsediği asa varlığını sürdüremezse ne olur? Böyle diyor Egemen RAB.›
13 Estou pondo o meu povo à prova; se não quiserem se arrepender, todas essas coisas acontecerão a eles. Sou eu, o
14 ‹‹Sen, ey insanoğlu, peygamberlik et, el çırp. 2 Bırak kılıç iki, üç kez vursun. 2 Bu öldüren bir kılıçtır, 2 Çok sayıda insan kıran, 2 İnsanı her yandan saran kılıçtır.
14 — Agora, homem mortal, profetize. Bata palmas, e a espada ferirá muitas vezes. É uma espada que mata, uma espada que produz terror e matança.
15 Yürekleri erisin, 2 Tökezleyip düşenler çok olsun diye 2 Bütün kapılarında öldürmek için 2 Görevlendirdim kılıcı. 2 Ah, kılıç şimşek gibi parladı, 2 Öldürmek için bilendi.
15 Ela faz o meu povo perder a coragem e tropeçar. Estou ameaçando a cidade deles com a espada que brilha como o relâmpago e que está pronta para matar.
16 Ey kılıç, sağa, sonra sola savrul, 2 Ağzın nereye dönerse, oraya savrul!
16 Espada afiada, corte à direita e à esquerda! Corte em todos os lados para onde você virar.
17 Ben de elimi çırpacağım 2 Ve öfkem dinecek. 2 Bunu ben RAB söylüyorum.››
17 Eu também baterei palmas, e a minha ira passará. Eu, o Senhor , falei.
18 RAB bana şöyle seslendi:
18 O Senhor me disse o seguinte:
19 ‹‹İnsanoğlu, Babil Kralının kılıcı gelsin diye iki yol belirle; ikisi de aynı ülkeden başlamalı. Kent yolunun başladığı yere bir işaret koy.
19 — Homem mortal , marque duas estradas por onde o rei da Babilônia poderá vir com a sua espada. As duas devem começar no mesmo país. Ponha placas indicando onde as estradas se dividem em duas.
20 Ammonluların Rabba Kentine ya da Yahudaya ve surlarla çevrili Yeruşalime ilerlesin diye kılıç için yol belirle.
20 Uma placa mostrará ao rei o caminho para a cidade amonita de Rabá, e a outra, para Jerusalém, a cidade cercada de muralhas, que fica em Judá.
21 Çünkü Babil Kralı iki yolun ayrıldığı, yolların çatallaştığı yerde fala bakmak için duracak. Okları silkeleyecek, aile putlarına danışacak, kurban edilen bir hayvanın ciğerine bakacak.
21 O rei da Babilônia para na encruzilhada da estrada. E, a fim de saber que caminho tomar, ele sacode as flechas , faz perguntas aos seus deuses e examina o fígado de um animal que foi oferecido em sacrifício .
22 Kütük yerleştirmek, öldür buyruğunu vermek, savaş naraları atmak, kapılara kütük yerleştirmek, toprak rampalar oluşturmak, kuşatma duvarları yapmak için sağ elinde Yeruşalimi gösteren ok olacak.
22 Agora, a sua mão direita está segurando a flecha marcada com a palavra “Jerusalém”. É para o rei da Babilônia ir, soltar gritos de guerra, preparar máquinas de derrubar muralhas, colocá-las na frente dos portões e levantar rampas e torres de ataque.
23 Onunla ant içerek antlaşma yapanlar fala yanlış bakıldığını sanacak. Ama kral suçlarını anımsatıp onları tutsak alacak.
23 O povo de Jerusalém não quer acreditar nisso por causa dos acordos que eles fizeram. Mas esta profecia é para fazer com que lembrem dos seus pecados, é um sinal de que serão presos.
24 ‹‹Bundan ötürü Egemen RAB şöyle diyor: ‹Madem suçlarınızı, isyanlarınızı anımsattırdınız, bütün uygulamalarınızda günahlarınızı açığa çıkardınız, madem bütün bunları yaptınız, siz de tutsak alınıp götürüleceksiniz.
24 Isso é o que eu, o Senhor Deus, estou dizendo. Todos podem ver os seus pecados. Todo o mundo sabe o quanto vocês são culpados. Em cada ação que praticam, vocês mostram os seus pecados. Vocês estão condenados, e eu os entregarei aos seus inimigos.
25 ‹‹ ‹Sen, ey saygısız, kötü İsrail önderi, günün yaklaştı, sonunda yargı günün geldi.
25 — Você, governador de Israel , é perverso e não teme a Deus , e por isso o seu dia, o dia do seu castigo final, também está chegando.
26 Egemen RAB şöyle diyor: Sarığı çıkar, tacı kaldır. Artık eskisi gibi olmayacak. Alçakgönüllü yükseltilecek, gururlu alçaltılacak.
26 A sua coroa e o seu turbante serão tirados. As coisas não vão continuar como estão. Os pobres terão poder, e os que estão no poder serão rebaixados.
27 Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›
27 Destruição! Destruição! Sim! Destruirei a cidade. Mas isso não acontecerá até que venha aquele a quem vou entregar a cidade. Eu, o Senhor Deus, falei.
28 ‹‹Sen, ey insanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Aşağılayıcı sözler söyleyen Ammonlular için Egemen RAB şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, 2 Öldürmek için kınından çekilmiş, 2 Yok etmek için, 2 Şimşek gibi parlamak için cilalanmış!
28 — Homem mortal , profetize . Anuncie aquilo que eu, o Senhor Deus, estou dizendo aos amonitas, que estão insultando o povo de Israel. Diga isto: “A espada está pronta para destruir; está polida para matar e para brilhar como o relâmpago.”
29 Size ilişkin görümler aldatıcıdır, 2 Açılan fal yalandır. 2 Öldürülecek kötülerin enseleri üzerine 2 Yerleştirileceksin, ey kılıç! 2 Onların günü yaklaştı, 2 Sonunda yargı günleri geldi.
29 — Amonitas, as suas visões são falsas, e as profecias que fazem são mentiras. Vocês são maus e perversos. O seu dia está chegando, o dia do seu castigo final. A espada cairá sobre o pescoço de vocês.
30 Kılıç kınına koyulsun! 2 Yaratıldığınız yerde, 2 Atalarınızın ülkesinde 2 Yargılayacağım sizi.
30 — Amonitas, ponham a sua espada na bainha. Eu os julgarei no lugar onde foram criados, na terra onde nasceram.
31 Öfkemi üzerinize dökeceğim, 2 Kızgınlığımı üzerinize üfleyeceğim; 2 Acımasız adamların, 2 Yakıp yok etmekte usta kişilerin eline 2 Teslim edeceğim sizi.
31 Quando a minha ira cair sobre vocês, ela os queimará como labaredas de fogo. Eu os entregarei a homens violentos, preparados para destruir.
32 Ateşe yakıt olacaksınız, 2 Kanınız ülkenizin ortasında dökülecek, 2 Bir daha anılmayacaksınız. 2 Çünkü bunu ben RAB söylüyorum.› ››
32 Vocês serão destruídos pelo fogo. O seu sangue será derramado no seu próprio país, e ninguém nunca mais lembrará de vocês. Eu, o Senhor , falei.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar Ezequiel 21, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.