1 Crônicas 11

Türkçe (BB31) vs ARA

Sair da comparação
ARA Almeida Revista e Atualizada 1993
1 İsraillilerin tümü Hevronda bulunan Davuta gelip şöyle dediler: ‹‹Biz senin etin, kemiğiniz.
1 Então, todo o Israel se ajuntou a Davi, em Hebrom, dizendo: Somos do mesmo povo de que tu és.
2 Geçmişte Saul kralımızken, savaşta İsraile komuta eden sendin. Tanrın RAB sana, ‹Halkım İsraili sen güdecek, onlara sen önder olacaksın› diye söz verdi.››
2 Outrora, sendo Saul ainda rei, eras tu que fazias saídas e entradas militares com Israel; também o Senhor , teu Deus, te disse: Tu apascentarás o meu povo de Israel, serás chefe sobre o meu povo de Israel.
3 İsrailin bütün ileri gelenleri Hevrona, Kral Davutun yanına gelince, Davut RABbin önünde orada onlarla bir antlaşma yaptı. Onlar da RABbin Samuel aracılığıyla söylediği söz uyarınca, Davutu İsrail Kralı olarak meshettiler.
3 Assim, pois, todos os anciãos de Israel vieram ter com o rei em Hebrom; e Davi fez com eles aliança em Hebrom, perante o Senhor . Ungiram Davi rei sobre Israel, segundo a palavra do Senhor por intermédio de Samuel.
4 Kral Davutla İsrailliler Yevus diye bilinen Yeruşalime saldırmak için yola çıktılar. Orada yaşayan Yevuslular
4 Partiu Davi e todo o Israel para Jerusalém, que é Jebus, porque ali estavam os jebuseus que habitavam naquela terra.
5 Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.
5 Disseram os moradores de Jebus a Davi: Tu não entrarás aqui. Porém Davi tomou a fortaleza de Sião; esta é a Cidade de Davi.
6 Davut, ‹‹Yevuslulara ilk saldıran kişi komutan ve önder olacak›› demişti. İlk saldırıyı Seruya oğlu Yoav yaptı, böylece ordu komutanı oldu.
6 Porque disse Davi: Qualquer que primeiro ferir os jebuseus será chefe e comandante. Então, Joabe, filho de Zeruia, subiu primeiro e foi feito chefe.
7 Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.
7 Assim, habitou Davi na fortaleza, pelo que se chamou a Cidade de Davi.
8 Çevredeki bölgeyi, Millodan çevre surlara kadar uzanan kesimi inşa etti. Yoav da kentin geri kalan bölümünü onardı.
8 E foi edificando a cidade em redor, desde Milo, completando o circuito; e Joabe renovou o resto da cidade.
9 Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.
9 Ia Davi crescendo em poder cada vez mais, porque o Senhor dos Exércitos era com ele.
10 RABbin İsraile verdiği söz uyarınca Davutun yiğit askerlerinin komutanları İsrail halkıyla birlikte Davutu kral yaptılar ve krallığının güçlenmesi için onu desteklediler.
10 São estes os principais valentes de Davi, que o apoiaram valorosamente no seu reino, com todo o Israel, para o fazerem rei, segundo a palavra do Senhor , no tocante a esse povo.
11 Bunların adları şöyledir: Üçlerin önderi Hakmonlu Yaşovam, mızrağını üç yüz kişiye karşı kaldırıp bir saldırıda hepsini öldürdü. ‹‹Otuzlar››.
11 Eis a lista dos valentes de Davi: Jasobeão, hacmonita, o principal dos trinta, o qual, brandindo a sua lança contra trezentos, de uma vez os feriu.
12 İkincisi, üç yiğitlerden biri olan Ahohlu Dodo oğlu Elazar.
12 Depois dele, Eleazar, filho de Dodô, o aoíta; ele estava entre os três valentes.
13 Filistliler savaş için Pas-Dammimde toplandıklarında Elazar Davutun yanındaydı. Orada bir arpa tarlası vardı. İsrailliler Filistlilerin önünden kaçmıştı.
13 Este se achou com Davi em Pas-Damim, quando se ajuntaram ali os filisteus à peleja, onde havia um pedaço de terra cheio de cevada; e o povo fugiu de diante dos filisteus.
14 Ama Elazarla Davut tarlanın ortasında durup orayı savunmuş, Filistlileri öldürmüşlerdi. RAB onlara büyük bir zafer sağlamıştı.
14 Puseram-se no meio daquele terreno, e o defenderam, e feriram os filisteus; e o Senhor efetuou grande livramento.
15 Otuzlardan üçü Davutun yanına, Adullam Mağarasındaki kayaya gittiler. Bir Filist birliği Refaim Vadisinde ordugah kurmuştu.
15 Três dos trinta cabeças desceram à penha, indo ter com Davi à caverna de Adulão; e o exército dos filisteus se acampara no vale dos Refains.
16 Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.
16 Davi estava na fortaleza, e a guarnição dos filisteus, em Belém.
17 Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.
17 Suspirou Davi e disse: Quem me dera beber água do poço que está junto à porta de Belém!
18 Bu Üçler Filist ordugahının ortasından geçerek Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan su çekip Davuta getirdiler. Ama Davut içmek istemedi; suyu yere dökerek RABbe sundu.
18 Então, aqueles três romperam pelo acampamento dos filisteus, e tiraram água do poço junto à porta de Belém, e tomaram-na, e a levaram a Davi; ele não a quis beber, mas a derramou como libação ao Senhor .
19 ‹‹Ey Tanrım, bunu yapmak benden uzak olsun!›› dedi, ‹‹Canlarını tehlikeye atıp giden bu üç kişinin kanını mı içeyim?›› Canlarını tehlikeye atarak suyu getirdikleri için Davut içmek istemedi. Bu üç kişinin yiğitliği işte böyleydi.
19 E disse: Longe de mim, ó meu Deus, fazer tal coisa; beberia eu o sangue dos homens que lá foram com perigo de sua vida? Pois, com perigo de sua vida, a trouxeram. De maneira que não a quis beber. São essas as coisas que fizeram os três valentes.
20 Yoavın kardeşi Avişay Üçlerin önderiydi. Mızrağını kaldırıp üç yüz kişiyi öldürdü. Bu yüzden Üçler kadar ünlendi.
20 Também Abisai, irmão de Joabe, era cabeça dos trinta, o qual, brandindo a sua lança contra trezentos, os feriu; e tinha nome entre os primeiros três.
21 Üçlerin en saygın kişisiydi ve onların önderi oldu. Ama Üçlerden sayılmadı.
21 Era ele mais nobre do que os trinta e era o cabeça deles; contudo, aos primeiros três não chegou.
22 Yehoyada oğlu Kavseelli Benaya yürekli bir savaşçıydı. Büyük işler başardı. Aslan yürekli iki Moavlıyı öldürdü. Ayrıca karlı bir gün çukura inip bir aslan öldürdü.
22 Também Benaia, filho de Joiada, era homem valente de Cabzeel e grande em obras; feriu ele dois heróis de Moabe. Desceu numa cova e nela matou um leão no tempo da neve.
23 Beş arşınfü boyunda iri yarı bir Mısırlıyı da öldürdü. Mısırlının elinde dokumacı sırığı gibi bir mızrak vardı. Benaya sopayla onun üzerine yürüdü. Mızrağı elinden kaptığı gibi onu kendi mızrağıyla öldürdü.
23 Matou também um egípcio, homem da estatura de cinco côvados; o egípcio trazia na mão uma lança como o eixo do tecelão, mas Benaia o atacou com um cajado, arrancou-lhe da mão a lança e com ela o matou.
24 Yehoyada oğlu Benayanın yaptıkları bunlardır. Bu sayede o da üç yiğitler kadar ünlendi.
24 Estas coisas fez Benaia, filho de Joiada, pelo que teve nome entre os primeiros três valentes.
25 Benaya Otuzlar arasında saygın bir yer edindiyse de, Üçlerden sayılmadı. Davut onu muhafız birliği komutanlığına atadı.
25 Era mais nobre do que os trinta, porém aos três primeiros não chegou, e Davi o pôs sobre a sua guarda.
26 Öteki yiğitler şunlardır: Yoavın kardeşi Asahel, Beytlehemli Dodo oğlu Elhanan,
26 Foram os heróis dos exércitos: Asael, irmão de Joabe, Elanã, filho de Dodô, de Belém;
27 Harorlu Şammot, Pelonlu Heles,
27 Samote, harorita; Heles, pelonita;
28 Tekoalı İkkeş oğlu İra, Anatotlu Aviezer,
28 Ira, filho de Iques, tecoíta; Abiezer, anatotita;
29 Huşalı Sibbekay, Ahohlu İlay,
29 Sibecai, husatita; Ilai, aoíta;
30 Netofalı Mahray ve Baana oğlu Helet,
30 Maarai, netofatita; Helede, filho de Baaná, netofatita;
31 Benyaminoğullarından Givalı Rivay oğlu İttay, Piratonlu Benaya,
31 Itai, filho de Ribai, de Gibeá, dos filhos de Benjamim; Benaia, piratonita;
32 Gaaş vadilerinden Huray, Arvalı Aviel,
32 Hurai, do ribeiro de Gaás; Abiel, arbatita;
33 Baharumlu Azmavet, Şaalbonlu Elyahba,
33 Azmavete, baarumita; Eliaba, saalbonita;
34 Gizonlu Haşemin oğulları, Hararlı Şage oğlu Yonatan,
34 Benê-Hasém, gizonita; Jônatas, filho de Sage, hararita;
35 Hararlı Sakâr oğlu Ahiam, Ur oğlu Elifal,
35 Aião, filho de Sacar, hararita; Elifal, filho de Ur;
36 Mekeralı Hefer, Pelonlu Ahiya,
36 Héfer, mequeratita; Aías, pelonita;
37 Karmelli Hesro, Ezbay oğlu Naaray,
37 Hezro, carmelita; Naarai, filho de Ezbai;
38 Natanın kardeşi Yoel, Hacer oğlu Mivhar,
38 Joel, irmão de Natã; Mibar, filho de Hagri;
39 Ammonlu Selek, Seruya oğlu Yoavın silah taşıyıcısı Berotlu Nahray,
39 Zeleque, amonita; Naarai, beerotita, o que trazia as armas de Joabe, filho de Zeruia;
40 Yattirli İra ve Garev,
40 Ira, o itrita; Garebe, itrita;
41 Hititli Uriya, Ahlay oğlu Zavat,
41 Urias, heteu; Zabade, filho de Alai;
42 Rubenlilerin önderi Rubenli Şiza oğlu Adina ve ona eşlik eden otuz kişi,
42 Adina, filho de Siza, rubenita, chefe dos rubenitas, e com ele trinta;
43 Maaka oğlu Hanan, Mitanlı Yoşafat,
43 Hanã, filho de Maaca; Josafá, mitenita;
44 Aşteralı Uzziya, Aroerli Hotamın oğulları Şama ve Yeiel,
44 Uzias, asteratita, Sama e Jeiel, filhos de Hotão, aroerita;
45 Şimri oğlu Yediael ve kardeşi Tisli Yoha,
45 Jediael, filho de Sinri, e Joá, seu irmão, tizita;
46 Mahavlı Eliel, Elnaamın oğulları Yerivay ve Yoşavya, Moavlı Yitma,
46 Eliel, maavita, Jeribai e Josavias, filhos de Elnaão; Itma, moabita;
47 Eliel, Ovet, Mesovalı Yaasiel.
47 Eliel, Obede e Jaasiel, de Zoba.

Ler em outra tradução

Comparar com outra

Estude este capítulo no WhatsApp

Peça à IA da Bíblia Fala para explicar 1 Crônicas 11, comparar traduções ou montar um estudo — tudo direto pelo WhatsApp.