2 Samuel 2

Türkçe (BB31) vs NVT

Sair da comparação
NVT Nova Versão Transformadora
1 Bundan sonra Davut RABbe, ‹‹Yahuda kentlerinden birine gideyim mi?›› diye sordu. RAB, ‹‹Git›› dedi. Davut, ‹‹Nereye gideyim?›› diye sorunca, RAB, ‹‹Hevrona›› diye karşılık verdi.
1 Depois disso, Davi perguntou ao S enhor : “Devo voltar para alguma das cidades de Judá?”. “Sim”, respondeu o S Então Davi perguntou: “Para que cidade devo ir?”. “Para Hebrom”, disse o S
2 Bunun üzerine Davut, iki eşiyle -Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Navalın dulu Avigayille- birlikte oraya gitti.
2 Entao Davi partiu com suas duas esposas, Ainoã, de Jezreel, e Abigail, a viúva de Nabal, do Carmelo,
3 Aileleriyle birlikte adamlarını da götürdü. Hevrona bağlı kentlere yerleştiler.
3 e também com os homens que o acompanhavam e suas famílias. Eles se estabeleceram nos povoados vizinhos a Hebrom.
4 Yahudalılar Hevrona giderek orada Davutu Yahuda Kralı olarak meshettiler. Saulu gömenlerin Yaveş-Gilatlılar olduğu Davuta bildirildi.
4 Então vieram os homens de Judá e ungiram Davi rei do povo de Judá. Quando Davi soube que os moradores de Jabes-Gileade haviam sepultado Saul,
5 Davut onlara ulaklar göndererek şöyle dedi: ‹‹Efendiniz Saulu gömmekle ona yaptığınız iyilikten dolayı RAB sizi kutsasın.
5 enviou-lhes a seguinte mensagem: “Que o S enhor os abençoe por terem sido tão fiéis a Saul, seu senhor, e lhe terem dado um sepultamento digno.
6 RAB şimdi size bağlılıkla, iyilikle davransın. Bunu yaptığınız için ben de size aynı şekilde iyilik yapacağım.
6 Que, em troca, o S enhor seja fiel a vocês e os recompense com sua bondade. E eu também os recompensarei pelo que fizeram.
7 Şimdi güçlü ve yürekli olun, çünkü efendiniz Saul öldü. Yahuda halkı beni kralları olarak meshetti.››
7 Agora que Saul está morto, peço que continuem a ser fortes e corajosos. E saibam que o povo de Judá me ungiu para ser seu novo rei”.
8 Saulun ordu komutanı Ner oğlu Avner, Saul oğlu İş-Boşeti yanına alıp Mahanayime götürmüştü.
8 Contudo, Abner, filho de Ner, comandante do exército de Saul, já havia levado Isbosete, filho de Saul, para Maanaim.
9 Avner onu orada Gilat, Aşurlular, Yizreel, Efrayim, Benyamin ve bütün İsrailin kralı yaptı.
9 Ali, proclamou Isbosete rei sobre Gileade, Jezreel, Efraim, Benjamim e sobre a terra dos assuritas e todo o restante de Israel.
10 Saul oğlu İş-Boşet kırk yaşında kral oldu ve İsrailde iki yıl krallık yaptı. Ancak Yahuda halkı Davutu destekledi.
10 Isbosete, filho de Saul, tinha 40 anos quando começou a reinar sobre Israel, e reinou por dois anos. Enquanto isso, o povo de Judá permaneceu leal a Davi,
11 Davut Hevronda Yahuda halkına yedi yıl altı ay krallık yaptı.
11 que fez de Hebrom sua capital e reinou sobre Judá por sete anos e meio.
12 Ner oğlu Avner, Saul oğlu İş-Boşetin adamlarıyla birlikte Mahanayimden Givona gitti.
12 Certo dia, Abner, filho de Ner, conduziu as tropas de Isbosete, filho de Saul, de Maanaim para Gibeom.
13 Seruya oğlu Yoavla Davutun adamları varıp Givon Havuzunun yanında onları karşıladılar. Taraflardan biri havuzun bir yanına, öteki öbür yanına oturdu.
13 Ao mesmo tempo, Joabe, filho de Zeruia, saiu com as tropas de Davi e foi ao encontro deles na represa de Gibeom, onde os dois exércitos ficaram frente a frente, posicionando-se em lados opostos da represa.
14 Avner Yoava, ‹‹Ne olur gençler kalkıp önümüzde dövüşsünler›› dedi. Yoav, ‹‹Olur, kalkıp dövüşsünler›› diye karşılık verdi.
14 Então Abner disse a Joabe: “Proponho que alguns de nossos guerreiros lutem em confronto direto diante de nós”. “Está bem”, respondeu Joabe.
15 Böylece Benyamin oymağından Saul oğlu İş-Boşetten yana olanlardan on iki kişiyle Davutun adamlarından on iki kişi kalkıp ileri atıldı.
15 Então foram escolhidos doze soldados de Benjamim para representar Isbosete, filho de Saul, e doze soldados para representar Davi.
16 Her biri karşıtının başından tuttuğu gibi kılıcını böğrüne sapladı; birlikte yere serildiler. Bu yüzden Givondaki o yere Helkat-Hassurim adı verildi.
16 Cada um agarrou seu adversário pela cabeça e cravou a espada um no lado do outro, e todos morreram juntos. Por isso, desde então, esse lugar em Gibeom é conhecido como Helcate-Hazurim.
17 O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.
17 Seguiu-se nesse dia uma violenta batalha, na qual Abner e os homens de Israel foram derrotados pelos soldados de Davi.
18 Seruyanın üç oğlu -Yoav, Avişay ve Asahel- de oradaydılar. Bir kır ceylanı kadar hızlı koşan Asahel
18 Joabe, Abisai e Asael, os três filhos de Zeruia, participaram da batalha nesse dia. Asael, que era rápido como uma gazela,
19 sağa sola sapmadan Avneri kovaladı.
19 começou a perseguir Abner. Continuou decididamente em seu encalço, sem perdê-lo de vista.
20 Avner arkasına bakınca, ‹‹Asahel sen misin?›› diye sordu. Asahel, ‹‹Evet, benim›› diye karşılık verdi.
20 Quando Abner olhou para trás e viu que ele se aproximava, perguntou: “É você, Asael?”.
21 Avner, ‹‹Sağa ya da sola dön. Gençlerden birini yakala ve kendin için silahlarını al›› dedi. Ama Asahel Avneri kovalamaktan vazgeçmek istemedi.
21 “Saia do meu encalço!”, disse Abner. “Enfrente um dos soldados mais jovens e tome suas armas.” Mas Asael continuou a persegui-lo.
22 Avner Asaheli bir daha uyardı: ‹‹Beni kovalamaktan vazgeç! Neden seni yere sereyim? Sonra kardeşin Yoavın yüzüne nasıl bakarım?››
22 Mais uma vez, Abner o advertiu: “Pare de me perseguir! Não quero matá-lo. Como poderia encarar seu irmão Joabe?”.
23 Asahel peşini bırakmayı reddedince Avner mızrağının arka ucuyla onu karnından vurdu. Mızrak Asahelin sırtından çıktı. Asahel orada düşüp öldü. Asahelin düşüp öldüğü yere varanların tümü orada durup beklediler.
23 Asael, porém, se recusou a dar meia-volta, e Abner lhe cravou no estômago a parte de trás da lança, que saiu pelas costas. Asael caiu morto no chão. E todos que passavam por ali paravam ao ver Asael caído e morto.
24 Ama Yoavla Avişay Avneri kovalamayı sürdürdüler. Güneş batarken Givon kırsal bölgesine giden yolun üzerindeki Giaha bakan Amma Tepesine vardılar.
24 Então Joabe e Abisai saíram em perseguição a Abner. O sol estava se pondo quando chegaram ao monte Amá, perto de Gia, no caminho para o deserto de Gibeom.
25 Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.
25 Os soldados de Abner, da tribo de Benjamim, se reuniram no alto do monte para resistir ao ataque.
26 Avner Yoava, ‹‹Kılıç sonsuza dek mi insanları yok etsin?›› diye seslendi, ‹‹Bu olayın acıyla sona ereceğini anlamıyor musun? Kardeşlerini kovalamaktan vazgeçmeleri için askerlere ne zaman buyruk vereceksin?››
26 Então Abner gritou para Joabe: “Será que não há como evitar matarmos uns aos outros? Não vê que isso só resultará em amargura? Quando você vai ordenar que seus homens parem de perseguir seus irmãos israelitas?”.
27 Yoav şöyle karşılık verdi: ‹‹Yaşayan Tanrının adıyla derim ki, seslenmeseydin askerler sabaha dek kardeşlerini kovalamaktan vazgeçmeyecekti.››
27 Joabe respondeu: “Só Deus sabe o que teria acontecido se você não tivesse falado, pois, se fosse preciso, nós os teríamos perseguido a noite toda”.
28 Sonra Yoav boru çaldı. Herkes durdu. Bundan böyle İsrail halkını ne kovaladılar, ne de onlarla savaştılar.
28 Então Joabe tocou a trombeta e seus homens pararam de perseguir os soldados de Israel, e a batalha cessou.
29 Avnerle adamları bütün gece Arava Vadisinde yürüdüler. Şeria Irmağını geçerek Bitron yolundan Mahanayime vardılar.
29 Durante toda aquela noite, Abner e seus homens recuaram pelo vale do Jordão. Atravessaram o rio, marcharam a manhã inteira e só pararam quando chegaram a Maanaim.
30 Yoav Avneri kovalamaktan döndükten sonra orduyu topladı. Asahelden başka, Davutun adamlarından on dokuz kişi eksikti.
30 Enquanto isso, Joabe e seus homens também voltaram da perseguição a Abner. Quando Joabe fez a contagem, viu que faltavam apenas dezenove homens, além de Asael.
31 Oysa Davutun adamları Avneri destekleyen Benyaminlileri bozguna uğratıp üç yüz altmış kişiyi öldürmüşlerdi.
31 Os soldados de Davi, por sua vez, haviam matado 360 homens da tribo de Benjamim e dos demais soldados de Abner.
32 Yoav'la adamları Asahel'i götürüp Beytlehem'de babasının mezarına gömdüler. Sonra bütün gece yürüyerek gün doğumunda Hevron'a vardılar.
32 Joabe e seus homens levaram o corpo de Asael para Belém e o sepultaram no túmulo de seu pai. Então caminharam a noite toda e chegaram a Hebrom ao amanhecer.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar 2 Samuel 2, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.